banner120

“Gaziler Türkiye’nin medarı iftiharıdır”

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Bolu Şube Başkanı Ahmet Şerafettin Yamaner 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

“Gaziler Türkiye’nin medarı iftiharıdır”

Haber: Ceylan Beykoz

Yamaner yaptığı yazılı açıklamada “Türk vatanseverliğinin, Türk kahramanlığının, Türk fedakârlığının destanlaşmasına gazilik denir.  Bu destanı yazan kahramana ise Gazi denir. Savaşa bizzat katılan; vatan, millet, namus ve şerefi korumak adına canını bu uğurda vermeye adayanlara verilen bir unvandır.

Muharip Gazi olarak bizler devletimizin bahşettiği bu unvanı hayatımızın en büyük ödülü ve onuru saymaktayız. Çanakkale destanını yazan, istiklal savaşını kazanan Kıbrıs’ta soydaşlarımızı Rum ve Yunan zulmünden kurtaran Yunanlıları ENOSİS hayalini yok eden askerlerimiz gönlümüzün unutulmaz gazileridir.

Gaziler Türkiye’nin medarı iftiharı, vatanseverliğin ve kahramanlığın yaşayan abideleridir. Biz askerler görevimize başlarken “icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda hayatımızı seve seve feda edeceğimize” diye ant içeriz.  Bu yemine sadık kalarak da ya şehit ya da gazi oluruz.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa ve batı cephesi komutanı Tümgeneral İsmet (İnönü) Paşa en kanlı boğuşmaların yaşandığı Sakarya nehrinin Güney kanadında vatanın bağımsızlığı için mücadele ederken; 16 Ağustos 1921 günü Mustafa Kemal Paşa attan düşerek yaralanmış ve kısa bir baygınlıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi işine devam etmiştir. Kırılan kaburgaları acı vermesine rağmen yaralı haliyle muharebeyi sevk ve idare etmiştir.

Muharebe o kadar kanlı oluyordu ki Alaylar mevcutlarının büyük bir kısmını ve subaylarını kaybediyorlardı. 22 gün, geceli gündüzlü süren Sakarya meydan muharebesi Türk’ün zaferi ile sonuçlanmıştır. Dünya harp tarihine “en uzun meydan muharebesi” Türk istiklal harbi tarihine de “Subay Muharebesi” olarak geçmiş olup subayların yüzde sekseni şehit olmuştur. Atatürk bu nedenle “Subay Harbi” demiştir.

13 Eylül 1921 de kazanılan Sakarya Zaferi’nin hemen sonrası 14/15 Eylül gecesi Batı cephesi komutanı İsmet Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa Edirne ve Kozan milletvekilleri sıfatıyla Büyük Millet Meclisi reisliğine cepheden telgraf ile Mareşallik ve Gazilik önergesi verdiler.

“Bizzat muharebe meydanındaki tedbirleriyle muzafferiyetin amil ve müessiri olmuş Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Müşirlik rütbesi ile Gazilik unvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz. Büyük Millet Meclisinin bu teveccühünün milletimiz tarafından doğrudan doğruya bütün orduya müteveccih bir eser-i takdir ve taltif olacağı kanaatinde bulunduğumuzu arz eyleriz.” Bu önerge ile TBMM’nin çıkardığıbir kanunla yurdumuzun kurtarıcısı, cumhuriyetin kurucusu, çağdaş Türkiye’nin önderi, Atatürk’e 19 Eylül 1921’de Gazilik ve Mareşallik unvanı verildi.

Gazi unvanının verildiği günün yıldönümlerini de “Gaziler Günü” olarak kutlamaktayız. Türkiye Muharip Gaziler Derneği 16.03.1983 tarih ve 2847 sayılı Kanun gereği 1984 yılında kurulmuş olup 66 şube ve 58 temsilciliği bulunan asker kökenli bir sivil toplum kuruluşudur.

Askerde rütbesiz erden en büyük komutana nasıl ‘Mehmetçik’ deniyorsa ‘Gazi’ unvanı da savaşa katılan herkes için verilmektedir. Ancak ‘Gazi’ unvanı almanın önemi kadar da bu unvana sahip olanlara gerekli saygıyı göstermek önem arz eder.

Şehit; Allah yolunda vatan uğruna canını veren kimsedir.  Gazi ise; Allah yolunda vatan uğruna gözünü kırpmadan görevini yapmaya giden kimsedir. Gazi onurlandırılmış Şehit nurlanmış kimsedir. Savaş meydanlarının en büyük rütbesi şehitliktir. Gazilik ise bu rütbeden sonra gelen en ulvi değerlerimizdendir.

Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim müminlere şöyle seslenmiştir. ‘De ki: Bize iki iyilikten “Gazilik ve Şehitlikten” başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz?” (Tevbe 9/25)

Bu ilahi emir asırlar boyunca “Ya Gazi ol ya Şehit” “Ölürsem Şehit kalırsam Gazi” şeklinde kullanılmıştır. Başta büyük önder Atatürk olmak üzere gerektiğinde vatanı için şehit ve gazi olmayı en şerefli görev olarak kabul eden kadın erkek tüm Anadolu insanı bu zaferden aldıkları güç ile Kurtuluş Savaşı’nı başlatmışlar ve işgal altındaki vatan topraklarını kurtararak Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtına 37567 askerimiz katıldı,498 Şehit verdik. Günümüzde Kıbrıs Gazilerimizin 25891’i hayattadır. Bolu’dan Kıbrıs Barış Harekâtına 614 askerimiz katıldı, 7 şehidimiz vardır.

 Bilindiği gibi Dünya Barışını korumak adına, insani bir amaç uğruna katıldığımız 1950-1953 yılına kadar devam eden Kore Savaşına 22929 askerimiz iştirak etmiş, 731 şehit verdiğimiz bu savaşta kahramanca savaşarak destanlar yazan Gazilerimizden bugün 1171’i hayattadır. Türk milleti; Dinine, vatanına, istiklal ve hürriyetine, bayrağına, ırz ve namusuna her milletten daha fazla önem veren millettir. Askerlik görevi kutsal bir görevdir. Askerlik görevinin fazileti ve yüceliğinin dinimizde çok büyük bir yeri vardır.

19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Şehit ve Gazilerimizi anarak birlik ve beraberliğimizin pekişmesine vesile olmasını temenni ediyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm Şehit ve Gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükranla anıyoruz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124