İşte Atanın poz verdiği asırlık ağaç!

Koru Otelin arkasındaki koru sahası içinde bulunan 2 adet Istranca meşesi anıt ağaç olarak tescil edilerek ziyarete açılmıştı. Söz konusu anıt ağaçlardan biri Bolu tarihi açısından büyük bir önem taşıyor.

İşte Atanın poz  verdiği asırlık ağaç!
 Haber; Mustafa Cop & Ayşe Muş

 

Bolu’nun en önemli otellerinden biri olan Koru Otelin arkasındaki koruda dolaşırken ziyaretçilerin dikkatini çeken anıt ağaçlar önemli bir tarihsel birikimi de içersinde barındırıyor. Koru içinde bulunan 2 adet Istranca meşesi anıt ağaç olarak tescil edilerek ziyarete açılmıştı. Söz konusu anıt ağaçlardan biri Bolu tarihi açısından da büyük bir önem taşıyor.1934 yılında Bolu’yu ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk Düzce’ye giderken o dönem at çiftliği olarak kullanılan şimdiki Koru Otel’in arkasındaki koruya giderek çiftliği ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında bir fotoğrafçı asırlık ağacın yanında durmakta olan Gazi Mustafa Kemal’in fotoğrafını çekerek bu anı ölümsüzleştirdi. Bu fotoğraf yıllarca otel lobisinde otel ziyaretçilerinin görmesi için otelin en müstesna yerine konuldu. Bu fotoğraf şu anda gerekli olan rötuş ve bakımının yapılması için Ankara’ya gönderildi. Tarihi fotoğraf en kısa sürede yeniden Bolu’ya getirilerek Koru Otel’in lobisinde sergilenecek. Otel müşterilerinin en çok ilgi gösterdiği yerlerinin başında gelen asırlık Istranca meşesi yıllara meydan okuyan görüntüsü ve heybetiyle cumhuriyete tanıklık etmeye devam ediyor.

 

Bolulular atasını çok sevdi

Mustafa Kemal Paşa’nın, ilk ve kapsamlı gezisi Cumhuriyet’in ilânından sonra 1934’de gerçekleşecektir. Anadolu gezilerinde, Bolu ancak 1934’de programa alınabildi. Şimdiye kadar, Reis-i Cumhur, Ankara, Yabanâbâd (Kızılca Hamam) Gerede, Reşadiye, Bolu, Düzce ve Adapazarı güzergâhını görmemişti, fırsatını da bulamamıştı.Büyük Kurtarıcıya karşı bağlılık ve özlem duyan Bolulular, Temmuz 1934’de müjdeyi Mebus, Cevad Abbas Bey’den öğrendiler. Vali ve Belediye Başkanı, “Tezyin” ve “Karşılama Heyeti”nin teşkili için emir verdiler. Yan komiteler de iki gruba yardımcı olacaktı. Öğretmen Kadriye Hanım (Atay), Faika Hanım (İnhisarlar Müdürü eşi), Hafız Murteza ve Muzaffer (Samur) Bolu’daki programı vilayete arz ettiler. Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ikamet edeceği yer olarak Fırka tespit edildi. Fırka, bütün Bolu ovasına hâkim ada vaziyetinde idi. Karacasu, Ilıcalar, Mudurnu, Düzce, Sünnive dağları, Gerede ciheti emsalsiz manzarası ile büyülüyor. İşte böylesine seçkin mevki, Reis-i Cumhur’un ikametine ayrılmıştı. Mebus Cevad Abbas Bey, hazırlıkları yerinde görmek, ilgili emirleri vermek için Ankara’dan tekrar Bolu’ya geldi (15 Temmuz 1934). Fırka’ya çıkıldı. Tezyin ve Karşılama Heyeti ile konuştu. Salonda yığılı halıları görünce, hayretini gizleyemedi. Tezyin Heyeti’nin bunların Reis-i Cumhur’un geçeceği yollara serileceğini söylemesi üzerine, Cevad Abbas;— Efendiler! Gazi, böyle şeyleri sevmiyor. Gösterişten uzak kalınmasını istiyor, demek zorunda kaldı ve O’nun “Ben Saltanat heveslisi değilim. Halktan biriyim. Cumhuriyet adamı olarak karşılanmak isterim” , sözlerini hatırlattı.Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa 17 Temmuz 1934’de, Bolu ili sınırında karşılandı. Öğleye doğru, sıcak, açık bir havada Gerede’de muhteşem bir karşılama yapıldı. Sonra, Arkot dağının mor koyu yeşil denizi andıran çamlıktaki Ramazan Dede tepesine çıkıldı. Gerede ve ovası seyredildi. Vali ve Kaymakam’ın, Belediye Başkanı’nın izahları dinlendi. Reis-i Cumhur ve beraberindekiler, son yılların en güzel yemeğini, Geredeli, Mengenli ve Bolulu aşçıların elinden yemişlerdi. Öğleden sonra nefis manzarası ile insanı büyüleyen Reşadiye’ye hareket edildi. Gölün güneyindeki kasabada, köy halkı Mustafa Kemal’i yine candan karşılayarak, bağrına bastı.Reşadiye, eskiden Çağa ismini taşıyordu. Gölün, Mengen tarafındaki asıl yeri yangınla harap olduğu için, tarihi kasaba, şimdiki yerine taşınmıştı. Sultan Mehmed Reşad’ın adı, yeni yerleşme yerine verilmiş, bu nedenle Reşadiye diye anılmıştı. Reis-i Cumhur, eski köyün ve gölün Türkçe olması sebebi ile ''buraya Çağa denilsin'' direktifini verdi. Diğerinden ayırmak için de Yeni Çağa şekli kabul edilmiştir.Aynı gün, öğle ile ikindi arası kafile Bolu’ya vardı. Reis-i Cumhur, açık ve güneşli bir havada, Bolu’ya ilerlerken, harman vakti olmasına rağmen hemen bütün köyler, şehre dolmuş, kasabalılarla Karga ve Hisar tepeleri civarında büyük kalabalık teşkil etmişlerdi.Reis-i Cumhur, şimdi Anıtkabir Müzesi’ndeki otomobilden inmiş ve Bolu toprağına Hisar altında ilk adımını atmıştır. Siyah kuşaklı fötrü ile halkı selâmladı. Sonra, Fırka’ya çıkıldı. Fırka’da, üst düzeyde ve halkın temsilcileri ile fikir alışverişinde bulunuldu. Gazi, Bolu’ya ve inkılâplara dair bazı sorular yöneltti.Akşam, Boluluların tertiplediği gece, öncekilerden farklı idi. Geleneksel Paşa pilavı, bazılarını hayrete düşürmüştü. Çankaya’daki sofra, burada daha farklı ve insanı imrendirecek sıcak havadaydı. Reis-i Cumhur’a Halkevi’nin hatıra defteri arz edildi. “Bolu Halkevinde bir gece kaldım. Bolu’nun güzelliğinden, halkın coşkun sevinçlerinden çok mütehassis oldum. 18.VII. 1934. Gazi Mustafa Kemal” cümlelerini mürekkep kalemi ile yazdı.Mustafa Kemal, yine Boluluların coşkun kalabalığı ile Düzce’ye uğurlandı. Bütün ileri gelenler, vilayet ve belediye yetkililerince Borazanlar, Paşa köyü, Berberler, Zincirlikuyu Ayrılık çeşmesine kadar, kafileyi takip ettiler.1935 yılında yayınlanan kutlama kitabında, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Bolu ziyareti ve bıraktığı izler şöyledir.“Yıllarca bekledikten, yolunu gözledikten sonra Bolulular, Atatürk’ü 17 Temmuz 1934’de aralarında gördüler.“Bolu, O’nun Bolu’ya ayak bastığı günü, 17 Temmuz gününü, bayram günü, olarak kabul etti. Her yıl 17 Temmuz, sonsuz bir coşkunlukla, kutlanıyor.Bolulular, Atasını hiç unutmadı. Her 17 Temmuz'da Atatürk’ü andı ve hep anmaya devam edecek.

 


 

 

Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2013, 22:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128