banner57

banner66

banner75

27 Kasım 2014 Perşembe

İğne Oyası gibisi yok

İğne Oyası, Bolulu hanımların yıllardan beri gözdesi olmayı sürdürüyor.

24 Eylül 2013 Salı 21:47
Bu haber 3213 kez okundu
İğne Oyası gibisi yok
 Seben, Mudurnu ve Gerede’de ev hanımlarının önemli bir geçim kaynağı olan İğne Oyaları sonbaharın gelmesiyle daha fazla talep görmeye başladı. Özellikle ilçelerde açılan iğne oyası kurslarıyla becerilerini daha da geliştiren Bolulu hanımlar hem boş vakitlerini değerlendirmenin hem de para kazanarak aile bütçesine katkı sağlamanın keyfini yaşıyorlar.

İğne oyası, gereci genellikle iğne olan, iğnenin çekilmesiyle meydana gelen düğümlerin ya da ilmiklerin üst üste tutturulması işlemidir. Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre; oya sözcüğünün başka dillerde karşılığının bulunmaması bu sanatın Türklere ve özellikle Türk kadınına özgü bir sanat olduğunu göstermektedir. Geleneksel kültürümüzün ve kaybolmakta olan el sanatlarımızın en önemli örneklerinden biri ve sadece Türk insanına özgü iğne oyaları, düz renkli veya basma yemenilerin, kreplerin, mendillerin, gömleklerin önlerine, yaka ve kollarına renkli ipek, pamuklu ve naylon ipekle, iğne ile yapılan çok zarif bir dantel türüdür. İğne oyası motifleri oluşturulurken renkler açık-koyu, koyu-açık olarak kullanılmaktadır. Bunun nedeni ise iki veya üç boyutlu olan oyalarda motiflerin vurgulanması ve monotonluğun kırılmasıdır. İğne oyası için aranılan en önemli özelliğin sık ve muntazam olması vurgulanmakla beraber desen seçiminde de kendi zevkleri ön plana çıkmaktadır. Oyalar genellikle yazma ve fular kenarına uygulandığından daha çok bohça içinde muhafaza edilmektedir. Sertleşme yöntemi olarak en çok sabun kolası kullanılmaktadır. İğne oyası yapan bireylerin araç olarak; iğne ve tığ, gereç olarak da; daha çok sentetik ip kullandıkları gözlenmiştir. İğne oyalarının uygulama alanları çeşitlilik göstermekle beraber daha çok tülbent, namaz örtüsü, oda takımlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. El emeği göz nurunun en küçük motifine kadar yansıdığı oyalar onu dokuyan kadınların duygularının ve sanat gücünün terkibinden doğan birer sanat abidesi durumundadır. Geleneksel kültürümüzde sözsüz konuşma aracı, 200'e yakın çeşidi olan sadece iğne ile ipeğin ağırtılarak boyanmasıyla yapılan yazma oyaları, geleneksel motiflerle birlikte günlük oyalardan esinlenerek alınan yeni motiflerle de zenginleşerek yaşamaya devam etmekle beraber eski önemini yitirmektedir. Önlemler alınıp oya yapan bireylerin maddi ve manevi yönden desteklendiği takdirde diğer el sanatlarımız gibi oyalarımızda da kaybolma tehlikesini önlemiş oluruz. İğne oyası sanatçıları iğne oyası yaparken, ümit, sevgi, acı, pişmanlık, öfke, düş kırıklığı, mutluluk, coşku gibi insan duygularını hatta toplumsal olayları ve ulusal kahramanlarla ilgili duygu ve düşüncelerini renkler ve şekillerle anlatmaktadırlar. Örneğin gelin hamile olduğunu al renkli güllü oyalarla, bahtsızlığını, mezar taşı adlı kahverengi oyalarla, kavgalı ise kırmızıbiber motifleri ile süslü oyalarla anlatırdı.





banner23

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY

    ?Mevcut milletvekillerinden memnun musunuz?

    SAYFALAR
    ARŞİV

    banner76