“İstanbul’a da Bolu’ya da, New York’a da sığmam”

Türkiye’de birçok sanatçıya ses eğitimi veren ünlü Azeri müzisyen Cavit Murtezaoğlu’nun hayatı, 9 yıl sonra gelen “15 gün içinde Bolu’ya gitmeniz gerekiyor” kararıyla alt üst oldu. Ailesi ve müzik çalışmaları için İstanbul’da kalmak isteyen Murtezaoğlu’ya sevenlerinden çığ gibi destek var.

“İstanbul’a da Bolu’ya da,  New York’a da sığmam”
 İran’daki rejim baskısından kaçarak sığındığı Türkiye’de yaklaşık 10 yıldır ikamet eden Azeri kökenli müzisyen Cavit Murtezaoğlu, çok sevdiği yeni vatanında şu sıralar sıkıntılı günler geçiriyor. Türkiye’ye ilk geldiğinde çocukları sayesinde refakatçi statüsünde oturma izni alan Cavit Murtezaoğlu, kısa bir süre önce tesadüfen gittiği emniyet müdürlüğünde izninin sona erdiğini öğrendi. Ansızın gelen bu haberle büyük şok yaşayan Murtezaoğlu ailesi için tehlike çanları bu gelişmeden sonra çalmaya başladı. Eğer birkaç gün daha emniyete gitmeyip, kaçak durumuna düşseydi, ailesiyle birlikte İran’a geri gönderilmeleri gündeme gelecekti.Bu da sanatçı Cavit Murtezaoğlu’nun sonu demek olacaktı. Zira, daha önce Devrimciler Mahkemesi’nde yargılanan ünlü müzisyen için idam kararı verilmesine kesin gözüyle bakılıyor.Ancak, yıllardır büyük bir huzur ve güven içinde yaşadığı Türkiye’de aniden mülteci durumuna düşen Murtezaoğlu için başka bir kötü sürpriz daha vardır: İki haftaya kadar İstanbul’u terk edip Bolu’ya gitmek.Ünlü sanatçı Cavit Murtezaoğlu, kendisine özgü anlatışıyla yaşadıklarını ntvmsnbc’yle paylaştı.

‘GARANTİDEYİZ SANIYORDUK'
2004 yılında Türkiye’ye yerleştiklerini hatırlatan Murtezaoğlu, geçen onca yılın ardından hayatlarının bir anda alt üst olmasına bir türlü anlam veremiyor.

Türkiye’de en baştan yeni bir hayat kurduklarını vurgulayan Murtezaoğlu, “Çocuklarımdan biri eğitimine burada devam etti, diğeri de burada okumaya başladı. Büyük oğlum İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyor, küçük oğlum ise bu sene liseye girecek. Çocuklarımız burada okuduğu için kendimizi hep garanti altında hissediyorduk. Biz bu topraklara, halk da bize alışmıştı” diye konuşuyor.

EMNİYETTE DÖKÜLEN GÖZYAŞLARI
Başka bir işlem için gittiği emniyet müdürlüğünde “15 gün içinde İstanbul’u terk etmeniz gerekiyor” sözüyle şaşkına dönen Cavit Murtezaoğlu, o günü hiç unutamuyor: “Emniyette kararı öğrendiğimizde çok duygusal bir an yaşadık. Ben, ‘Büyük oğlum üniversitede okuyor, burada kalmak zorunda’ dedim. Oradaki bir polis memuru ‘İki ayda bir oğlunuzu gidip görebilirsiniz’ deyince, eşim birden ağlamaya başladı. Araya giren başka bir polis, bizi teselli etmeye çalışarak ‘Sizin için bir şeyler yapmaya çalışırız’ dedi.”

24 YILDA 23’ÜNCÜ EV
O anda döktüğü gözyaşlarına karşın, eşi San’ın çok güçlü bir kadın olduğunun altını çizen Cavit Murtezaoğlu, sürekli göç etmenin bir aile için getirdiği zorluğa da dikkat çekiyor: “Hani derler ya, 'Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır'. Geçmişte olduğu gibi bu süreçte de en büyük desteği eşimden aldım. Ama son yaşadıklarımızdan sonra duygusal olarak ailemde bardak taştı. Bize en azından bunu yapmayın. Düşünün, 24 senelik bir ailede bu 23’üncü ev taşımamız. Hep oradan oraya… Biri dönüp diyebilir ki, ‘Bunu sen istemişsin’. Acaba sen de ister miydin? Ben kendimce hakikati söylemekten sürgünüm. Acaba benim hakikatlerimi sen nasıl karşılıyorsun?”

 

‘İRAN’A DÖNMEK İNTİHAR OLUR’
“Eğer emniyete o gün gitmeseydim kaçak durumuna düşecektim” diyen Murtezaoğlu, yaşadığı tehlikeyi şu sözlerle anlatıyor: “Daha sonra yakalansaydım sınır dışı edilebilirdim. Ben İran Devrimciler Mahkemesi’nde yargılanmış bir 'Ehli Hakk' sanatçıyım. Orada hem halkın desteği hem de delil yetersizliğinden serbest bırakıldım. Ancak buraya geldikten sonra İran rejimi aleyhine bazı açıklamalarda bulundum. Bu da benim bir daha geri dönme şansımı imkânsız hale getirdi. Türkiye’de konuştuğumun yüzde 1’ini bile orada konuşmuş değilim. Bu koşulda İran’a dönmek benim için intihar olur. Ama mülteci olduğumuz için şu anda geri gönderilme durumumuz yok.”

 

YENİ ADRES: BOLU
Mültecilik başvurusundan sonra kendisine Bolu’nun adres olarak gösterilmesini “doğal bir süreç” olarak nitelendiren Azeri sanatçı, “Devletin bir yerleştirme planı var. Van’a da, Erzincan’a da, Karabük’e de gönderebilir. İnisiyatif devlettedir. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa listede yok. Biz sadece diyoruz ki, bu ülkeden gidene kadar acaba İstanbul’da kalma şansımız var mı... Yoksa, Bolu da bizim şehrimizdir elbette” diyor.Araya girerek “İstanbul’a daha yakın bir kent olsaydı…” diyorum. Bu sözlerime şöyle yanıt veriyor;“Sakarya da olsa, Tekirdağ da olsa yine sonuçta İstanbul’dan kopmak var, 9 yıllık bir düzenin bozulması var. Ben böyle bir sorunla karşılaştığımda hayatımı hep bir yumurtaya çevirerek duvara vurup gitmişim. Nesimi der ki; ‘Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam’. Tabii ki; İstanbul’a da, Bolu’ya da, New York’a da sığmayabilirim. Ama nihai karar karşısında boynumuz kıldan incedir.”

HER YER HAKKIN YERİDİR’
Her koşulda mültecilere yardım etmeye çalışacağını ifade eden Murtezaoğlu, “Ben kimse yaşadığımız durumlara düşmesin diye çaba gösteriyorum. Her yer Hakkın yeridir, aldığımız nefes de Hak içindir. Bolu ya da İstanbul benim için hiç fark etmez. Gitsem de kalsam da mülteciler için elimden geleni yapacağım” diyerek bu konudaki kararlılığını gösteriyor.





Güncelleme Tarihi: 25 Haziran 2013, 20:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128