KARANLIK GELECEĞİN SON FOTOĞRAFIDIR

Bakanlar Kurulunun 22 Eylül 2014 tarihinde aldığı kararla Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık Ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik değişikliği ile kız öğrencilere 5. Sınıftan başlayarak Türban serbestliği getirdi. Cumhuriyet Kadınları Derneği Bolu şubesi Yönetim kurulu Başkanı Sündüs Aslankabakli alınan bu kararla ilgili basın mensuplarına açıklama yaparak şunları söyledi; "Alınan bu kararın AKP'nin kadın ve kız çocukları için biçtiği karanlık geleceğin son fotoğrafıdır" dedi.

 KARANLIK GELECEĞİN SON FOTOĞRAFIDIR

Haber: Semih BAYKAL

 

Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık Ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik değişikliği ile ilgili kararı eleştiren Aslankabakli; " Bu düzenleme şu anlama geliyor. Dokuz yaşından başlayarak kız çocukları, ayırt etme gücüne sahiptir. Geleceği için karar verebilir, kendisini yönetebilir, hatta evlenebilir... Uluslararası sözleşmeler ve yasalarımız çocuk yaşını 18 olarak göstermekte ise de Bakanlar Kurulu'nun siyasi tercihi ile hazırlanmış olan yönetmelikler, hukukun üstündedir. Bu düzenleme açıkça çocukların istismarına olanak verecektir ve bu bir suçun teşviki olmaktan başka bir anlam taşımayacaktır.

Ortaöğretimde türban serbestisi, üniversiteye getirilen serbestiden daha ağır sonuçlar yaratacaktır. Öğrencilerin ergin ve olgun olmamaları, örtünmeyi bir siyasi simgeye dönüştürecek ve öğrenciler arasında eşitliği bozacak, dolayısı ile çocukların birlik ve kardeşlik duygularını da sarsacaktır. Yönetmelikte yapılan değişiklikle, Anayasamızın din ve düşünce özgürlüğünü düzenleyen 24. Maddesinin son fıkrasında yer alan;  Kimse, din kurallarına dayandırma veya siyasî çıkar sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını istismar edemez, kötüye kullanamaz. Kuralı ihlal edilmiştir.

Türkiye'nin de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 1. Maddesi açıktır: 18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır. Sözleşme'nin 3. Maddesinde ise, Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından çocukları ilgilendiren tüm faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir demektedir. Bu yarar, çocuğun üstün yararıdır" dedi.

 

" BÖYLE BİR YAPI DA LAİK EĞİTİMİN GERÇEKLEŞMESİ OLANAKSIZDIR"

 

Yeni düzenleme ile eğitim alanında özellikle kılık kıyafette, inanç ve düşüncelerin simgeler halinde sunulduğu bir karmaşa ortamına neden olacağını, böyle bir yapı da da laik bir eğitimin gerçekleşemeyeceğini ifade eden Aslankabakli; Özellikle çocuğun, düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygıyı düzenleyen 14. Maddede ve izleyen maddelerde, ana, baba, vasi ve devletin çocuğa karşı görevleri, yol göstericilik olarak tanımlamıştır. Yeni düzenleme ise, devlete ve ailelere, çocuk adına karar verme, onların yerine geçme, özel alanlarına müdahale etme yetkisi vermektedir. Bu durum, eğitim alanında özellikle kılık kıyafette, inanç ve düşüncelerin simgeler halinde sunulduğu bir karmaşa ortamına neden olacaktır. Böyle bir yapıda laik eğitimin gerçekleştirilmesi de olanaksızdır" diye belirtti.

 

" YARGI KARARI İLE İPTAL EDİLECEKTİR"

 

Alınan bu kararın insan haklarını esas alan yargı kararı ile iptal edileceğine inandıklarını belirten Aslankabakli; " Öyle inanıyoruz ki, bu yönetmelik, insan haklarını esas alan yargı kararları ile iptal edilecektir. Bugüne dek Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından türban konusunda verilen kararlarda , türbanın bir insan hakkı olmadığı, siyasi simge olduğu ve eşitliği bozarak ayırımcılığı körüklediği yolunda çok sayıda karar bulunmaktadır. Bu nedenle tek tek bireylere, siyasi parti ve demokratik kuruluşlarımıza düşen görev, yönetmeliğin iptali için yargı yoluna başvurmaktır. Hukuksuzluğa karşı en etkin silahımız yine hukuk olacaktır " diye söyledi. 

Güncelleme Tarihi: 08 Ekim 2014, 10:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER