“HDP’li ile aynı kaldırımda yürümem bile söz konusu olmamıştır”

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, basın açıklaması düzenleyerek HDP’li milletvekillerine dava açtığını duyurdu.

“HDP’li ile aynı kaldırımda yürümem bile söz konusu olmamıştır”

Haber: Erdal Tanrıverdi

Geçtiğimiz günlerde Bolu Belediyesinde çalışan Mahire Y., isimli kadının eski HDP eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın fotoğraflarını paylaştığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. Bu bilgiyi doğrulayan Tanju Özcan ise, “Hiç kimse bir parti rozetiyle iş yapmayacak. Ben kendim parti rozeti takmıyorum ki… Konu HDP değil başka partide olsa aynı uygulamaya başvurulacaktı” demişti. Bu olay ulusal gündeme taşınmasının ardından HDP’li vekiller ve HDP’li üyeler tarafından Başkan Özcan’a sosyal medyadan hakaret içeren yapıldı. Özcan, “Halkı kin ve nefrete tahrik suçu ve suçluyu övme, Kamu Görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit vs.” suçlarından bu kişilere dava açtığını basın toplantısında duyurdu. Öte yandan “biz bunlarla uğraşırken, bazıları da bizimle uğraşıyor” diyen Başkan Özcan, yaptığı basın açıklamasında ikinci bir konu olan ve kendisine kucak dolusu dosyalarla dava açan AK Parti Bolu İl Teşkilatına tepki gösterdi.

Başkan Özcan’ın dava açma gerekçesi şu şekilde:

“BEN HDP DESTEĞİ İLE SEÇİME GİRMEDİM”

“31 Mart 20219 tarihinde Bolu Milletvekili olarak, yerel seçimlerde CHP Bolu Belediye Başkan adayı olarak girdiğim seçimi açık bir oy farkı ile kazanarak, Bolu Belediye Başkanı olarak görevime başladım. Seçimden birkaç ay sonra yapılan CHP Bolu İl Kongresine gelen HDP Bolu İl Başkanına “Neden davet edilmediğiniz halde kongremize geldiniz?” sorusunu sorunca, HDP il Başkanı kongre salonunu terk etmiş, akabinde “ 4000 oyumuzu geri versin” şeklinde, akıl ve izan ile bağdaşmayacak şekilde hakkımda suç duyurusunda bulunmuştur.

Bu olayın bu haliyle Ulusal Basına yansıması sonrası HDP Milletvekilleri, HDP Genel Merkezince sistematik olarak şahsım hedef alınarak, “Irkçı, faşist” gibi alçakça söylemler ile tarafıma saldırılmış, adeta bölücü zihniyetin hedefi haline gelmem sağlanmıştır.  Öncelikle şunu belirtmeliyim ki,” Ben HDP desteği ile seçime girmedim. İlçe seçim kurulu kayıtlarına bakılınca HDP’nin Bolu Merkez Belediye Başkanlığı seçimlerde aday çıkarttığı da görülecektir. HDP’nin aday çıkarttığı bir şehirde, kazanan adaya destek vermiş algısını oluşturmaya çalışması kötü niyetli ve provokatif bir yaklaşımdır.”

“HDP’Lİ İLE AYNI KALDIRIMDA YÜRÜMEM BİLE SÖZ KONUSU OLMAMIŞTIR”

“Kaldı ki, benim tüm siyasi hayatım HDP ve türevi “alt kimlik milliyetçisi” partiler ile mücadele etmekle geçmiştir. Ben HDP’nin ırkçı bir parti olduğunu, Türk Milletinin asli unsurlarından olan Kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil etmediğini defalarca beyan etmiş bir siyaset adamıyım. Benim siyasi hayatım boyunca bir HDP’li ile aynı kaldırımda yürümem bile söz konusu olmamıştır. HDP mevcut siyasi duruşu ile terör örgütünün uzantısı olduğu şeklindeki algıyı da her geçen gün güçlendirmektedir. Kendilerini solcu olarak lanse edip, ırkçılık ve ayrımcılık yapan faşist kafalı HDP yöneticilerinin şahsımı hedef alan söylemleri sadece bunlardan da ibaret değildir. Özellikle HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU daha önce de “ Geçici sığınmacılar” ile ilgili açıklamalarım sonrasında, beni ırkçı ve faşist olarak nitelendirerek, TBMM’de özel basın toplantısı yapmak suretiyle, kamuoyuna adeta “Linç Edin” şeklindeki açıklama ve Sosyal Medya paylaşımları ortadadır.

Bu paylaşımların altına yapılan yorumlarda “Tehdit, sövme ve hakaret” suçlarının yüzlerce defa tekrar edildiği de görülmektedir.”

“ŞAHSIMA YÖNELİK HAKARET, TEHDİT, KÜFÜR GİBİ PAYLAŞIM MESAJLARININ ARTMASINA SEBEBİYET VERMİŞTİR”

“HDP Genel Merkezinin yönlendirmesi ile HDP’li siyasilerin bana yönelik sistematik saldırıları ve hedef gösterme girişimleri halen yoğunluğunu artırarak devam etmektedir.

Son olarak; Bolu Belediyesinde çalışan bir kadın personelin iş akdi sonlandırılacağı kendisine iletilince, ilgili çalışan istifa etmiş, bu şekilde Belediyemizle ilişiği kesilmiştir.

Personelimizin ilişinin kesilme nedeni, defalarca ikaz edildiği halde işyerinde ve sosyal medyada siyasi paylaşımlar yapmasıdır. Belediye personelinin tamamı defalarca sözlü ve yazılı olarak uyarılmış, “Belediyenin kamu hizmeti verdiği” bu sebeple, çalışanların hiçbir siyasi partinin lehine veya aleyhine paylaşım yapılmaması konusunda uyarılmıştır. Bu uyarının yapılması “Kamu Kuruluşu olarak faaliyet gösteren” bir kamu kurum yöneticisinin hakkı ve olması gereken bir yaklaşımdır. Ancak bu konuda sosyal medya üzerinden “Tweet “ atarak konuyu başka mecralara çekmeye çalışan kişi yine HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu olmuştur. Şüpheli Gergerlioğlu 09.03.2022 tarihli tweetinde olayı maksatlı bir şekilde işçisinin Kürt etnisitesinden dolayı işine son verildiği şeklinde son derece asılsız bir itham ile kamuoyuna sunmuştur.  Konuyla ilgili benim cevabi 10.03.2022 tarihli 2 adet paylaşımım ektedir. Sosyal Medya üzerinde yaptığım açıklamada bahse konu personelin alt kimliği ile çıkış işleminin bir alakası olmadığı vurgulanmıştır. Kaldı ki, ben ve arkadaşlarım kimsenin alt kimliği ile meşgul olmayacak kadar Sosyal Demokrasiyi içselleştirmiş insanlar olduğumuz kamuoyunca bilinmektedir. Bahsi geçen kadın personelimizin eşi halen Belediyemizde çalışmaktadır. Bu bile personelin etnik kökeni ile çıkartma işlemi arasında illiyet bağının olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.  Ancak HDP Milletvekili Gergerlioğlu bu açıklamalarımızdan sonra da durmamış, 12.03.2022 tarihli sosyal medya paylaşımı ile asıl düşüncesinin ırkçılık yaparak, beni bölücü zihniyetli kişilerin hedefi yapmak olduğunu göstermiş, hatta partime çağrı yaparak benim partimden atılmamı isteyecek kadar da haddini aşmıştır.  Yine Genel Merkezlerinin talimatı doğrultusunda başta HDP İstanbul İl Başkanı ve İstanbul HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu olmak üzere HDP destekçisi çok sayıda siyasetçi ve değişik mesleklere mensup kişilerin ateşe benzin döker misali beni “Irkçı ve faşist” olarak nitelendiren sistematik tweetleri şahsıma yönelik hakaret, tehdit, küfür gibi paylaşım mesajlarının artmasına sebebiyet vermiştir. Halen dahi Kocaeli HDP Milletvekilinin “ halkı kin ve nefrete yöneltmeye çalıştığı, ırkçı, ayrımcı açıklama ve tweetlerinin devam ettiğini ekleyebiliriz.

“HDP EMPERYAL GÜÇLERİN MAŞASI İLLEGAL BİR YAPILANMADIR”

“HDP Genel Merkezi ve HDP’li ırkçı faşist siyasiler şunu iyi bilmelidir. Tanju ÖZCAN seçilmiş bir Belediye Başkanıdır.  Öncesinde de 24,25,26 ve 27. Dönemler seçilmiş Bolu Milletvekilidir. Siyasi duruşu ve çizgisi hiç değişmeden siyasetini yapmış, Atatürkçü, çizgileri net olan bir Türk Milliyetçisidir. HDP ise kurulduğundan bu yana Kandil sözcüsü gibi hareket etmiş, terör örgütünü kınamak bir yana, sözcüleri aracılığıyla bölücü örgütü destekleyen, cesaretlendiren açıklamalar yapmış, halkı birbirine düşürmekten başka ideali olmayan emperyal güçlerin maşası illegal bir yapılanmadır.  Defalarca tekrar ettiğim gibi HDP Kürt kardeşlerimin temsilcisi asla değildir. HDP bu ülkede etnik kimlikleri üzerinden insanları birbirine düşürmeye çalışan emperyal güçlerin ve onların kurup yönettiği bölücü örgütün tetikçisidir.”

 “KORKUM” BULUNMAMAKTADIR”

“Sözcülerinin sürekli olarak benim gibi kucaklayıcı, Kürdü - Türkü vatandaşlık anlamında eşit gören, ulus devletçi, üst kimlik Milliyetçilerini hedef alması planlı bir provokasyonun bir parçasıdır. HDP ve bölücülerin hedef aldığı Tanju ÖZCAN insanlara etnik kökeninden bağımsız olarak bakan, bu ülkenin bekası için Kürt- Türk demeden bölücü ayrılıkçı klikleri dışlayan ve kınayan sorumlu bir siyaset adamıdır. Bu ülkede Fetö, PKK, DHKP-C demeden bütün terör örgütlerini lanetleyen, 84 milyon vatandaşının ikbalini, kendi ikbalinin önüne koyan bir vatanseverdir. Ortada, HDP Genel Merkezince planlanan, sonuçlarının nereye varacağı belli olmayan bir dizi suç işlenmektedir.  Tanju ÖZCAN olarak benim bu bölücü, ırkçı, sapkın, faşist zihniyet ve yandaşlarından kaynaklı “Korkum” bulunmamaktadır.

Kendimi ve ailemi bu bölücülere karşı Mustafa Kemal Atatürk’ün kuruduğu Türkiye Cumhuriyetine, mensubu olmaktan onur duyduğum büyük Türk Milletine ve kayıtsız şartsız inandığım Yüce Allah’a emanet ediyorum. Zaten muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki asil kanda fazlasıyla mevcuttur.  Bu şikâyetimi de, sapkın bir şekilde benim üzerimden etnik çatışma çıkarmaya çalışan bölücü zihniyetin bu çabalarının sonuçsuz kalması için, istenmeyen olayların yaşanmaması ve tarihe kayıt olarak düşmesi için yapıyorum.”

“TEMİZ ELLER OPERASYONU YAPACAK OLAN ADAMIN PARMAKLARI TEMİZ OLACAK, ELİ TEMİZ OLACAK”

Geçtiğimiz hafta, AK Parti İl Yönetim Kurulu üyelerinden oluşturulan bir ekip tarafından üç aylık çalışma sonucu hazırlanan şikayet dosyaları bugün Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildi. Göreve geldiğinden bu yana sürekli olarak Bolu ve ülke gündemine, yaptığı açıklamalarla damgasını vuran Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında AK Parti Bolu İl Başkanlığı, tarafından aylarca üzerinde çalışılan şikayet dosyaları Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildi.

Bunun üzerine Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan yaptığı basın açıklamasında ikinci bir konu olan AK Parti Bolu İl Teşkilatına tepki gösterdi. ‘Ben dertlerini biliyorum’ diyerek konuşmalarına başlayan Başkan Özcan yaptığı açıklamada, “Nedir dertleri? Ben biliyorum. Savcılık üzerinden müfettiş çağırmak. Çağırın kardeşim bizim abdestimizden şüphemiz yok. Ama böyle bu tür algı yaratmaya yönelik işler ancak size yakışır. AK Partinin İl Başkanı… Bunu görünce aklıma, Belediyeye kazık attığı hurdalar geliyor. Aklıma ne geliyor? 153 bin dolar tutarında 9 ayda LED ekrana belediyenin ödediği paralar geliyor. Şimdi bu arkadaş temiz eller operasyonu yapacak ya… Düğmeye basıyormuş. Temiz eller operasyonu yapacak olan adamın parmakları temiz olacak, eli temiz olacak. Ne yapmaya çalışıyorlar, bu küçük akıllarınca? Beni görevden aldırmaya çalışıyorlar. Yapabilirler mi? Yapamazlar. Kayyum atanabilmesi için terör örgütü ile bağlantın olmak zorunda. Benim hiçbir terör örgütü ile bağlantım olmadığını, en iyi devlet biliyor” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128