Hayvanlarında duygularının olduğunu unutmayın!

İlimizde her geçen gün evcil hayvan bakan insanlarımızın sayısı giderek artıyor. Bu artışla beraber bizde Bolu Olay Gazetesi olarak evcil hayvanların bakımı, beslenmesi ve tedavileri konusunda geçtiğimiz aylarda Hastane Caddesi üzerinde hizmete giren pet Veteriner Kliniği’nin sahibi Veteriner Hekim Çiğdem İnci Köksalan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Köksal; “ Hayvan sahipleri evde baktıkları hayvanlarında duygularının olduğunu unutmasınlar “ dedi.

Hayvanlarında duygularının olduğunu unutmayın!

Özel Haber- Röportaj: Semih BAYKAL- Faruk ÇİDEM

Günümüzde evcil hayvan bakan insanların sayısı giderek artmaktadır. Bu artışla beraber de insanlarımız bu hayvanların bakımında, beslenmesinde ve tedavileri gibi birçok konuda sorun karşı karşıya kalmaktadır. Bizde Bolu Olay Gazetesi olarak bu sorunlara çözüm bulmak için geçtiğimiz aylarda Hastane Caddesi üzerinde hizmete giren pet Veteriner Kliniği’nin sahibi Veteriner Hekim Çiğdem İnci Köksalan hanımla görüştük. Küçük yaşından beri hep hayvan sevgisiyle büyüdüğünü ve evlerinde hep evcil hayvan yetiştirdiğini, bu yüzden de Veteriner Hekim olup, pet sektörünü seçtiğini söyleyen Köksalan, ilk olarak kendisinden bahsederek şunları söyledi; “ Aslen Sebenliyim. Ama Gerede’de doğum ve 12 yıl boyunca burada yaşadım. Daha sonra ortaokul ve lise eğitimini almak için Bolu merkeze geldim. Lise eğitimimi Bolu’da tamamladıktan sonra da hep veteriner hekim olmak ve pet sektöründe çalışmak istiyordum. Çünkü çocukluğumdan beri hayvanları çok seviyordum. Bu yüzden de Üniversite sınavlarına girip Selçuk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesini sonra hiçbir kazandım ve 2011 yılında bu Üniversiteden mezun oldum. Mezun olduktan sonra Bolu’ya döndüm ve 2 ay boyunca kendimi dinlendirdim. Daha sonra hep pet sektöründe çalışmak istediğim için iş aramaya başladım. Ancak Bolu’da pet sektörü o zamanlar bu kadar hareketli olmadığı için çalışabileceğim ve kendimi yetiştirebileceğim bir klinik yoktu. Ben de Ankara da çalışmaya karar verdim. Bu yüzden Ankara’ da bir hekimin yanında işi öğrenmek amaçlı 4 ay kadar çalıştım ve Bolu’ya döndüm. Bolu’ da da şartlarım oluşmadığı için ilk başlarda klinik açmadım ve öğrencilik hayatım boyunca hiç istemediğim bir alan olman Mezbahane de çalışmaya başladım. Ancak nasıl olduysa çalışmaya başladıktan 1 ay sonra çok güzel adapte oldum. Mezhabahane’de 2 yıl boyunca çalıştıktan sonra da şartlarım oluştu ve hep çalışmak istediğim sektör olan pet sektörü için iki ay önce bu Veteriner kliğini açtım” dedi.

“VATANDAŞLAR İLK ÖNCE EVE ALDIKLARI HAYVANLARIN İÇ DIŞ PARAZİTLERE KARŞI TEDAVİLERİNİ YAPTIRMALIDIRLAR “

Köksalan, kendinden bahsettikten sonra en çok tedavi ettiği hayvanlar hakkında, karşılaştığı hastalıklar hakkında ve vatandaşların bu hastalıklar karşısında neler yapmaları hakkında bilgiler vererek şunları ifade etti;  “Kedi, köpek, kuş, iguana, tavşan hamster, kaplumbağa gibi hayvanları tedavi ediyorum. Ama en çok da kedi ve köpekleri ve muhabbet kuşlarını tedavi ediyorum. En çok köpeklerde, kanlı ishal, gençlik hastalığı dediğimiz hastalıklarla karşılaşıyorum. Kediler de ise calicivirus dediğimiz daha çok sokak hayvanlarında görülen hastalıklarla karşılaşıyorum. Bunların dışında paraziter hastalıkla karşılaşıyorum. Bu hastalıklardan en önemlisi ise de insanlara da bulaşabilen iç dış parazitleridir. Bu noktada evlerine hayvan alan insanlar ilk önce bir veteriner hekimine gidip, iç dış parazitlerine karşı tedavilerini yaptırmaları gerekiyor. Bu süreçten sonra insanlar evlerine aldıkları hayvanların sağlığı için yapılması gereken aşıları yaptırmaları gerekiyor. Bu aşılar ise özellikle köpeklerde görülen kanlı ishal hastalığı ve gençlik hastalığına karşı yaptırılması gerekiyor” diye ifade etti.

KANLI İSAL VE GENÇLİK HASTALIĞI ÖLÜMCÜL HASTALIKLARDIR

Köpeklerde en çok görülen kanlı isal ve gençlik hastalığının ölümcül birer hastalıklar olduğunu söyleyen Köksalan; “ Kanlı isal ve Gençlik hastalığına yakalanan köpeklerde tedaviye ilk gününde başlanılmalıdır. Eğer hastalığın ikinci ya da üçüncü gününde tedaviye başlanılırsa, bu hayvanı toparlamak çok zorlaşıyor ve ne yazık ki hayvanın ölümüne neden oluyor. Bu hastalıklar özellikle 6 ayın altındaki köpeklerde görülüyor. Özellikle köpeklerdeki isal, kusma gibi hastalıklar 6 ayın altındaki köpeklerde ciddi bir tehdittir. Bu hastalıklarla mücadele etmek için ilk önce hayvan sahibinin veteriner hekimle ciddi bir iletişim içerisinde olması gerekiyor. Vatandaşlar hayvanlarında kusma ve isal gördüğü zaman hemen hekime götürmesi gerekiyor. Bu hastalıklar evde tedavi edilebilecek hastalıklar değildir. Çünkü bu hastalıklar birer viral hastalıktır. Bu hastalıkların antibiyotik gibi anti viral ilaçlarla tedavi edilemez. Bu hastalıklarla mücadele etmek için saldırgan bir tedavi uygulamanız gerekiyor. Yani serum gibi takviyeler yapılması gerekiyor. Kanlı isal hastalığında tedaviye ilk gününde başlanırsa, hayvan zaten ikinci ve üçüncü gününde tedaviye cevap veriyor. Daha sonra da 6 gün içerisinde hayvan bu hastalıktan kurtuluyor” diye söyledi.

“AİLELER ÇOCUKLARI İÇİN HAYVAN ALMADAN İLK ÖNCE VETERİNER HEKİMLERLE GÖRÜŞMELİDİR”

Ailelerin özellikle çocuklarına danışmadan sırf hayvan sevgisi kazansın diye eve hayvan aldığını, bu konuda büyük sıkıntıların olduğunu açıklayan Köksalan; “ Günümüzde bazı anne ve babalar çocuklarının hayvan sevgisini öğrenmesi için eve hayvan alıyor. Ancak ailelerin bu konuda ilk önce çocuklarının isteyip istemediğini öğrenmesi gerekiyor.  Çünkü çocuklara sorulmadan eve alınan hayvanlardan çocuk korka biliyor. Bunun sonucunda çocuklarda bu korku ilerde fobi halini alabiliyor. Aileler bu yüzden eve hayvan almadan ilk önce çocuğunu, kliniklere getirerek Veteriner Hekimlerle görüştürsünler ve orada bulunan hayvanlarda vakit geçirmelerini sağlasınlar. Daha sonra çocuklarının hayvanlara olan davranışlarına göre eve hayvan alsınlar” diye açıkladı.

“İNSANLAR HAYVANLARINDA DUYGULARININ OLDUĞUNUN NE YAZIK Kİ BİLİNCİNDE DEĞİLLER”

Son olarak insanların hayvanlarında birer canlı olduğunun ve bu yüzden duygularının olduğunun bilince olmadığını anlatan Köksalan; “ İnsanlar evlerine hayvan alırken onlarında birer canlı olduğunun ve duygularının olduğunun ney yazık ki bilincinde değiller. Özellikle insanlar evlerine kedi ya da köpek aldığında çocuklarından biri severken diğeri korka biliyor ve bu yüzen  ailelerde  bu hayvanları başkalarına ya da sokağa bırakıyorlar. Bu da hayvan da çok ciddi bir travmaya sebep oluyor. Çünkü hayvanlar sevgiyi gördüğü zaman hemen evi sahipleniyor. Bu yüzden aileler hayvanlarını başkalarına bıraktığı zaman özellikle güven eksikliği ve psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyor. O yüzden insanlar ne yazık ki şunun bilincinde değiller, onun canlı olduğunun, yemek yediğinin, tuvaletini yaptığını, tüylerinin döktüğünün yani yaşadığının bilincinde değiller. Bunun yanında bunları bilen aileler ise onun duygularının olduğunu bilmiyorlar. Onlarında duyguları var. Onlarda insanlar gibi seviyorlar, kızıyorlar, tavır yapıyor, ağlıyor, evdeki bireyleri seçerler. Onun için onların da duygularının olduğunu unutmasınlar” dedi. 

Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2016, 17:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128