Gezi Direnişi’nin ikinci yıldönümü yağmur altında gerçekleştirildi…

Gezi direnişinin ve direnişe destek verirken hayatlarını kaybedenler Bolu’da anıldı. İzzet Baysa Anıtı önünde yağmur yağışına rağmen bir araya gelen kalabalık grup sloganlar ve hayatlarını kaybeden direnişçilerin pankartlarıyla Kardelen meydanına kadar gelen grup buruda yapılan basın açıklamasının ardından dağıldı.

 Gezi Direnişi’nin ikinci yıldönümü yağmur altında gerçekleştirildi…

Haber: Kasım ŞAHİN

Katılımcılar adına bir konuşma yapan Dilara Kurtuluş, “İstanbul’un son yeşil alanlarından birisi olan Taksim Gezi Parkının daha fazla rant için betonlaştırılmasına, tek tip yaşam dayatılmasına itirazla başlayıp,  eşit, özgür ve demokratik bir ülke talebi ile tüm ülkeyi saran Gezi Direnişinin üzerinden tam iki yıl geçmiş bulunuyor. Gezi Parkı’nda yağmaya, talana karşı başlayan nöbet AKP’nin baskı ve zulmüne karşı birleşen milyonların mücadelesinde sürmeye devam etmektedir. Daha fazla rant için gittikçe betonlaştırılan İstanbul’un son yeşil alanlarından birisi olan Taksim Gezi Parkının etrafında oluşturulan sevgi çemberi ve direnişi tüm Türkiye’yi sarmalamış bulunuyor. Her şey ‘3-5 ağaç’ için başladı, ancak bugün o ağaçların yeşeren dalları gibi eşitlik, özgürlük ve demokrasi talebi tüm ülkeyi sarmış durumda. 31 Mayıs’ta AKP’nin zulüm ve baskı düzenine karşı gelişen tepki ve itirazlar Türkiye’nin dört bir yanına dalga dalga yayılan halk direnişine dönüştü. Milyonlar her türlü baskıya rağmen kararlılıkla taleplerini savundu, teslim olmadı, olmuyor, olmayacak. Tüm ülkeye yayılan direniş sadece Gezi Parkı’nı değil, bütün bir ülkeyi sermayenin talanına açan, yıllardır emek ve demokrasi düşmanlığının bayraktarlığını yapan, yaşam alanlarına müdahale eden, tüm özgürlük ve demokrasi alanlarını daraltanlara karşı halkın yükselen tepkisinin ifadesi oldu. Gezi direnişi, AKP’nin sömürü, zorba ve gerici düzeninde sesi ve nefesi zorla kesilen halkın aldığı nefes, haykırdığı sesti. Kadınlara, gençlere ve toplumun tüm ilerici-özgürlükçü değerlerine yönelik gelişen saldırılara karşı özgür bir ülke ve hayat kurma mücadelesiydi. Gezi’de korku imparatorluğu yaratmaya çalışan AKP’nin otoriter, dayatmacı ve baskıcı politikalarına karşı ayağa kalkan halk, ‘Artık Yeter!’ demiştir.

HER YER TAKSİM, HER YER DİRENİŞ

AKP, “Ezmeyi ve Yok Etmeyi” Öngören Bir Dil ve Politikada Israr Ediyor!  Buna rağmen milyonların taleplerini görmemekte ısrar eden AKP; en ufak itiraza karşı polisiyle yaşam alanlarımıza gaz bombaları yağdırıyor, silah kullanıyor. Halkın can güvenliği, bizzat kendilerini korumakla görevlendirilenler tarafından tehdit ediliyor.Hatta sokaklarda Bahadır Grammeşin, Nuh Köklü gibi halkın umudu olan insanlar katlediliyor. Demokratik ve meşru talepleri için alanlara çıkan herkes düşman olarak görülüyor, vuruluyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Polis devletini kurumsallaştırmak, hukuk dışılıklara kılıf uydurmak, yargılanmaktan kurtulmak için sürekli yasalar hazırlıyorlar, saraylar kuruyorlar. Yandaş medya özel savaş lobisi gibi çalışıyor, toplumsal muhalefeti etkisizleştirmek için her tür yalanı ve dezenformasyonu yapıyor. Ancak güçlü bir akıntıya kürek çekmenin nafile olduğunu, baskı ve zor karşısında halkın er ya da geç ayağa kalkacağını ve ok yaydan çıktıktan sonra da durdurulamayacağı gerçeğini unutuyorlar! Polis şiddetine, göz altılara, tutuklamalara, her türlü baskıya, karalamaya, hukuku askıya alan uygulamalara, yalan ve dolana karşı haklı, meşru ve kararlı mücadelemiz bu faşizan düzen değişinceye kadar sürecektir. Ethem, Ali İsmail, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni, Hasan Ferit, Ahmet, Abdullah, Mehmet İstif, Fadime Ana, Berkin Elvan, Uğur Kurt, Ayhan Yılmaz, Soma’da kaybettiğimiz emekçilerin ve kıydıkları daha binlerce canlar için yargılanmaktan kurtulamayacaklar.

GEZİ ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!

Kampüslerde, İşyerlerinde ve alanlarda eşit, özgür ve demokratik bir ülke mücadelesini yıllardır sürdüren emekçiler ve öğrenciler tüm Gezi dinamikleriyle birlikte mücadeleyi büyütecek, karanlığa teslim olmayacak, ellerimizden aldıklarının, bizlerden çaldıklarının hesabını soracaktır.

 Birkaç hafta önce Bursa’da başlayan metal işçilerinin onurlu mücadelesi her geçen gün büyümeye devam etmektedir. Bolu’ya da sıçrayan direniş Arçelik Fabrikasın’da kendini gösterdi. Bugün itibariyle yüzlerce işçi, patronlarla işbirliği içerisinde olan Türk–Metal sendikasından istifa ediyorlar.

Bizler Bolu Emek ve Demokrasi Güçleri olarak metal işçilerinin onurlu mücadelesini selamlıyor; eşit, özgür  ve demokratik bir gelecek mücadelesinde emekçileri, işçileri, gençleri, kadınları ve tüm halkımızı direnişin parçası olmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam! Yaşasın Gezi Direnişi!


Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2015, 19:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128