IMF’siz Türkiye, Cari Açıkta Sınıfta Kaldı

Gelişmekte olan ülkelere kredi vererek uzun süre kendisine bağlı ekonomilerle varlığını sürdüren IMF’in Türkiye ile olan borç ilişkisi sona eriyor. Türkiye’nin IMF’e olan borcunu sildikten sonra cari açıklarını kapatıp kapatamayacağı merak konusu.

IMF’siz Türkiye, Cari Açıkta Sınıfta Kaldı
 Haber; Duygu Kaya

 

Türkiye IMF’ye olan borcunun son taksitini ödeyerek IMF’ye borçsuz bir ülke olacak. 19 yıl sonra ilk defa borçsuz döneme girilmesi bekleniyor. IMF’ye olan borç kapanacak fakat IMF Ofisi Türkiye’de kalmaya devam edecek. Hatta Türkiye’nin ilerleyen zamanlarda IMF’ye borç verecek ülke konumuna gelmesi bile ihtimaller arasında. Fakat IMF’ye olan borcun ödenmesinin yanında cari açığımızda giderek yükseliyor her yıl bütçeden 60-70 milyar TL açık veriyoruz. Türkiye’nin yaklaşık 337 milyar dış borcu olduğu biliniyor. Bolu Olay gazetesi olarak IMF’e olan borcun nasıl ödendiğini ve cari açığın neden bu kadar yükseklerde seyrettiğini sorduk.

 

 

       Yeni Yatırımcılar Türkiye’yi Dış Pazarlarda Temsil Etmeli

 

 

Emine Davarcıoğlu\Belediye Başkan Yardımcısı, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

 

Önceleri IMF’e borcumuzun biteceğine çok inanmıyordum. Şu anda bu borcun ödenecek olması güzel bir olaydır. Artık kendi yağımızla kavrulan bir ülke olacağız. Artık IMF’siz de bir Türkiye olabileceğini göstermiş olduk. Bu borcun ödenmesiyle Türkiye kendi ayakları üzerinde durmaya başlayacak. Bu konuda Başbakanımızı takdir ediyorum. Şimdi yapmamız gereken yeni yatırımcılar yetiştirip, ülke değerlerinin kıymetini bilip bu değerleri dışarıda para edecek şekilde pazarlamamızdır. Örneğin Fransa’da Louvre Müzesi nasıl turist çekiyor pazarlanıyorsa bizde de Dolmabahçe var örneğin. Turizm sektöründe iyi bir pazarlamaya ihtiyacımız var. Artık IMF’den borç alan bir ülke olmak istemiyorsak, girişimciler yetiştirmemiz lazım. Bu girişimcilerin dış pazarlarda Türkiye’yi söz sahibi bir ülke yapması lazım.

 

 

Kayıt Dışı Ekonomilerle Tam Bağımsız Ekonomi Olmaz

 

Necmi Tunca\Serbest Muhasebeci, Mali Müşavir

                   Öncelikle yapmamız gereken iç borçlarımız ne durumda ona bakmak. İç borcumuz hep fazla. Türkiye birçok değerini sattı. IMF’ye olan borcunuzu borçla öderseniz borcu kapatmış olmazsınız. GSMH artarsa, artan gelirlerden borç öderseniz o zaman borcu kapatmış olursunuz. Mantıklı olan budur.  Fakat Türkiye’de işler böyle yürümüyor. Cari açık oldukça arttı. Üretim yeterli değil. İhracat istediğimiz düzeye erişmiyor. İthalat oldukça fazla bunlar çok önemli şeyler. Kayıt dışı ekonomiler var. Bu ekonomileri kayıt altına almazsak başarılı olamayız. Öteden beri bu sorunlar çözülemediği için vergiler artış gösteriyor. Bir anlamda vergi toplamada başarısızız. Vergi bilincinin yerleştirilmesi, vergi mevzuatında reform yapılması, vergi adaletinin sağlanması lazım. Eğer bunları yapamazsak huzursuzluklar doğar, vergi kaçakçılığı artar. Hiçbir siyasi düşünce baskısı altında olmadan kayıt dışı ekonomilerle mücadele edilmesi gerekir.  Atatürk’ün dediği gibi tam bağımsızlık ekonomik bağımsızlık gerçekleşirse olur. Devletin kaynaklarını iyi değerlendirmeliyiz. Kayıt dışı ekonomiyi kontrol altına alırsak, vergi gelirleri de düzene girer. Tabi bu sorunların hepsini hemen çözmemiz mümkün değildir. Bana göre her kesimden oluşan bir komisyon oluşturulmalıdır. Bu sorunlar o komisyonda görüşülmeli halledilmelidir. Halledilmezse ekonomimiz bağımsızlığına kavuşmaz. Biz de IMF gibi kurumlardan borç almaya devam ederiz.

 

Borç, Üretim ve İhracat Gelirleriyle Kapatılmalıydı

 

 

Nihat Başer\ Serbest Muhasebeci, Mali Müşavir

           

 Şimdi öncelikle borç nasıl kapatılır sorusunun yanıtı vermemiz gerekir. Borç 3 şekilde kapatılır. Ya üretirsiniz, ürettiğinizi satarsınız para kazanırsınız ve borçlarınız ödenir. Ya başka yerden borç alıp borcunuzu kapatırsınız. En son yöntemde elinizdeki mal varlığınızı satarak borcu kapatmaktır. Türkiye’nin IMF’ ye olan borcunun kapatılması elimizde ki varlıklarımızı satarak gerçekleşti. Hiçbir dönemde olmadığı kadar mülklerin ve can alıcı şirketlerin yabancılara satışı oldu. Bu sayede ciddi bir para girişi sağlandı. Aslında borcumuz yok ama elimizde petrol rafinerisi, demir çelik fabrikası, yatırıma ilişkin fabrikalar da yok, kalmadı. Telefon görüşmelerimiz bile yabancı şirketin elinde. Bütün devletler her an IMF’nin kapısını çalmaya hazırdır. Tabi ki devletler borç alabilir. Fakat bu ekonomiyi bağımlı hale getirecek şekilde olmamalı. Eğer üretim gelirleriyle, ihracat yaparak hazinemizi doldurup borçları bu şekilde kapatsaydık bu hükümetin bir başarısı olurdu.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2013, 20:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER