izmir escort

İntihara bile kalkışılamaz

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü bu gün kılınacak Cuma namazında okunacak hutbeyi yayınladı. Yayınlanan hutbede, cinayet ve intihar konusu ele alındı. Bir kadının namus uğruna canından edilmesinin doğru olmadığı vurgulandı.

İntihara bile kalkışılamaz

Haber: C. Kutay AYKAN

Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizdeki camilerimizde de okunan hutbede, çok güzel konulara değinildi. Son günlerde kadına ve çocuğa yönelik cinayetler, şiddetler göz önüne alınarak, hutbe de bu konuya değinildi. Camilerimizde okunan hutbede şu gerçekler açıklandı:

İNSANLAR CAN DOKUNULMAZLIĞINA SAHİPTİR

Yüce dinimiz İslam, adalet ve eman, merhamet vegüven dinidir. İslam’ın koruma altına aldığı değerlerinbaşında yaşama hakkı gelir. Din, dil, ırk ve cinsiyetayrımı olmaksızın bütün insanlar, dinimize göre candokunulmazlığına sahiptir. Peygamber Efendimiz, VedaHutbesinde bu gerçeği tüm insanlığa şöyle ilan etmiştir:“Bu Zilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz, bu arefegününüz nasıl mukaddes ise, kanlarınız, mallarınız veırzlarınız da aynı şekilde mukaddestir,dokunulmazdır.”

KİM BİR İNSANI ÖLDÜRÜRSE BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ OLUR

Hak ve hukuk tanımadan bir insanın canına kıymak,zulümdür. Mağdur ve yardıma muhtaç durumdaki birinsanın hayatını kurtarmak ise büyük bir onurdur. Bütünpeygamberlerin getirmiş olduğu vahyin değişmez ilkesiolan bu husus, Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilir:“Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesatçıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir insanıöldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim debir insanı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibiolur”

TÖRE UĞRUNA KİMSENİN CANINA KATLEDİLEMEZ

Anne karnında hayat bulduğu andan itibarenölünceye kadar her can saygındır.İslam’ın çizdiği hukukive ahlaki sınırlara göre, bir bebek, annesinin hayatınıtehlikeye atma gibi tıbbi bir gerekçe olmadıkça, keyfisebeplerin kurbanı olarak kürtajla yok edilemez. Birkadın, “namus” bahanesine sığınılarak şiddetin gaddarpençesi altında canından edilemez. “Töremiz böyleemrediyor” diyen koyu bir cehaletle kan davasıgüdülemez, hiç kimsenin canına kıyılamaz. Hattacanöyle bir emanettir ki, bir insan “Bu can benim değil mi?”diyerek intihara dahi kalkışamaz.

İSLAMDA ŞİDDETE VE ZULME YER YOKTUR

Asla unutulmamalıdır ki, Rahmân ve Rahîm olanRabbimizin insanoğluna gönderdiği son din, merhametüzerine kuruludur. Son dinin Peygamberi Hz. MuhammedMustafa (s.a.s), rahmet elçisidir. İslam’da şiddete vezulme asla yer yoktur. Zira şiddet, zamanın silemediği veyüreğin unutmadığı ağır bir vicdan yarasıdır. Kadın ya daerkek, çocuk ya da ihtiyar kimin canını yakarsa yaksın,şiddet apaçık bir zulümdür. Zulüm ise haramdır.Öfkesine, nefretine ya da cehaletine yenik düşerekgücünü kullanıp mazlumu ezen kişi zavallıdır. Şefkat vemerhametten yoksun olanların, hak ve adalettenuzaklaşanların düştüğü çukur ise zifiri karanlıktır.

EN ŞİDDETLİ AZABI İŞKENCE EDENLER GÖRECEK

Sevgili Peygamberimiz, başta ailesi olmak üzeremuhatabı olan bütün insanlara saygı, şefkat ve nezaketledavranmıştır. Kimseye kaba ve kırıcı söz söylememiş,Müslümanların da hiçbir şekilde şiddete başvurmalarınamüsaade etmemiştir. Allah Resûlü bir hadis-i şeriflerindemüminleri şöyle uyarmıştır: “Kıyamet günü en şiddetliazap görecek kimseler, dünyada insanlara en çok işkence edenlerdir”

YAN BAKTI, KORNA ÇALDI CİNAYETLERİ

Ne hazindir ki karıncayı dahi incitmekten kaçınmasıbeklenen Müslüman toplumları zaman zaman “Yan baktı!Korna çaldı!” gibi akla hayale gelmeyen sebeplerlebirbirinin canına kast eder oldu. Müslümanlar, Kur’an-ıKerim’in anlaşmazlıklarda hakem tayin etmeyi vebarıştan yana olmayı emrettiğini, Peygamberimizin kendicanına kastedenleri bile pişman olduklarında affettiğinisanki unuttu! Ailede, okulda, iş yerinde, sokakta sabır vehoşgörüyledavranması gereken müminler, bir anlıköfkelerine yenilip birbirini incitir hale geldi. OysaPeygamber Efendimiz, aklın değil bileğin gücünegüvenmeyi eleştirmiş ve şöyle buyurmuştu: “Güçlükimse, insanları güreşte yenen değildir. Bilakis güçlükimse öfke anında kendisine hâkim olandır.”

ZARAR VERMEKTE DE YOK ZARARA UĞRAMAK DA YOK

Geliniz! Nefes alıp veren her canlıda YüceRabbimizin kudretine şahit olalım. Yaratandan ötürüyaratılanı hoş görelim. Elimizle ve dilimizle hiçbir varlığazarar vermeyelim. “Zarar vermek de yok! Zararauğramak da yok!” şeklindeki nebevi ilkeye uyalım.Peygamberimizden bize miras kalan “güvenilir müminolma” erdemine sahip çıkalım. Sıkıntımız ve sorunumuzne kadar büyük olursa olsun, çözümü asla şiddettearamayalım. İnsan olmanın şerefine yakışır biçimdekonuşalım, dinleyelim, anlayalım ve anlaşalım. Hele heleRabbimizin mukaddes saydığı ve dokunulmaz kıldığı bircana kıyarak dünyamızı ve ahiretimizi harap etmeyelim.

Esra Perçin

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner133