Hemşerimizden Bolu çıkartması

Abant Tabiat Parkı’nda bulunan Büyük Abant Oteli’nde düzenlenen, Yargı Etiği ve Uyum Yasaları seminerine katılmak için Bolu’ya gelen hemşerimiz HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz önce belediyeyi ziyaret etti.

Hemşerimizden Bolu çıkartması
Haber; Aysun BEYKOZ

Büyük Abant Oteli'nde 2 gün sürecek, 'Yargı Etiğinin Güçlendirilmesi Projesi' toplantısı için Bolu’ya gelen HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, Bolu Belediyesi’ni ziyaret ettikten sonra HSYK tarafından düzenlenen seminere geçti. 2 gün sürecek toplantıya HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, HSYK 1'inci Daire Başkanı Halil Koç, HSYK 3'üncü Daire Başkanı Metin Yandırmaz, HSYK Genel Sekreteri Bilgin Başaran, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı Michael Ingledow ve akademisyenler katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan HSYK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz, Fethullahçı Terör Örgütü’nün yargıyı silah haline getirdiğini söyledi. Yılmaz, “Bizi yazılı bir etik kuralımız olmadı. Ama Türk hakim ve savcısı her zaman hakim ve savcı nasıl olması gerekiyorsa yazılı olmayan kurallarla oluşan davranışlara uygun hareket etti. 93 yıllık Cumhuriyetimizde Türk yargısı bir başarı destanı yazdı. Yargı tarihine baktığımızda 2007’ye kadar Türk yargısı tüm eksikliklere rağmen çok onurlu, güvenilir yargı hizmeti verdi. O tarihe kadar da kamuoyu yoklamalarında güvenilirlik oranımız hiç yüzde 80’in altına düşmedi. Ne olduysa 2007 yılından itibaren başladı. Ben hep o tarihi 2007 tarihini defalarda konuşmalarımda zikrediyorum ama bu çok önemli. İleride yargı tarihi yazılırken bu döneme özellikle işarete dilecek zaten. Bütün imkansızlıklara rağmen 2007 yılına kadar yüzde 80 güvenilirliği tutturan Türk toplumu nezdinde çok saygın yeri olan Türk yargısı o tarihten itibaren yavaş yavaş tartışılır hale gelmeye başladı” diye konuştu.

Mehmet Yılmaz, “Ne oldu da böyle oldu. Hakim ve savcılarımız arasına 40 yıldır sürdürülen bir sinsi teşkilat, 40 yıl boyunca sıza sıza 2007 yılına ulaşıldığında teşkilatın büyük bir çoğunluğunu büyük bir ağırlıklı grubunu oluşturur hale geldi. Yargıda en kilit noktaları bu grup ele geçirdi. Ne sayesinde yine bu çetebaşının, o örgütünün çete liderinin direktifleri doğrultusunda gizli gizli örgütlenerek, saklanarak her kurumda olduğu gibi yargı kurumunda da personel, teftiş gibi önemli yerleri elde ederek yargıda örgütlendiler. En nihayet yargının en kilit makamlarını ele geçirerek 2007 den itibaren yargıyı kendi örgütlerinin silahı haline getirdiler. O dönemde açılan ve defalarda her toplantıda adlarını saydığımız artık herkesin öğrendiği ergenekon, askeri casusluk, Oda TV, Fenerbahçe şike, selam tevhit, 17-25 Aralık gibi soruşturmalarda adalet ülküsünden uzaklaştılar. Sadece ve sadece kendi örgüt menfaatleri ile hareket eder, kendi rakiplerini yargı yoluyla tasviye yöntemini seçtiler” ifadelerini kullandı.

Yargıtay seçimlerinde Fethullahçı Terör Örgütü’nün liderine göre seçim yapıldığı ve bu durumdan utandığını ifade eden Yılmaz, “Bugün artık elimize ulaşan birçok itirafta gerçek bir hukukçunun tüylerini ürpertecek beyanların yer almasından biliyoruz. Ben bu Avrupa yargı ağı kurulu bizim gözlemci sıfatıyla olan üyeliğimiz, askıya alacağını belirtince onlara şunu söylemiştim. ‘Avrupa yargı ağı yöneticileri elimizdeki ifadeleri okuduğunda tüyleri ürperecek, hukuk adına utanacaklar’ demiştim. Ben hukukçu olarak çok utanıyorum. Utanmayanlar düşünsün. Öyle beyanlar var ki orada benden önceki başkan vekilinin kendi beyanı, çeteye ne zaman girdiğini ne zaman örgüt üyesi olduğunu ve örgüt menfaatlerine nasıl çalışmalar sergilediğini açıkça anlatıyor. Hele bir bölüm var ki, Yargıtay’a üye seçiminin belirlendiği bir bölüm. Açıkça o güçlenen ve şımaran örgüt diyor ki, ‘Liderimizden talimat aldık. Pensilvanya’daki liderimiz 140 üyeden aşağı Yargıtay üyeliği kabul etmiyor’ Şuna bakar mısınız. Yargıtay üyeliği liyakat ve ehliyete göre seçilmiyor. Pensilvanya’daki bir liderin dayattığı bir listeye göre Yargıtay üyesi seçiliyor. Bu tüyler ürpertmiyor mu? Yine o yüksek yargıdaki ve bugün kurul üyesi olup da üyeliği düşen bir arkadaşımızın beyanı dairemize dosya Pensilvanya’ya götürüldü. Pensilvanya’da çete lideri Fetullah Gülen’in talimatı gereği sonuçlandırıldı. Birçok dosya da bu şekilde yapılırdı. Önemli dosyaların fotokopisi çekilir ilgili kişiye iletilir niçin yapıyorsun bunu o ilgili kişiden nemalanmak adına hani nerede o adalet kavramı, batının çok önem verdiği bizim baş tacı ettiğimiz hepimizin baştacı olan adalet kavramı nerede tüyler diken diken oluyor. Olması lazım. Dosyadaki delillere göre değil, bakaya göre değil, Pensilvanya’daki örgüt liderinin talimatıyla sonuçlandırılan dosya. Bunu duyunca her hakimin tüylerinin diken diken olması lazım. Olmayan düşünsün. Benim tüylerim diken diken oluyor” diye konuştu.

HSYK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz, “Yine binlerce bin 900 tane hakim ve savcının neredeyse sınavda yolsuzluk yapılması suretiyle önceden sınav soruları kendisine verilerek. Gizli örgüt evlerinde sınav soruları verilerek sınava hazırlandıkları ve daha sonra yine biraz önce söylediğim gibi bakanlığı personel bölümünü ele geçirmek dolayısıyla yapılan mülakatlarda gelen listeler üzerinden örgüt elemanlarının teşkilata yerleştirildiğini ve tüm bunların da görev yaparken adaletten önce örgütün menfaatlerini koruyup kolladıkları açık beyanlarla sahip yüzlerce hakimin ifadesi var şimdi. Nerede kaldı hakimin tarafsızlığı nerede kaldı hakimin adalet ülküsüne bağlılığı, Türk yargısı maalesef bu çete elemanları tarafından kuşatılmıştı” dedi.

Menderesleri asan hakimlerin utanç içinde yaşadıklarını söyleyen Yılmaz, “En büyük hakimin savcının tarih olduğunun bilinciyle yaptığımız her icraatın bilinciyle yapacağız. Bu memlekette Menderesleri asan hakimlerin utanç içinde yaşadıklarını unutmayacağız. Biz de tarihe utanç içinde yer almayacağız. Bunun bilincinde görev yapacağız. Yine Allah huzuruna kul hakkıyla çıkmayacağız. Başaracağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 16 Aralık 2016, 20:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128