İletişim Başkanlığı’ndan gündem raporu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan gündem bilgilendirme raporu yayınlandı.

İletişim Başkanlığı’ndan gündem raporu

Haber: Aysun Beykoz

Raporda bölgede ve dünyada öne çıkan konulara değinildi.

Kovid-19 9 Mayıs 2020 saat 19.30 itibarıyla dünya genelinde Kovid-19 vaka sayısı 4 milyon 57 bin 781 kişiye, can kaybı 277 bin 944’e, iyileşenlerin sayısı ise 1 milyon 414 bin

721’e ulaştı.

ABD’de Kovid-19 salgınında, son 24 saatte vaka sayısı 1 milyon 317 bin 263’e,

hayatını kaybedenlerin sayısı 78 bin 805’e yükseldi.

o ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) teşhisi için evde

yapılabilen bir teste onay verdi. FDA'dan yapılan yazılı açıklamada, Rutgers

Üniversitesinin geliştirdiği ve salya numunesiyle evde yapılabilen teste "acil

durum onayı" verdiğini duyurdu. Rutgers Üniversitesi Biyoloji Laboratuvarı

Teknoloji Geliştirme Direktörü Andrew Brooks, konuya ilişkin yaptığı

açıklamada, "Aldığımız onay ile insanların testlere ulaşımını genişletiyoruz."

ifadesini kullandı.

İspanya’da Kovid-19 salgınında vaka sayısı toplamda 262 bin 783, hayatını

kaybedenlerin sayısı 26 bin 478 olarak kaydedildi.

İtalya’da Kovid-19 salgınında vaka sayısı toplamda 218 bin 268, hayatını

kaybedenlerin sayısı 30 bin 395 olarak kaydedildi.

İngiltere’de Kovid-19 salgınında vaka sayısı toplamda 215 bin 260, hayatını

kaybedenlerin sayısı 31 bin 587 olarak kaydedildi.

o İngiltere’de aralarında Amazon, the Royal Mint ve Jaguar Land Rover’ın da yer

aldığı bazı firmalar sağlık çalışanlarına kişisel koruyucu donanım (KKD)

malzemesi temin etmek için adım attı. Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı’ndan

yapılan açıklamaya göre 200’den fazla üretici firma tespit edildi. Bazıları 25

milyondan fazla KKD üretebileceğini ve 12 milyon metrekarelik kumaştan

eldiven, önlük ve korumalık yapabilecekleri açıkladılar.

Rusya'da Kovid-19 salgınında toplam vaka sayısı 134 bin 687’ye, hayatını

kaybedenlerin sayısı bin 280’ye ulaştı.

Fransa'da, Kovid-19 salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 9 Mayıs 2020 sabah

saatleri itibarı ile 243 kişi artarak 26 bin 230'a çıktı. Sağlık Bakanlığından yapılan

açıklamaya göre, virüs tespit edilen kişi sayısı son 24 saatte 642 artışla 210 bin 86'ya

ulaştı. Kovid-19 nedeniyle 2 bin 868'i yoğun bakımda olmak üzere, 22 bin 724 kişi

hastanelerde tedavi görüyor. Yoğun bakımda bulunanların sayısı bir aydır düşüyor.

İyileşen kişi sayısı da 755 artarak 55 bin 782'ye ulaştı.

Fransa'da hükümet Kovid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirlerin kademeli olarak

gevşetilmesine yönelik ilk adımın 11 Mayıs'ta atılmasına karar verdi. Buna göre,

11 Mayıs'tan itibaren dolaşım serbest hale gelecek ancak 100 kilometrenin

üzerindeki seyahatlere zorunlu hallerde izin verilecek. Ülkede 11 Mayıs'ta kafe ve

restoranların dışında iş yerleri, mağazalar, kuaförler, küçük müzeler ve

kütüphaneler açılacak. Toplu taşıma araçlarında ve taksilerde maske takmak

zorunlu olacak, bu kurala uymayanlara 135 avro para cezası verilecek.

Almanya’da Kovid-19 salgınında toplam vaka sayısı 170 bin 875, hayatını

kaybedenlerin sayısı 7 bin 510 olarak kaydedildi.  Koronavirüs tedbirleri kapsamında kapatılan karayolu sınır kapılarının açılması yönünde görüş beyan eden eyaletler ile Federal içişleri bakanlığı arasındaki tartışmalar devam ediyor. Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer Almanya’daki koronavirüs vakalarının azalmasında en önemli etkenlerden birinin sınırların kapatılması olduğunu ve günlük vaka sayıları kabul edilebilir seviyeye gelmeden sınırları açmanın bugüne kadar yapılan tüm çalışmaları heba edeceğini savunurken, eyalet hükümetleri ise sınırların kapalı kaldığı süre boyunca birçok kişinin mağdur olduğunu ve eyaletleri ciddi ölçüde ekonomik zarar uğrattığını ifade ederek sınırların bir an önce açılmasını talep ediyorlar. Federal İçişleri Bakanı Seehofer sınırların tamamen kapatılmadığını ve kontrollü geçiş

sağlan bildiğinin altını çizerken, bu durumun en az 15 Mayıs’a kadar bu şekilde

devam edeceğini ifade etti.

Brezilya’da, Kovid-19 salgınında toplam vaka sayısı 147 bin 261’e ulaştı. Ülkede can

kaybı ise 10 bin 44 olarak kaydedildi

İran'da Kovid-19 salgınında toplam vaka sayısı 106 bin 220, hayatını kaybedenlerin

sayısı 6 bin 589 olarak kaydedildi.

Çin Ulusal Sağlık Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, salgından dolayı ülkede

son 24 saatte 1 yurt dışı kaynaklı yeni vaka tespit edildiğini ve 15 yeni asemptomatik

vaka tespit edilirken, can kaybı yaşanmadığı belirtildi.

Kanada’da, Kovid-19 salgınında, son 24 saatte vaka sayısı 66 bin 780’e ulaştı.

Ülkede can kaybı ise 4 bin 628 olarak kaydedildi.

Özbekistan’da, 9 Mayıs saat 10:00 itibariyle Koronavirüsünün teşhis edilen kişi

sayısı 2336 olarak bildirildi. Son 24 saat içinde ülke genelinde 119 kişi daha taburcu

olarak, günlük iyileşme sayısında yeni rekor kaydedildi. Cumhurbaşkanı Mirziyayev’in talimatları üzerine Tacikistan’a insani yardım olarak 8 Mayıs tarihinde Taşkent’ten Duşanbe’ye 10 adet suni solunum cihazı, ilaçlar, tıbbi koruyucu ekipman gönderilmiştir. 8 Özbek doktor-virologlar da koronavirüsle mücadelede yardımcı olmak ve deneyimlerini paylaşmak için Tacikistan’a gönderilmiştir.

Japonya’da Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı tarafından Covid-19 salgınına

ilişkin yapılan açıklamada, son 24 saat içinde vaka sayısının 15,628’e ulaştığı ifade

edildi. Ayrıca salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısının ise 601

olduğu bildirildi.

Güney Kore'nin başkenti Seul'da geçen hafta gece kulüplerine giden ve yeni tip

koronavirüs testi pozitif çıkan kişiyle bağlantılı vaka sayılarının artması üzerine

gece kulüplerinin ve barların kapatılmasına karar verildi. Ülkede Kovid-19 vaka

sayısı 10 bin 840'a ulaşırken, virüs nedeniyle 256 kişi hayatını kaybetti.

Mısır Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada 495 yeni koronavirüs vakası tespit

edildiği, vaka sayısının 8476’ya yükseldiği, 1945 kişinin tedavi edilerek taburcu

edildiği, 21 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam vefat sayısının 503’e ulaştığı

duyuruldu.

Kovid-19 kaynaklı can kayıpları Suudi Arabistan'da 239'a, Kuveyt'te 49'a,

Tunus'ta 45'e, Katar'da 13'e yükselirken, Fas, Umman, Yemen ve Lübnan'da

vaka sayıları arttı.

Türkiye

• Türkiye’de 9 Mayıs 2020 saat 19.30 itibarıyla Kovid-19 vaka sayısı 137 bin 115,

iyileşenlerin sayısı 89 bin 480, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 3 bin 739 olarak

kaydedildi. Bugün iyileşenlerin sayısı 3 bin 84 oldu.

• Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla

mücadele kapsamında Sancaktepe ve Atatürk Havalimanı'nda yapımı devam eden

hastanelerde incelemelerde bulundu.

o Tarabya'daki Huber Köşkü'nden öğle saatlerinde helikopterle ayrılan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Nisan'da yapılacağı duyurulan Sancaktepe'deki Çok

Amaçlı Acil Durum Hastanesi'ne geldi.

o Erdoğan'a Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İletişim Başkanı Fahrettin

Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da eşlik etti.

o İnşaat alanında ve hastane binasında incelemelerde bulunan Erdoğan'a, bir

hasta odasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

• Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), ramazan ayı ve yeni tip

koronavirüs salgını nedeniyle Kenya'da 1500 aileye gıda paketi ve hijyen seti

dağıtımına başladı.

• Beşiktaş'ta bir futbolcu ve bir kulüp çalışanında yeni tip koronavirüs testinin pozitif

çıktığı açıklandı.

 Avrupa

• Almanya'nın Köln kentinde genel merkezi bulunan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

(DİTİB) bünyesindeki Sosyal Dayanışma Merkezine (ZSU) gece kimliği belirsiz

kişilerce taşlı saldırı düzenlendi. Subbelrather Caddesi üzerindeki, cenaze nakil ve

defin başta olmak üzere kitabevi, seyahat ve sigorta hizmetleri veren merkeze 00.30

sularında yapılan saldırı sonucu binanın camları kırıldı ve merkezde hasar oluştu.

Gece nöbetçisi personel tarafından fark edilen taşlı saldırının polise intikal

ettirildiği, polisin binada inceleme yaptığı ve konuyla ilgili soruşturma başlatıldığı

öğrenildi.

Orta Doğu

Irak'ın Salahaddin vilayetine bağlı Tuzhurmatu ilçesinin güneybatısında terör

örgütü DEAŞ tarafından düzenlenen saldırıda 4 kişi yaralandı.

2. Ulusal Makamlardan Resmî Açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

(Avrupa Günü Mesajı)

Bugün, Avrupa Birliği fikrine hayat veren Schuman Deklarasyonu’nun kabul

edilmesinin 70. yıldönümüdür. Avrupa Birliği’ne adaylık statümüzün tescil

edildiği 1999 yılından bu yana “9 Mayıs Avrupa Günü”nü tüm Avrupa halklarıyla

birlikte ülkemizde de kutluyoruz. Schuman Deklarasyonu’nun ardındaki

düşünceler, tüm dünyayı yıkan bir savaşın ardından Avrupa’nın küllerinden

yeniden doğmasını, ülkelerin farklılıklarını ve düşmanlıklarını bir kenara

bırakarak barış, güvenlik, kalkınma ve refah için biraraya gelmesini sağlamıştı.

Bugün yine yıkıcı bir felaket ile karşı karşıyayız. Bu kez ortak düşmanımız, hiçbir

sınır tanımayan, sadece sağlığımızı değil refahımızı, sosyal düzenimizi ve insani

bağlarımızı tehdit eden bir virüs. Bu gözle görülmeyen küçük düşman bize, son

dönemde unutma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığımız, popülist politikalara ve

kısa dönem ulusal çıkarlara feda etmeye hazır hale geldiğimiz "birlik olma"nın,

birlik içinde güçlü olmanın anlamını tekrar hatırlatmıştır.

o Her felaketin fırsatları da beraberinde getirdiği unutulmamalıdır. Avrupa

Birliği’nin doğru ve zamanında atacağı adımlarla bu krizden de güçlenerek

çıkacağına inanıyorum. Ayrımcılık ve nefret dili bir kenara bırakıldığında,

Avrupamızın ortak menfaati küçük siyasi oyunlara veya ulusal çıkarlara feda

edilmediğinde, kapsayıcı ve adil olunduğunda daha güzel günlerin bizim

olacağına inancım tamdır. Önümüzde hem salgınla mücadele hem salgın sonrası

dönemde ekonomik açıdan yeniden toparlanma hem de kıtamızı etkileyen

bölgesel gelişmeleri yönlendirme ve düzensiz göç ile terörle mücadele

çalışmalarına ağırlık vereceğimiz zor günler bulunmaktadır.

o Bu zor günlerin, Türkiye - AB ilişkilerini yeniden canlandırmak konusunda

sunacağı fırsatları iyi değerlendirmeliyiz. Şimdiye kadar ülkemize pek çok

konuda ayrımcı ve dışlayıcı tutum takınan AB’nin, artık hepimizin aynı gemide

olduğunu anladığını umuyorum. Salgın döneminde pek çok AB üyesi ülkenin

ülkemizden yardım talebinde bulunduğu, ülkemizin sağlık sistemi ve aldığı

önlemler ile pek çok AB üye ve aday ülkesine örnek olabilecek düzeyde

bulunduğu görülmüştür. AB üyeliğine aday, müzakere eden, AB ile gümrük

birliği içinde olan, AB’nin en önemli ticaret ve yatırım ortaklarından Türkiye’nin,

Birliğin salgın süresince ve salgın sonrası dönemde alacağı tüm önlemlere ve

çalışmalara katılması AB’yi ancak daha güçlü kılacaktır.

o Dönem her alanda güçlerimizi birleştirme dönemidir. Ülkemizin tam üyeliği

ekonomik, siyasi, güvenlik ve sosyal katkıların yanı sıra Avrupa Birliği’ne daha

katılımcı ve kucaklayıcı bir vizyon kazandıracak ve AB'yi küresel bir aktör haline

getirecektir. Türkiye olarak, müzakere sürecinde karşılaştığımız tüm zorluklara

rağmen stratejik hedef gördüğümüz Avrupa Birliği'ne tam üyeliğe ulaşmakta

kararlıyız.Bu düşüncelerle, “Avrupa Günü”nün, kıtamızın bugün içinde bulunduğu

durumun ve geleceğine ilişkin planların, yapıcı ve vizyoner bir yaklaşımla

değerlendirilmesine vesile olmasını diliyor, vatandaşlarım başta olmak üzere

tüm Avrupalıların 9 Mayıs Avrupa Günü'nü tebrik ediyorum.

("Rusya'nın 9 Mayıs Zafer Günü" kutlama mesajı):

Sayın Devlet Başkanı, Değerli Dostum, 75. yıl dönümünde 9 Mayıs Zafer

Günü'nüzü en içten duygularımla tebrik ediyorum. İnsanlığa büyük acılar

getirmiş ve milyonlarca Sovyet vatandaşının da hayatına mal olmuş 2. Dünya

Savaşı'nın bitişini belirleyen günlerden biri olan bu yıl dönümü, uluslararası

barışın kıymetini en çarpıcı biçimde hatırlamamıza yardımcı oluyor. Türkiye ve

Rusya'nın son dönemde özellikle bölgesel barış ve istikrarın korunması için sarf

ettikleri ortak gayretlerin önemini, bu fırsattan yararlanarak bir kez daha

vurgulamak istiyorum.

Bu vesileyle, tüm insanlığı olumsuz etkileyen koronavirüs salgınıyla

mücadelenizde Türk halkının dayanışma duygularını bildiriyor, Zat-ı

Devletlerine ve dost Rusya halkına esenlik temennilerimi yineliyorum.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca:

Toplam iyileşen sayısı 90 bine yaklaştı. Yoğun bakım desteğine ihtiyaç

duyanların sayısındaki azalma devam ediyor. Yapılan test sayısına göre, yeni

tanı konan vaka sayısında düşüş devam ediyor. Tedbiri elden bırakmayalım.

Virüsten uzak durmanın yolu, maske ve sosyal mesafedir. Ev dışında mutlaka

maske takın ve sosyal mesafeyi koruyun. Kimin virüs taşıdığını bilemezsiniz.

Tedbiri elden bırakmayın. #riskigörün

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (Avrupa Günü Mesajı):

Önemli bir barış ve refah projesi ve bir ortak değerler bütünü olarak dünya

tarihinde yerini alan AB, toplumsal yaşamın birçok alanını düzenleyen ortak

politikalarıyla hem kendi vatandaşlarına hem uluslararası topluma önemli

katkılar sağlamıştır.

Bugün, KOVID-19 salgını, yoğunlaşan jeopolitik rekabet, çok taraflılığa yönelik

tehditler ve bölgesel çatışmalar tüm dünyayı sınamaktadır. Uluslararası sistemin

belirsizliklerle ve çatışmalarla dolu bir dönüşümden geçtiği günümüzde, bu

meydan okumalarla mücadele etmek için AB’nin bir yandan yeni ittifaklar

geliştirmesi, diğer yandan mevcut müttefikleriyle arasındaki işbirliği ve

dayanışmayı artırması, kendini güçlendirmesi gerekmektedir. Önümüzdeki

dönemde, hem üye ülkelerin hem uluslararası toplumun güçlü ve kapsayıcı bir

AB’ye duyacağı ihtiyaç daha fazla olacaktır.

o AB’ye aday ülke konumundaki Türkiye, üyeliğiyle AB’nin kuruluş ilkelerine

bağlı, tutarlı, sorumlu, ilkeli bir küresel aktör olması için gerekli her türlü katkıyı

sunmaya hazırdır. Türkiye, mevcut sınamaların aşılmasında Birliğe en fazla

katkı yapabilecek ülkelerin başında gelmektedir.

Esasen, bu süreçte Avrupa Birliğinin ciddi bir reforma tabi tutulması gereği de

görülmüştür. Bu zor günlerde, Türkiye AB üyesi olsaydı Birlik daha güçlü olur,

sadece korona virüsüyle değil, her türlü zorlukla daha iyi mücadele ederdi.

Türkiye ve AB, dış politikadan ekonomik ve ticari ilişkilere, güvenlik ve terörle

mücadeleden sınır yönetimine, istihdamdan göç politikalarına kadar geniş bir

alanda ortak faydayı paylaşmaktadır. Türkiye ve AB’nin, katılım

müzakerelerinin ilişkilerin temelini teşkil ettiği bilinciyle, her alanda

işbirliklerini geliştirmeleri, yalnızca kendi menfaatleri açısından değil, bölgemiz

ve uluslararası sistemin geleceği bakımından da önem taşımaktadır.

Türkiye’nin koronavirüs krizi sırasındaki tutumu işbirliğine hazır olduğunu

göstermiştir. Bu bakımdan, AB’den beklentimiz, dar görüşlü ulusal yaklaşımların

ötesine geçen, Birlik’in küresel sorumluluklarını yansıtan ve AB’nin sloganı

Çeşitlilikte Birlik yaklaşımını yansıtan akılcı bir politika benimsemesidir.

Türkiye ortak gelecek için AB ile her türlü samimi ve anlamlı işbirliği fikrine

açıktır.

Bu düşüncelerle, başta vatandaşlarımız olmak üzere tüm Avrupa

vatandaşlarının Avrupa Günü’nü en iyi dileklerimle kutluyorum.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar:

Bir yandan Koronavirüs salgını ile mücadele devam ederken diğer taraftan da

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele kapsamındaki harekâtları sürüyor.

TSK'nın 5 operasyon bölgesindeki faaliyetlerinin aynı tempoda devam ediyor. Bu

operasyonların devam etmesi bizim için çok önemli. Aynı zamanda bu alanların,

buralardaki Mehmetçiğin de hiçbir şekilde bu virüsten etkilenmemesi lazım.

Bunun için olağanüstü gayret gösteriliyor. Hem arazideki uygulamaları hem de

Bakanlık, Genelkurmay ve Kuvvet karargâhlarında buna yönelik planlama

çalışmaları çok ciddi şekilde sürdürülüyor. Bunun sonucunda çok şükür şu ana

kadar önemli bir noktaya gelindi, faaliyetlerimiz de kazasız belasız devam

ediyor.

Dün yapılan operasyonlarda çeşitli bölgelerdeki 17 terörist etkisiz hale getirildi. 1

Ocak'tan bu yana operasyon bölgelerinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1359

oldu. Mehmetçiğimiz hem virüse hem de teröristlere karşı büyük bir

kahramanlık ve fedakârlıkla görevlerini yapıyor.

TSK Koronavirüs salgını ile mücadele konusunda ilk günden itibaren hem

bireysel hem de kurumsal önleyici koruyucu tedbirleri planlayarak uygulamaya

başladı. Özellikle Bakanlık bünyesinde Koronavirüs ile Mücadele Merkezi'nin

(KOMMER) kurulmasının hemen ardından Sağlık Bakanlığı ve ilgili bakanlık,

kurumlarla oluşturulan yoğun koordinasyon sonrasında bu mücadelemizi bu

seviyelere getirdik. Mücadeleye yönelik planlamalarımız devam ediyor, her türlü

olasılıklara karşı tedbirlerimizi almayı sürdürüyoruz. KOMMER her bir vakanın

birebir takibi konusunda büyük başarı sağladı. Sahayı devamlı gözlemliyor ve

tüm tedbirleri proaktif olarak alıyor.

Geldiğimiz noktada herhangi bir gevşeme veya rehavete kapılma gibi bir

lüksümüz yok. En büyük tehlikelerden biri de bu. Bu noktaya gelmemek için

hassasiyetimizi sürdürmemiz lazım. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanımız

tarafından açıklandığı normalleşme plan ve yol haritası içinde biz de üzerimize

düşenleri yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Burada en önemli

konu Silahlı Kuvvetlerimizin vazifesi, hudutlarımızın güvenliği, egemenliğimiz,

bağımsızlığımız, karada, denizde, havada ülkemizin, milletimizin güvenliği.

Bunlardan herhangi bir şekilde taviz vermeden görevlerimizi en iyi şekilde

yaparken diğer taraftan da normalleşmeye katkı sağlayacağız. Sayın

Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda bütün bakanlıklar, kurum ve

kuruluşlar normalleşme konusunda yoğun bir çalışma içinde. Biz de bu takvim

içinde yerimizi aldık, ona göre yapmamız gerekenler neyse bunları yapmaya

devam ediyoruz.

Normalleşme çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı şekilde 31

Mayıs'tan itibaren terhisleri, 5 Haziran'dan itibaren celp işlemlerini, 14

Haziran'da Milli Savunma Üniversitesi sınavının ve 20 Haziran'dan itibaren

bedelli askerlik için seçilen gençlerimizin Silahlı Kuvvetlerine kabulünü

planladık. Bunları büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz. Herhangi bir

olumsuzluğa meydan vermeden bu sürecin sağlıklı, başarılı, etkin bir şekilde

gerçekleşmesine gayret göstereceğiz.

Özellikle celpler çok önemli. Terhis olacak Mehmetçiğin zaten sağlık kontrolü

yapılıyor, koruyucu tedbirleri alındı, alınmaya devam ediliyor. Terhislerinden

önce de 14 gün süreyle gözetim altında bulundurulacaklar. Ancak celp olarak

ülkemizin dört bir yanından gelecek gençlerimizin Silahlı Kuvvetlere kabulünde

çok dikkatli olmamız lazım. Burada Genelkurmay, Kuvvet Komutanlıklarımızın

yanı sıra Askeralma Genel Müdürlüğünün (ASAL), birliklerimizin çalışmaları

çok önemli. Herhangi bir şekilde gençlerimizin, şu anda görevi başında olan

Silahlı Kuvvetleri mensuplarımızın sağlıklarını tehlikeye atmamak için

elimizden gelen hassasiyeti gösterecek, celpleri bu şekilde kabul edeceğiz.

Türk Silahlı Kuvvetleri, binlerce yıllık şanlı tarihimizden süzülüp gelen milli,

manevi ve mesleki değerleriyle, aklın ve bilimin ışığında, anayasa çerçevesinde,

yasalar ve Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda; milletinin emrinde

ve görevinin başındadır.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk:

7’si kanser, 4’ü MS tedavisinde kullanılmak üzere 11 ilacı daha geri ödeme

listesine aldık.

Koronavirüsle mücadele kapsamında, paydaşlarımızla birçok alanda tedbirler

alıyoruz. Sigortalılarımıza ve sağlık hizmeti sunucularımıza destek veren

düzenlemeler yaparak hayata geçirmeye devam ediyoruz.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan:

İhracat sevkiyatlarının olumsuz yönde etkilenmemesi, tedarik zincirinin zarar

görmemesi ve taşımacılık sektörünün etkin bir şekilde çalışabilmesi amacıyla

Zonguldak-Chornomorsk, İstanbul (Haydarpaşa)-Chornomorsk, Karasu-

Chornomorsk, Köstence-Karasu, Taşucu-Tripoli, Mersin-Hayfa limanları

arasında yapılan Ro-Ro seferlerinde tır şoförlerinin gemiye binmesine müsaade

edilecek.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun:

İnsanlık, tarihin zorlu dönemlerinden birinden daha geçiyor.

Türkiye olarak bu süreçten en az şekilde etkilenmek için her alanda çok değerli

bir mücadele verdik ve vermeye devam ediyoruz.

Tecrübeyle sabittir ki, millet devlet ne zaman el ele verse sonuç hep zafer

olmuştur.

Gerek sağlık sektöründe gerekse de diğer alanlarda iyi bir sınav verdik, vermeye

devam ediyoruz.

Nasıl ki terörle mücadelede önemli başarılar elde etmişsek ve bu başarıları

devam ettirebiliyorsak bu krizi de aynı şekilde devlet millet bütünleşmesiyle,

dayanışmasıyla aşıyoruz.

Salgınla mücadelemiz süresince fiziki mesafenin temini, sağlık sisteminin ayakta

kalması, temel ihtiyaç maddeleriyle ilgili üretim ve tedarik zincirlerinin

aksamaması ve de kamu düzeninin korunması konularında dünyaya örnek

adımlar attık.

Salgına karşı mücadelemizde başarının anahtarı, yeni hükümet sistemimizin

avantajlı yönetim biçimi ve Cumhurbaşkanımızın liderliğidir.

Onun gayreti, Cumhur ittifakının desteği ve milletin onayıyla getirilen yeni

sistem, bu krizde milletimizin övgüsüne yeniden mazhar olmuştur.

Bir yandan Koronavirüsle mücadele ederken, diğer yandan da salgın sonrasına

yönelik hazırlıklarımız devletin her kademesinde Cumhurbaşkanımızın

liderliğinde büyük bir titizlikle devam etti.

Salgınla mücadelede elde ettiğimiz başarının devamı için büyük bir gayret sarf

ediyoruz.

Cumhurbaşkanımızın “Küresel ekonomik, siyasi ve sosyal düzende köklü

değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz. İnşallah 21'inci asrı

Türkiye'nin asrı haline getireceğiz” sözlerini düstur edindiğimiz ve bunun için

durmaksızın çalıştığımız günlerden geçiyoruz.

Türkiye böylesine bir ivme yakalamış, salgınla mücadelede parmakla gösterilen

bir başarıyı sağlamışken, maalesef yalan, hurafe ve kinden beslenen gayri milli

bir muhalefet bizleri paçalarımızdan aşağıya doğru çekmeye çalışmaktadır.

Çabaları beyhudedir!

Muhalefet, demokratik siyasetin asli unsurudur.

Ülke ve kamu çıkarına hareket eden bir muhalefet başımızın tacıdır.

Ancak karşımızda, Türkiye düşmanlarıyla işbirliği yapan, terör örgütlerinden

medet uman ve milletin değerleriyle kavga eden anti-demokratik bir muhalefet

var!

Bu gayrı milli muhalefet şimdi de Türkiye’nin salgın sonrasında ekonomi

alanında bir kriz yaşayacağı beklentisiyle ellerini ovuşturmakta, bu yönde

küresel güç odaklarının ekonomi yönetimimize yönelik operasyonlarını ve

hamlelerini açıkça desteklemektedir.

O zaman şu soruyu sormak kaçınılmazdır. Kimden yanasınız?

Dünyayı eşitsizlikler inşa ederek sömüren ve vahşi ekonomik düzenin

temsilciliğini yapan küresel güç odaklarının hadsiz saldırılarından medet

umduğunuza göre, Biz’den, Bu Ülke’den, Millet’ten, Türkiye’den yana değilsiniz!

Çok iyi biliyoruz ki, insanlık tarihinin salgın örneklerine baktığımızda erken

başarı sağlayan ülkeler, salgını kontrol altına aldıktan sonra ekonomik sıçrama

gerçekleştirebiliyorlar. Ekonomi yönetimimize saldırılar Türkiye’nin salgından

güçlenerek çıkmasından korkuyorlar!

Ekonomimize, ekonomi yönetimimize, Hazine ve Maliye Bakanımız

@BeratAlbayrak’a yönelik saldırıların arkasında ülkemizin “post-Korona”

döneminde gerçekleştireceği ekonomik ve sosyo-politik sıçramayı engellemek,

ülkemizi yeniden 18 yıl öncesinin bağımlılık düzenine mahkum etmektir.

Evet, darbelerden, doğal afetlerden, terörden ve salgın hastalıklardan medet

uman ancak bunların hiçbirinden bekledikleri sonucu elde edemeyen küresel ve

onların güdümündeki ulusal vesayet odaklarının son umudu ekonomimizin

kötü gitme ihtimali...

Kötüye değil, iyiye gideceğiz!

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakçı,

Avrupa'nın geleceğinde yer almak demek, AB'ye tam üyelik demektir. Türkiye,

önümüzdeki dönemde gerekli reformları yaparak AB'ye tam üye olabilecek

niteliklere sahiptir. Bu süreci hızlı bir şekilde ilerleteceğiz."

Milli Savunma Bakanlığı:

NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu-2 (SNMCMG-2)’de

görevli TCG ANAMUR, Romen ROS V.ADM.C.BALESCU, Yunan HS EVROPI

gemileri ile Türk Deniz Kuvvetlerinden TCG AKÇAY, TCG EDREMİT ve TCG

ERDEK gemileri 07 Mayıs 2020 günü Doğu Akdeniz’de “Deniz Eğitimleri” icra

etti.

Özel Mayın Arama Temizleme Timlerimiz tarafından (ÖMAT) Kilis Çobanbey

Hudut Karakolu sorumluluk bölgesindeki mayın/EYP aramasında 21 adet M-14

antipersonel mayını tespit edildi.

İletişim Başkanlığı:

İnsanlığın Covid-19 salgınıyla mücadele etmekte olduğu bu dönemde,

Cumhurbaşkanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda

 “Kıtaların buluştuğu İstanbul’dan dünyaya sevgi ve birlik mesajı” sloganıyla

düzenlenen ve pek çok önemli sanatçının katıldığı “7 Tepeden 7 Kıtaya” konseri

bir geleneğin başlangıcını müjdeliyor.

Cumhurbaşkanlığı, 23 Nisan’da “7 Tepeden 7 Kıtaya” projesiyle İstanbul’dan

başlattığı konserler dizisini, Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı sürecinde

Türkiye’nin farklı şehirlerine yayarak devam ettiriyor.

Cumhurbaşkanlığı, bu kez de Türkiye’nin tarihi değerlerini yansıtan 7 ayrı

noktada düzenlediği 7 farklı konserle Türk milletini evlerinde geçirmekte olduğu

şu günlerde hem adeta tarih içinde bir yolculuğa çıkaracak; hem de müziğin farklı

türlerinden oluşturulmuş çok renkli bir konser programıyla, yılın bu en özel

günlerinde gönüllere dokunacak.

Kapadokya, Afrodisyas, Patara, Efes, Hierapolis, Safranbolu ve İstanbul Mimar

Sinan Üniversitesi’nde gerçekleşen konserlerde Ferman Akgül, Şirin Pancaroğlu

– Bora Uymaz, Serkan Çağrı, Yusuf Güney, Murat Karahan, Kubat, Fettah Can

izleyiciyle buluşacak.

Ana akım medya mecraları ve sosyla medyadan yayınlanacak olan konser

programı şöyle:

20 Mayıs - Ferman Akgül ve Ethnic Band - Türküler ve Anadolu Pop Ezgileri

(Kapadokya)

21 Mayıs - Şirin Pancaroğlu ve Bora Uymaz - Marifetnağme

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, Hacı Fehim Efendi, Hakkı

İbrahimhakkıoğlu ve Belkıs İbrahimhakkıoğlu'nun şiirleri üzerine Şirin

Pancaroğlu ve Bora Uymaz tarafından projelendirilen Tasavvuf Musikisi

Konseri. (Afrodisias Antik Tiyatrosu)

22 Mayıs - Serkan Çağrı ve Balkan Ensemble & Elif Buse Doğan - Trakya ve

Balkan Ezgileri (Patara Antik Kenti)

23 Mayıs - Yusuf Güney (Efes Antik Kenti)

24 Mayıs - Murat Karahan ve Antalya Devlet Opera Balesi Orkestrası - TSM

Konseri (Hierapolis Antik Tiyatrosu)

25 Mayıs - Kubat - Vazgeçilmeyen Türküler (Safranbolu)

26 Mayıs - Fettah Can (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)

Konserlerin organizasyonu sürecinde, salgın nedeniyle hijyen ve güvenlik

önlemlerine harfiyen uyuluyor.

Tüm konserlerde yer alan müzisyen ve görevliler 60 yaş altında ve kronik

rahatsızlıkları bulunmuyor. Transfer yapacak tüm araçlar profesyonel olarak

dezenfekte edilerek video görüntüsü ile kayıt altına alınıyor ve araçlarda sosyal

mesafe kurallarına uygun taşıma gerçekleşiyor. Konser sahnelerinde tüm sanatçı

yerleşimleri sosyal mesafe kurallarına uygun olarak düzenleniyor.

Özellikle 60 kişilik dev kadroyla gerçekleşen Hierapolis Konseri için, tüm

dünyada ilk sayılabilecek ve örnek olacak şekilde alınan olağanüstü önlemler

şöyle:

Tüm orkestra üyelerine konserden 3 gün önce ve 3 gün sonra covid-19 testi

yapılıyor.

Araç kapasitelerinin ¼ ‘ü oranında yolcu yerleşimi gerçekleşiyor.

Vücut ısıları araçlara binerken ölçülüyor.

Gidiş ve geliş transferlerinde tüm araçlarda herkes için özel sağlık kiti mevcut.

Sağlık kitleri içerisinde 1 adet dezenfektan spray, 1 adet 3 katlı cerrahi maske

ve tek kullanımlık bir takım eldiven bulunuyor.

Organizasyon esnasında sunulacak ikramlarda ürünlerin hepsi paketli ve

tüm sarf ekipmanları tek kullanımlık.

Tüm sanatçı yerleşimlerinin sosyal mesafe kurallarına göre minimum 1,5

metre olmasına özen gösteriliyor. Yetersiz kalan Hieropolis Antik Tiyatro

sahnesine yaklaşık 300 m2’lik ilave sahne kuruluyor.

Sanatçılar için sağlanan sandalye, nota sehpası vs. gibi eşyalar kurulum ve

yerleştirme öncesinde dezenfekte ediliyor.

Sanatçı kulisleri ve giyinme odaları sosyal mesafe kuralına göre düzenlenip,

kullanım esnasında belirlenen aralıklarla dezenfekte ediliyor.

Tüm kurulum ve söküm çalışmalarında görev yapan çalışanlar sosyal mesafe

kuralına uygun ve maske ile çalışıyor.

Kurulum dâhil etkinlik sonuna kadar sahada birer adet ambulans

bulunduruluyor.

3. Uluslararası Resmi Açıklamalar

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının

ekonomik ve sosyal yaşamdaki etkilerini hafifletmek amacıyla açıklanan kademeli

normalleşme sürecinde 11 Mayıs'ta geçilecek ikinci aşamada "çok temkinli" olma

çağrısı yaptı.

Virüs yok olmadı, hala gizleniyor. İkinci aşamaya geçenlerden çok temkinli

olmalarını istiyorum.”

 “İspanya, sadece Büyük Depresyon (1929'daki dünya ekonomik ve finans krizi)

ve geçen asırdaki dünya savaşlarıyla kıyaslanabilen bir iş yıkımı yaşıyor. Kriz,

üretim kapasitemizi yüzde 9'dan fazla düşürecek.”

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif:

"Güvenlik Konseyi'nin alacağı herhangi bir yeni yaptırım veya kısıtlama kararı

İran'a verilen temel taahhütlere aykırıdır. Tüm sorumluluk ABD'ye ve ona

yardım eden ya da yasa dışı davranışlarına sessiz kalan her türlü kuruluşa ait

olacaktır"

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Şuang, ABD'nin COVID-19 salgını

konusunda Çin'e zorbalık yapmayı denemesi halinde 1,4 milyar nüfusa sahip Çin

halkının buna asla izin vermeyeceğini açıkladı. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı

Yardımcısı Matthew Pottinger önceki gün 4 Mayıs Hareketi'nin popülist bir hareket

olduğuna dair açıklamasında bulunmuştu. 4 Mayıs 1919 tarihinde Pekin'de öğrenci

gösterileriyle başlayan 4 Mayıs Hareketi, Çin tarihinde emperyalizm karşıtı kültürel

ve siyasi hareket olarak kabul ediliyor.

4. Uluslararası Basın Yansımaları

TÜRKİYE... DOKTORLAR KORONAVİRÜS'ÜN İZİNİ SÜRMEK İÇİN

"DEDEKTİFE" DÖNÜŞÜYOR

Yayın Organı: AFP / Fransa

Bir tulum, koruyucu gözlük ve bir maskeyle donatılmış iki doktor basamakları dörder

dörder çıkıyor. Günün ilk görevi, İstanbul'da bir Koronavirüs hastasıyla temas etmiş bir

kadına test yapmak.

Kozmonot gibi görünen bu iki adamın girişiyle gözle görülür bir şekilde korktuğu

görülen Fatih ilçesinin bu sakini önce sorularını yanıtlıyor sonra ise sonucu ertesi gün

çıkacak olan tarama testine tabi tutuluyor.

Türkiye'de, yaklaşık altı bin "filyasyon" ekibi -hepsi de sağlık profesyoneli- hastalarla

temasta bulunmuş olan kişileri belirleyerek ve izleyerek 24 saat boyunca potansiyel

yeni tip Koronavirüs vakalarını tarıyor.

Tecrit etmek ve erken bir aşamada tedavi etmek için yeni vakaları hızlı bir şekilde tespit

edilmesine yardımcı olarak Türk hükümetine göre iz sürme salgının kontrol altına

alınmasına ve ölümlerin sınırlanmasına yardımcı oldu.

Gözlemciler resmi rakamların güvenilirliğini sorgulasa da can kaybı sayısı enfekte

olmuş kişi sayısına kıyasla oldukça düşük görünüyor. Cuma günü yayımlanan son

bilançoya göre 135.569 vakada 3.689 can kaybı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, pazartesi günü yaptığı açıklamada, pandemiye karşı iz

sürmenin Türkiye'nin "başarısının merkezinde" olduğunu söyledi.

Bakan Koca'ya göre her bir iz sürme süreci bir hastayla temasta bulunan potansiyel

olarak kontamine olmuş ortalama 4,5 kişinin belirlenmesini mümkün kılıyor.

Sağlık Bakanı, 29 Nisan'da, Türkiye'deki filyasyon ekiplerinin 460 binden fazla kişiyle

temasa geçtiğini belirtmişti.

--"Dedektiflik Çalışması"--

Fatih Belediyesi İlçe Sağlık Müdürü Melek Nur Aslan, potansiyel vakaları tespit etmek

için doktorların "gerçek bir dedektiflik çalışması" yürüttüğünün altını çizdi.

Aslan, AFP'ye yaptığı açıklamada, bir hasta tespit edildiğinde "ilk semptomların ortaya

çıkmasından 48 saat önce virüs testi pozitif çıkana kadar virüsün seyrini izlemeye

çalıştıklarını" belirtti.

Bunun için doktorlar bir soru listesiyle hastayı görmeye gidiyor: Nereye gitti? Kiminle

konuştu? Maske takıyor muydu?

Böylelikle 14 gün boyunca tecritte kalmalarını istemek için temas ettikleri potansiyel

olarak kontamine olmuş kişilerin bir listesini alıyorlar.

Kişide, tecridi sırasında semptomlar varsa veya geliştiriyorsa o zaman bir tarama testi

yapıyorlar.

Fatih'te iki doktor az önce tam da böyle bir vakaya müdahale etti. Gördükleri kadın

yorgundu ve migreni vardı.

Binadan çıktıktan sonra doktorlar koruyucu ekipmanlarını çıkardılar ve büyük bir çöp

torbasına attılar.

Aralarından biri, gün içinde laboratuvara gönderilecek numuneyi içeren büyük bir kutu

taşıyor.

Filyasyon ekibinden Pratisyen Hekim Mustafa Sever, "Test pozitifse, bu kadın

dosyamızda doğrulanmış bir vaka olarak yer alacak ki bu da yeni bir iz sürme sürecine

neden olacak." açıklamasında bulundu.

--"Rahatlatmak"--

Türkiye'nin kısıtlayıcı önlemleri gevşetmeye hazırlandığı bir zamanda, örneğin

pazartesiden itibaren alışveriş merkezleri ve kuaförlerin yeniden açılmasıyla ikinci bir

dalganın ortaya çıkmasını önlemek hususunda hayati bir role sahip olacaklar.

İz sürmenin, toplanan verilerin gizliliği ve kullanımıyla ilgili tartışmalara neden olduğu

diğer ülkelerin aksine Türkiye bu önlemi pandeminin başlangıcından itibaren uyguladı.

Aslan, sadece potansiyel Koronavirüs vakalarının izini sürmekten sorumlu sağlık

görevlilerin onlar için hazırlanmış bir uygulama aracılığıyla toplanan verilere

erişebildiğini söylüyor.

Pandeminin ölçeği sebebiyle mevcut iz sürme operasyonu devasa olsa da bu sistem

Türkiye'de yeni değil.

Doktor Sever, İstanbul'da kızamık salgını sırasında da benzer "taramaların" yapıldığını

açıklıyor.

Aslan'a göre sadece İstanbul'da iki ila dört filyasyon görevlisinden oluşan 1.200 ekip

sürekli yeni potansiyel Koronavirüs vakalarını tarıyor.

Virüsün izini sürmelerine ek olarak bu filyasyon görevlileri, temasa geçecek kişilere

pedagoji uygulama ve onları rahatlatma rolüne de sahip.

Doktor Sever, "İnsanların evlerine gittiğimizde birilerinin kendileriyle ilgilendiğini terk

edilmediklerini görüyorlar. Endişeliyseler, rahatlatmak için onlarla biraz konuşuyoruz."

diye belirtiyor.

ALMAN-TÜRK DÜKKÂNLARINA YAPILAN BİR DİZİ SALDIRI

Yayın Organı: Deutschlandradio / Almanya

Alman-Türk işletmelerine yönelik bir dizi saldırı, Bavyera eyaletindeki Waldkraiburg

kasabasındaki insanları endişelendiriyor. Medyada NSU cinayet serisine paralellikler

hakkında spekülasyonlar yapılıyor. Olayı araştıran emniyet birimleri ise olayın daha

tam olarak araştırılmadan alelacele bir sonuca varılmaması konusunda uyarıyorlar.

Bu arada Waldkraiburg'da özellikle Türk göçmen kökenli insanların dükkanlarına dört

saldırı gerçekleşti. Çarşamba günü bir kebap büfesi, bir kuaför salonu, bir pizzacı ve bir

bakkal bu saldırılardan etkilendi. Bir kundaklama girişiminde, birkaç yaralanan oldu.

Waldkraiburg'daki DİYANET İşleri Türk İslam Birliğinin (DİTİB) temsilcileri

toplumdaki korku ve güvensizlikten söz ediyor. Waldkraiburg Belediye Başkanı Robert

Pötzsc, Waldkraiburg'un farklı kültürleri barındıran bir şehir olduğunu söylüyor. Robert

Pötzsch “Farklı uluslardan insanlar onlarca yıldır barış içinde yaşıyorlar. Bu böyle

kalmaya devam edecek.” diyor.

Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann, şaşkınlık içinde olduğunu ve derinden

sarsıldığını dile getirdi. CSU‘lu politikacı, saldırıların göç geçmişi olan vatandaşları

rahatsız etmek ve korkutmak amaçlı olduğunu söylüyor. Joachim Herrmann bu

saldırıların kararlı bir şekilde üstüne gidileceği ve soruşturulacağını dile getiriyor.

Münih Başsavcılığında Aşırılıkçılık ve Terörizmle Mücadele Merkez Ofisi davayı

devraldı. Aşırılıkçılık ve Terörizmle Mücadele Merkez Ofisi sözcüsü Klaus Ruhland,

Deutschlandfunk'a soruşturmanın tüm hızıyla devam ettiğini ve her yönüyle

araştırıldığını dile getirdi. Başsavcı, alelacele birtakım sonuçlar çıkarılmaması

hususunda uyarıda bulundu. Bu uyarıyı yaparken başsavcı, NSU’nun gerçekleştirdiği

cinayetlerle bu olaylar arasında bir paralellik olduğu şeklindeki bir takım

spekülasyonları kastediyordu.

DEĞERLENDİRME

1. Yorum & Analiz

Kovid-19 salgınının kurbanlarından biri, daha önce de olduğu gibi bağımsız, tarafsız,

güvenilir ve sorumlu habercilik anlayışı oldu. Söz konusu Türkiye olduğunda her türlü

asılsız iddiayı sorgulamadan benimseyen çeşitli çevreler bu sefer Türkiye’nin

İngiltere’ye yaptığı tıbbi malzeme yardımını hedef aldı. İngiltere’nin bir Türk firmadan

ithal ettiği tıbbi ekipmanın standartlarının düşük olduğuna dair haberler Türkiye’nin

yardım olarak gönderdiği malzemenin tümü ile alakalıymış gibi lanse edildi. Bazı kişi ve

kuruluşlar, bu iddiaları neredeyse sevinçle karşılayıp Türkiye’yi ve yardım

kampanyalarını hedef alan bir karalama kampanyası karşıladılar. Resmi makamların

yalanladığı bu iddiaların bu kadar rağbet görmesi sadece sansasyon arayışı ile

açıklanamaz. Ne yazık ki Türkiye’nin Kovid-19 salgınına karşı etkili mücadelesini bir

türlü kabullenemeyen bu çevreler, küresel salgın koşullarında dahi düşmanca

tutumlarını sürdürmekte bir sakınca görmüyor. Bu tutum, ülkemize doğrudan bir zarar

vermese bile insanların medya kuruluşlarına ve gazetecilere olan güvenini geri

dönülemez bir şekilde zedeleyecektir.

Volkan Yılmaz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER