GÖLE BAKINCA NE GÖRÜYORSUNUZ ?

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan yazı...

GÖLE BAKINCA NE GÖRÜYORSUNUZ ?

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Ünlü filozof Sokrat’a Öğrencilerinden biri sormuş: Bir gün dahi olsa sizden ders alabilmek için yanınıza gelen herkese, niye ilk önce bir göle bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi var? Sokrat bu soruya şu cevabı vermiş: Bu bir imtihan o gölde balıkların yüzdüklerini söyleyen herkesi yanıma alır, ders hakkıma dâhil ederim. Ama gölde kendi görüntülerinin yansımalarından kendi akislerinden başka bir şey göremeyenler kendilerine âşık insanlardır. Kendilerinden başkasını düşünmezler. Benim onlara verebileceğim bir ders öğretebileceğim bir şey olamaz.

Okuduğum kitapta Bu anlamlı öyküyü görünce Sokrat’ın bu sorusunu kendime sordum ve birazcık düşündüm. “Sanırım ben göle bakınca balıkları görebilirdim.” Ancak etrafıma baktığımda insanları gözlemlediğimde özellikle günümüzde göle bakınca sadece kendisini gören Sokrat’ın değimiyle kendine âşık kendinden başka kimseyi düşünmeyen insanların arttığını üzülerek görüyorum

Eğer Sokrat bu gün yaşıyor olsaydı sınıfı çok tenha olurdu düşüncesindeyim. Çünkü günümüzde insanlar kendileriyle o kadar meşgul ki, bazı olayları yani suyun içindeki balıkları göremiyor. Görmeleri içinse suyun içine girmeleri olayları kendilerinin bizzat yaşaması gerekiyor. Ancak o zaman bazı şeyleri görüp anlayabiliyorlar.

Size bunu örneklerle anlatmaya çalışayım. Engellenenler için ayrılmış özel park yerlerini biliyorsunuz. Bu park yerlerindeki araçlara baktığımızda yasak olmasına rağmen bazen hiçbir engeli olmayan insanların kullandığını görürüz. Tamam, bu işin para cezası var. Ancak ayrıştırmak pekte kolay değil seneler önce bu konuyu AVM’ler deki özel güvenlik müdürleriyle konuşmuştuk.

Bana “Onur bu konuları çok güzel yazıyorsun. Arada bize de kızıyorsun biliyoruz.” Ancak inan biz müdahale ediyoruz. Ama öyle insanlar var ki müdahale ettiğimizde sen engelli değilsin kaldır bu aracı buradan dediğimizde “ kafasını gösteren yani ben kafadan engelliyim “ diyen bizi güç durumda bırakan insanlar oluyor. Diye anlatmışlardı.

Birde tabii kaldırımların çıkış ve iniş rampalarının önüne park eden. yani tam anlamıyla bizi engelleyen kişiler var. Bu kişilerin mantığı da şöyle “ Aman canım 5 dakikalığına araç burada duruversin bu rampayı kaç engellenen kullanıyor ki? “ hatta aynı mantıkla yola çıkan bir Müteahhit e bina yaparken engelli rampasını güzel yapın asansör de koyun diye uyarmaya kalkmıştım. adamın bana cevabı: Onur sen mi yaşayacaksın bu binada olmuştu? Anlatırken sinirden gülüyorum ama işte bu düşünceye sahip bizi engelleyen insanlar kendileri engellenince ver yansın ediyor.

Biliyorsunuz geçtiğimiz haftalarda tüm Türkiye’yi etkisi altına alan son yılların en yoğun kar yağışlarına şahit olduk. Araçlar yerinden kıpırdayamadı insanlar evlerinden çıkamadı. Hatta büyük şehirlerimizde hayat tamamen kilitlendi. Benim değimimle insanlar bir süreliğine engellenen oldular. Bizim hep yaşadığımızı onlar geçici bir süre yaşadılar televizyonları ve sosyal medyayı kullanarak burayı temizleyin şunu yapın bunu yapın şikâyet etmeye başladılar

Açıkçası bu kar olaylarını şikâyet eden bağıran insanları “ evden çıkamamak, çıkınca o yol düzgün mü? O binanın girişi buzlumu, diye düşünmek yani engellenmek nasıl bir şeymiş anladınız mı ?“ diye düşünerek birazcık tebessümle izledim. Allahtan kar eriyen, yok olan bir şey kalıcı olsaydı o şikâyet edenler ne yapardı çok merak ediyorum.

Aslında bu gibi şeyler insanlar için bir empati yapma fırsatıdır. Zaten bizim başımıza ne geliyorsa empati yapmadığımız birbirimizi yeterince anlamadığımız ve düşünmediğimiz için geliyor. halbuki yeterince düşünsek Sokrat’ın da anlattığı gibi göle bakınca kendi yansımamızı değil o göldeki balıkları, görürüz yani dünyada farklı insanlarında farkına varırız ve onlarla empati kurup anlamaya başlarız. Anladıkça da birçok engelin yok olduğunu görürüz…

Yazan: Onur Ustaoğlu Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2022, 02:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128