banner120

“Gelir Kaybı Giderilsin”

Memur-Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak Haziran ayı enflasyon rakamı açıklanması sonrası, Kamu’da çalışan memurların maaş zam oranları ile ilgili basın açıklaması yaptı.

“Gelir Kaybı Giderilsin”


Haber: Ceylan Beykoz

Memur-Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak Haziran ayı enflasyon rakamı açıklanması sonrası, Kamu’da çalışan memurların maaş zam oranları ile ilgili basın açıklaması yaptı.Ahmet Koçak, “Artık bahaneleri ortadan kaldıralım, gerçekleri konuşalım.Gelin bu çarpık sistematiği değiştirelim” dedi.

“BU ZAM DEĞİL, ENFLASYON KAYNAKLI MEMURUN KAYBIDIR”

Bu zam değil, enflasyon kaynaklı memurun kaybıdır diyerek tepki gösteren Koçak, “Malum bugün Haziran ayı enflasyon rakamı açıklandı. Böylelikle kamu görevlilerinin 2021 yılı ilk altı aylık zam oranına eklenecek enflasyon oranı da belirlenmiş oldu. 5.Dönem Toplu sözleşmenin mutabakatsızlıkla sonuçlanması sonucu Kamu İşvereni veKamu Görevlileri Hakem Kurulu 2021 yılı için %3 + %3 zammı kamu görevlilerine revagörmüştü.Bugün açıklanan 1,94’lük Haziran ayı enflasyon oranıyla 2021 yılı ilk altı aylık enflasyon farkı 5,45 olmuş, böylelikle 1 Temmuz 2021 itibariyle % 8,45’lik bir artış olmuştur. Bu zam değil, enflasyon kaynaklı memurun kaybıdır” dedi.

“BİZ EMEĞİMİZİN VE EKMEĞİMİZİN DERDİNDEYİZ”

Ahmet Koçak, “Malum, 2019 yılı Ağustos ayında açıklanan ve 2020 yılı Ocak ayından itibaren geçerli olanHakem Kurulu kararından bugüne tam 18 ay geçti. ve bu 18 Ayda:

Gerçekleşen enflasyon: %24,28

Hedeflenen enflasyon: %7,5 Memura verilen zam: %11,40 18 ayda Dolar %46,05 arttı.

18 ayda Euro %54,50 arttı.

18 ayda Altın (Gr.) %71,33 arttı.

18 ayda Yağ (18 LT) %116,04 arttı.

18 ayda Elektrik (kr/kWh) %30,91 arttı. 18 ayda Doğal Gaz (m3/TL) %23,68 arttı.

Bu veriler maalesef, memur maaşlarının enflasyona yenik düştüğünü, memurun alım gücünü zayıflattığını gösteriyor.Biz bugün burada, işte bu gerçekler ışığında, hem bir durum tesbiti yapmak hem de oluşan kayıpların tazmini noktasında taleplerimizi dile getirmek için toplandık.İlk önce hemen şunu belirteyim ki, özellikle küresel dengesizlikler ve son 1 buçuk yıldır bütün insanlığı etkisi altına alan ölümcül Covit-19 pandemisi, hayatımızın akışını derinden etkiliyor.Dolayısıyla, böylesi zor koşullar altında, ülkemiz ekonomisinin kur üzerinden yaşadığı finansal dalgalanma dâhil birçok konuyu serinkanlı bir değerlendirmeye tabi tutmamız gerektiği de ortadadır.Biz durduğumuz yerin sorumluluğunu da zorunluluğunu da iyi bellemiş bir emek örgütüyüz. Evet, biz emeğimizin ve ekmeğimizin derdindeyiz” dedi.

“EVDEKİ HESABIN ÇARŞIYA UYMADIĞINI BİR KERE DAHA TESCİLETMİŞTİ”

Biz, alın terimizin hakkını ve hizmetimizin ederini istiyoruz diyen Koçak, “ Hiçbir gerçeği ıskalamadan, özellikle enflasyon üzerinden yaşanan gelir kayıplarının tazmini noktasında hem sesimizi hem de sözümüzü bu meydandan ve diğer 80 ilimizden yükseltiyoruz.Değerli kardeşlerim, Çok kıymetli basın mensupları 5.dönem toplu sözleşmenin arifesinde, bugün açıklanan enflasyon rakamları, deyim yerindeyse evdeki hesabın çarşıya uymadığını bir kere daha tesciletmişti. Son 18 aylık enflasyon rakamlarına baktığımız zaman hedeflenen enflasyonun 3 katı, maaş ve ücretlere yapılan artışın ise tam 2 katından fazla oranda bir sapma olduğu görülecektir.Böylesi büyük bir sapma, hedeflenen enflasyon üzerinden ücretlendirme politikasının yanlışlığını ortaya koymuyor mu?” ifadelerini kullandı.

“ARTIK BAHANELERİ ORTADAN KALDIRALIM, GERÇEKLERİ KONUŞALIM”

İlk günden beri bu yöntemin yanlış olduğunu dile getirdiklerini ifade eden Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak,“kamu işvereninin üzerinden pazarlık yaptığı öngörüler hiçbir zaman tutmadı, tutmayacaktır da.Aslında hükümet, oluşturduğu sistematikte ‘kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeyeceğiz’ diyerek bu gerçeği itiraf etmektedir.Fakat Memur-Sen olarak; 4. ve 5. Dönem Toplu sözleşme süreçlerinde hükümetin sığınağı haline gelmiş olan “kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözünün hakkaniyeti yansıtmadığını söyleyerek kamu görevlilerinin büyümeden ve refahtan pay alması gerektiğinin altını çizdik ve bunun mücadelesini verdik.Biz ülke gerçeklerini temel alan tekliflerle masaya oturduk hepEkonominin gerçekleri ve alın terinin hakkını vermeye dair gerekler yerine, tahmini enflasyon rakamları ile alım gücünü sıfırlayan, gerçekleşmesi mümkün olmayan hedefler üzerinden belirlenen artış oranına dayanan mantıkta ısrar etmenin manası ve anlamı yok.Geldiğimiz nokta ortada yaşanan süreç maalesef Memur-Sen’in haklılığını tescilledi.Gelin bu çarpık sistematiği değiştirelim!Hayali enflasyon hedefler üzerindendeğil, reel gerçekler üzerinden artışları belirleyelim.Artık enflasyon oranı bazlı güncelleme/yeniden değerleme katsayı uygulaması yerine büyümenin yansıtıldığı, refah payının kamu görevlilerine aktarıldığı adil bir sistemin kuruluş startının hep birlikte verelim.Kamu görevlisi devletin yükü değil gücüdür.Her şeye zam yapılırken memurun seyretmesi beklenemezBiz, gerçeklere uygun yüzdelik zam, geçmiş kayıpların telafisi için seyyanen zam ve büyüyen Türkiye’den memurların refahına düşen payını istiyoruz.Kamu işvereninin belirlediği zam, Mart demeden buharlaşıyor.Tam da bu yüzden, en düşük devlet memuru maaşının % 10’undan az olmamak üzere seyyanen zam talebini her zemin ve şartta dile getirdik, getirmeye de devam edeceğiz.Artık bahaneleri ortadan kaldıralım, gerçekleri konuşalım.

Gelin, kamu görevlilerini ferahlatacak ve bu amaçla da refahtan pay almalarını sağlayacak bir paradigma değişimini hayata geçirelim.Seyyanen zam çağrımız, bu kapsamda görülmeli, Gelir kayıpları giderilmeli... Biz, olmayan bir kaynaktan artış istemiyoruz.Var olan ve kamu görevlilerinden sakınılan bir kaynaktan payımız olanın, hakkımız olanınverilmesini istiyoruz.

Büyüme ve refah payı üzerinden: kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerinin belirlendiği, emeğin değerinin yükseldiği, alın terinin karşılığının verildiği yeni bir sistem yürürlüğe konulsun” diye konuştu.

“EVET, TÜRKİYE’NİN EKONOMİSİ BÜYÜYOR… İHRACATTA TÜM ZAMANLARIN REKORU KIRILIYOR”

Koçak son olarak ise, “birçok kesimin haklı olarak tepki gösterdiği şekilde Türkiye’nin büyümesinden sadeceyüksek gelirlikesim,büyük sermayevefinans sektörü pay alıyor.Büyümenin ürettiği kaynağı, bu kesimler kendi arasında paylaşıyor.Ne yazık ki, gelir dağılımındaki makas gün geçtikçe açılıyor, ülkeyi ayakta tutan orta sınıf eriyor, tabanla tavan arasındaki uçurum büyüyor.Evet, Türkiye ekonomisi büyüyor fakat memurlar büyümüyor.Kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları söz konusu olduğunda ‘mali disiplin’, ‘bütçe imkânları’ ve ‘tasarruf tedbirleri’ başta olmak üzere çeşitli bahaneler üretiliyor. Hal böyle iken;Sermaye ve finans kesimi için teşvik paketleri, vergi afları çıkarılıyor. Bunun bir sosyal maliyetinin olacağını herkesin düşünmesi gerekmiyor mu? Ben buradan taleplerimizin bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum:

- Ücretlere yapılacak artışın dışında, Türkiye’nin büyümesinde ve gelişmesinde en çok katkıya sahip olan kamu görevlilerine refahtan pay istiyoruz.

- Kamu görevlilerine, enflasyon kaynaklı yaşanan ekonomik kayıpların telafisi için en düşük devlet memuru aylığının %10’u kadar seyyanen zam yapılmasını; En düşük devlet memuru maaşının da yükseltilmesiniistiyoruz.

- Kamuda asli istihdamın kadrolu olmasını ve sözleşmeli personelin kadroyageçirilmesini istiyoruz.

- Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılarak, Personelin Genel İdari HizmetlerSınıfına geçirilmesiniistiyoruz.

- Siyasi iradenin vaadi olan 3600 ek göstergenin sınıf ve unvan ayrımı yapılmaksızın yerine getirilmesiniistiyoruz.

- Aile yardımının artırılmasını ve emeklilere de ödenmesiniistiyoruz.

- Memurlara da Dini Bayram İkramiyesi ödenmesiniistiyoruz.

- Ek Ödeme oranlarında artışistiyoruz.

- Derece-Kademe sınırlandırılmasının kaldırılmasınıistiyoruz.

- Temel insan haklarından olan grev ve siyaset hakkının verilmesiniistiyoruz” ifadelerine yer verdi:

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124