Genel Kurulun Ardından

Erol YILDIZ yazdı...

Genel Kurulun Ardından

Her bir yeni gün bize eskide yaşananları hatırlatıyor. Geçmiş günlerde kongrelere veya miting alanlarına gidildiğinde, halkın ortak paydasını oluşturan şarkıları dinler ve parti tabanı coşardı. Yetmişli yılların başında Genel Sekreter Bülent Ecevit’in kongrede başarısı sonucunda genel başkanlığa gelişi, partiye yeni kan vererek coşkuyu daha ileriye taşıdığını görmüştük.  Halkçı Ecevit sloganlarının yansıdığı o günlerde hoparlörlerden duyulan Ali Rıza Binboğa’nın sesinden dinledikleri “Özgürlük ve barış tüm insanların, özlemi olacak yarınlarda” ve Şenay’ın seslendirdiği sev kardeşimin sözlerindeki “dünyaya geldik bir kere, kavgayı bırak her gün bu şarkıyı söyle” dizeleri coşkunun kalbe gösterdiği baskıyı yaşatmıştır. Şimdi ise her şey bir başka ve farklılaştı. Sadece şarkılardaki sözler değil, açılan pankartlar bile tabanın değişik düşünmesine neden olduğunu ifade ediyor. Keşke bu ülkedeki taşların yerinden oynamayıp, geçmişteki coşkuyu aynı güzellikte dile getirebilseydi. Gerçek kardeşlik ve dostluk bu olsa gerek. Günümüze bakınca çıraklık, kalfalık ve ustalık ilişkisi oldukça benimsenmiş görülüyor.

Parti içi eski tatlı çekişmeler bile eskisi gibi olmadığını gösteriyor. Biri ak derken diğeri kara diyerek, bunda ısrarlı olduğunu ifade ediyor. Hatta inada kadar varıyor. Parti içi yaşananların eskisinde seçimin bitiminde herkes hakkına razı ama, eşitlik ile yapılan bir mücadelenin verdiği kardeşliği savunarak, el ele ve omuz omuza kaldığı yerden devam ediyordu. Ben halen bunların hayalindeyim. Eskiden benden başka herkese açık denilirken, günümüzde benden başka kişi tanımam görüşü kişileri yol ayrımına umarım taşımaz. Ben bundan endişeliyim. Şimdi neden diye soracağınızdan da çok eminim. Şunu ifade etmek isterim ki, ne olduysa, kongre öncesinde ortaya çıkan değişiklik ile aday olmak isteyen kişiler birer birer adaylıktan çekildiler. Kim kaldı diye sorarsanız, sadece Sayın Balbay görülüyordu. Sonunda o da olmadı. Gereği bence çok vahim ve üzücü. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi eşitliği, siyasi saygıyı, adaletti savunan bir partinin, neden aday olabilmek için gerekli baraj konuluyor merak içindeyim. 120 kişiden imza alınması mı gerekiyor bir kişinin CHP gibi bir partide genel başkanlığa aday olabilmesi için. Keşke eşitlik ilkeleri doğrultusunda çok sayıda aday olabilseydi. Keşke adaylar içinde kadın aday görebilseydik. Keşke tek adamlık konusundan CHP uzak olsaydı. Keşke genel kurul öncesinde yapılan delege seçimleri farklı olsaydı. Bu böyle olabilseydi neler olmazdı ki. Genel kurula katılacak delegeler, coşkuyu salona taşıtır, sonunda eskiden olduğu gibi halka denilecek güzel temenniler ortaya çıkardı. Bunu neye göre söylüyorum? Bazı illerimizde yaşanan çalışmalara göre söylüyorum. İçinden ihtiyacı olan nasibine göre alacağını almakta serbesttir. 

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2016, 19:12
YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet
mehmet - 5 yıl Önce

artik baronlar her yerde

SIRADAKİ HABER

banner128