Hiçbir Adaydan Henüz Duymadım

Erol YILDIZ yazdı...

 Hiçbir Adaydan Henüz Duymadım

Şimdi herkese soruyorum. Dünü hatırlayan var mı? Dün, yani 8 Mart gününde bir çok etkinlik yapıldı. Ne için yapıldı bunların tamamı. Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutlamak için. Sonunda kutladık. Birlikte coştuk. Birlikte şarkılar söyledik. Beraberce kadınlarımıza verilen haklardan söz ettik. Bu milletin en alt kademesinden en üst kademesine kadar herkes kutladı ve içini döktü. Tek vücut olduk. “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun” diye bağırdık. Bazıları belki beni biri görür de kendime menfaat sağlarım diye bağırdı, bazısı ise gelecek seçimlerde bir oy daha fazla alırım düşüncesiyle halka yağcılık yaptı. Nerede bunun gerçekliği? Hiç düşündünüz mü?

Ne çabuk unuttuk öldürülen genç kızlarımızı. Öldürüldüğü gün ahlar çektik, şimdi nerede? Bitti. Unutuldu. Sokaklarda ne zaman karşılarına bilemedikleri şiddet çıkar diye bekliyoruz. Sınır bölgelerine uzaklara gitmeye gerek yok. Yakınımızda içimizde bu şiddet. Sokaklarda, parklarda, okul önlerinde belki de. Bilinmez nereden geleceği. Karanlık her taraf. Sokaklar karanlık, beyinler karanlık, yürekler karanlık. Çok çabuk unuttuk Özgecan’a yaşatılanları. Buna rağmen dünya emekçi kadınlar gününü anıyoruz.

Yılda toplam yedi yüz kadınımız şiddet mağduru. Dövülmüş, darp edilmiş, sakatlanmış, öldürülmüş. Bütün hırsını ondan almış boş beyinler. Sebebi ise ortada. Eğitimsizlik, bağnazlık ve kıskançlık. Bir şey görememenin etkisi. Hayat tarzında kadının yeri olmadığını fark edenlerin, acımasızlığı. Denecek çok şey var aslında. İnsanlar aç. İnsanlar sokakta. İnsanlar iş bulamıyor. İnsanlar öyle bir geleneklerden uzaklaşmış ki, bir şey bulamadığında, üzerine giydiği kendi modasına uyduğunu sandığı beli düşük kotların altına sığınan ne olduğunu bilmezlik. Bir yerlerden ucuza temin ettiği araçlarla gövdesini yarı beline kadar camdan çıkarıp, sonuna kadar müziğini açıp sesini dışarı dinletenlerin gençlerimize sarkmaları. Yok çünkü bir şey. Hayatında bir kitap açıp okumamış. Başıboş, haylaz.

Ben yakınımdan örnek vereyim. Karaçayır’a spor tesislerine gidin bir kere. Orada okulundan sonra akşamüzeri spor için giden genç kızlarımız var. Etraf sanki patates tarlası gibi oyuk. Çevrede bir ışık yok. Buradan şehre inen kızlarımıza biri yaklaşsa sonucu ne olur? Herkese sormak lazım. Biz sadece her yıl caddelerde kaldırım taşlarına paralar vererek, hala güzelleştiremediğimiz o yerlerin yerine, bu sorunlara yaklaşmalıyız. Kutlama değil, ileride üzülmemek için çalışmak gerekiyor. 

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2015, 11:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128