İktidar hedef göstermekten vazgeçmelidir

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği, Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarının son bulması için bildiri yayınlayan ve imza toplayan 1100 Akademisyen’e sahip çıktı. Denek yaptığı yazılı açıklama; “Üniversite yönetimleri talimatla açılan soruşturmaları derhal durdurmalıdırlar” dedi.

İktidar hedef göstermekten vazgeçmelidir

Haber: Semih BAYKAL

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği yaptığı basın açıklamada şunları ifade etti; “Başta siyasal iktidar ve bazı çevreler,  kendi siyasi çıkarları adına toplumu hızlı bir kamplaşmaya, ülkeyi ise adeta bir iç savaşa götürmektedir.  Öncelikle belirtmeliyiz ki, “Ya bizdesin ya onlardan” söylemi üzerine kurulmuş olan ve yurttaşları birbirleriyle karşı karşıya getirerek toplumsal barışı tehdit eden bu zihniyet hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Evrensel insan haklarına,  hukuka ve demokrasiye dayalı olarak barış içerisinde bir arada yaşamak Türkiye toplumunun en doğal hakkıdır ve bu hakkın sonuna kadar savunulması gerekmektedir. Toplumu kutuplaştıran ve ülkeyi bir iç savaş atmosferine sokan zihniyetin son yansıması bir grup akademisyenin belirli çevreler tarafından doğrudan hedef gösterilmesi olmuştur. Nefret söylemine maruz kalan akademisyenler, adeta bir linç kampanyası ile karşı karşıya kalmışlar, can güvenliklerinden endişe eder hale gelmişlerdir. Bir mafya şefinin, bu ülkenin üniversitelerinde görev yapan akademisyenleri “Oluk oluk kanlarını akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” diyerek tehdit etmesi, hem iktidarın kimleri cesaretlendirdiğini hem de durumun vahametini bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır” diye ifade etti.

“ELEŞTİREL AKIL, BİLİMSEL ÜRETİMİN OLMAZSA OLMAZIDIR”

Dernek açıklamasının devamında şunları söyledi; “ Evrensel bir kurum olarak üniversiteler, bilimin üretildiği yerlerdir ve özgür düşünce ile eleştirel akıl, bilimsel üretimin olmazsa olmazıdır. Akademisyenler yaşadıkları ülkeye karşı sorumluluğu olan bilim insanlarıdırlar. Bu sorumluluk ise insan haklarını, demokrasiyi, özgürlükleri, barışı savunmayı kaçınılmaz olarak beraberinde getirir. Akademisyenler iktidarları eleştirirken yurttaşların çıkarlarını savunurlar, çünkü toplumsal ilerleme ve “muasır medeniyetler seviyesine erişmek için bu bir zorunluluktur. ‘Muasır medeniyetler’ ise bilimsel üretim ve eleştirel aklın merkezi olan üniversitelerin özerkliğini tanır, akademisyenlerin eleştirilerine kulak verir, önerilerini gündemlerine alırlar. Özgür düşünceyi, ifade özgürlüğünü ve eleştirel aklı baskı altına almak, insan hakları ve demokrasinin gerçek anlamıyla yürürlükte olduğu toplumlar açısından kabul edilebilir değildir” diye söyledi.

“ÜNİVERSİTE YÖNETİMLERİ, TALİMATLA AÇILAN SORUŞTURMALARI DERHAL DURDURMALIDIRLAR”

Son olarak Akademisyenler hakkında açılan soruşturmalara da değinen Dernek; “ Bu bağlamda, bir grup akademisyen tarafından hazırlanan ve kimi üyelerimizin de imza atmış olduğu metni, üniversitelerde olması gereken düşünce ve ifade özgürlüğünün bir yansıması olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz. Akademisyenler, uzmanlık konuları ile ilgili toplumsal sorumluluklarını yerine getirerek iktidara bir çağrıda bulunmuşlardır. Bu çağrının tüm toplum tarafından dikkate alınması gerekmektedir. Metne ve imzacılarına yönelik saldırılar, üniversite özerkliğini, özgür düşünceyi ve aklı hedef alan saldırılar olup hiçbir şekilde kabul edilemez. İktidar bir an önce üniversiteleri ve akademisyenleri hedef göstermekten vazgeçmelidir. Üniversite yönetimleri ise talimatla açılan soruşturmaları derhal durdurmalıdırlar. Aksi bir tutum, toplumsal kutuplaşmayı ve gerilimi artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Dahası, akademisyenlere yönelik şiddet kampanyasına dönüşebilecek gelişmeler yaşanacak ve maalesef telafisi olmayacak sonuçlar doğacaktır” dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2016, 16:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128