KARAR İÇİN NE DEDİLER?

Okul müdür ve müdür yardımcılarının görevlerinden alınması ve ardından da yapılan hukuk mücadelesinde yargının verdiği geri dönüş kararı ülke genelinde olduğu gibi Bolu’daki eğitim camiasında da büyük yankı buldu ve yargının verdiği karar olumlu bir şekilde destek gördü. Konuyu Bolu’da faaliyet gösteren Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Erkan Korkmaz, Türk Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Hüsnü Yaman ve bu olayın birebir mağduru olan Bolu Eğitim-İş Sendikası Sekreteri Hayati Dede ile masaya yatırdık. Her üç sendikacı da bakın olayları ve gelişmeleri nasıl değerlendirerek, neler söylediler…

KARAR İÇİN NE DEDİLER?
ÖZEL HABER: KASIM ŞAHİN

Yüksek Yargıdan MEB’in Hukuksuz Müdür Atamalarıyla İlgili Büyük Bir Tokat!

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Erkan Korkmaz, Milli Eğitim Bakanlığı`nın daha önce verilmiş yüksek yargı kararlarını yok sayarak, tamamen keyfi bir şekilde bakanlık kadrolarını kendi siyasal tutum ve anlayışları doğrultusunda yaptığı atamalar bir kez daha yüksek yargı duvarına çarpmıştır. Bugüne kadar kendilerini kanunların üzerinde gören, attıkları her adımda mağduriyet yaratmaktan başka bir iş yapmayan MEB`in hukuk dışı tutumu bir kez daha kanıtlanmıştır. İktidardan aldığı güçle Yargı Kararlarını uygulamayan Yandaş Yöneticiler hakkında Sendikamızca dava açılacaktır. Bu Yöneticilerle hesaplaşılacaktır” diye konuştu.

Korkmaz açıklamasını şöyle sürdürdü; MEB`de tarihin en kapsamlı tasfiyesi ve siyasal kadrolaşma hareketinin bu şekilde kesin bir yargı kararıyla durdurulmuş olması önemlidir. En az bu karar gibi önemli olan bir diğer nokta, daha önce verilen bu kararın 7 Haziran seçimleri sonrasında açıklanmış olmasıdır. Anlaşılan odur ki, AKP`nin tek başına iktidarı kaybetmesinin ardından tüm ülke çapında yaşanan rahatlama yüksek yargı organlarını da etkilemiş, yargı üzerindeki AKP vesayetinin kırılmasıyla birlikte hukuksuz düzenlemeler birer birer iptal edilmeye başlanmıştır.    
10.06.2014 gün ve 29026 sayılı Resmi Gazete`de yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin; birçok maddesinin öncelikle yürütmesinin durdurulması daha sonra iptali için Eğitim Sen tarafından açılan davada, Danıştay İkinci Dairesi`nin 22.10.2014 gün ve E.2014/5959 sayılı kararıyla bütün hükümler hakkında yürütmenin durdurulması istemimizin reddine karar verilmiştir.
Yürütmenin durdurulması red kararına itirazları inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu`nun kararı ile;  Yönetmeliğin "Yönetici görevlendirmede esas alınacak hususlar" başlıklı 10. Maddesinin 9. Fıkrasının, "Müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına görevlendirme" başlıklı 23. Maddesinin 1. Fıkrasında hiçbir ölçüt ve duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme, EK-1 Değerlendirme Formunun "Açıklama" başlıklı kısmının 3. Maddesinde "en az altı ay çalışmış olma" şartının İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumlu Şube Müdürü Ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürleri için aranmamasına ilişkin eksik düzenleme yönünden itirazın kabulüne karar verilmiştir. 
Yönetmeliğin 10. Maddesinin 9.fıkrasında; "Müdür görevlendirmesi yapılan eğitim kurumlarına müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirmeleri yeni görevlendirilen müdürün inhası, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile yapılır." denilmiştir. Danıştay İDDK kararının gerekçesinde; 652 sayılı KHK ile yöneticilerin görev süresi dört yıl olarak belirlenmişken, her yeni müdür görevlendirmesi yapılan eğitim kurumunda dört yıllık görev süresini doldurup doldurmadığına bakılmaksızın yeni görevlendirilen müdürün inhası, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile yeni müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirmelerinin yapılmasının 652 sayılı KHK`deki düzenlemeler aşılarak dört yıllık görev süresi dolmayan müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görevlerinin sonlandırılması sonucunu doğuran düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 23. Maddesinin 1. Fıkrasında; "Müdür başyardımcısı ve/veya müdür yardımcısı norm kadrosu boş bulunan eğitim kurumlarına, görevlendirilecekleri tarih itibarıyla 5 ve 7 nci maddelerde belirtilen şartları taşıyor olmaları kaydıyla, görevlendirme yapılacak eğitim kurumunda veya eğitim kurumunun bulunduğu ilçe ve ildeki eğitim kurumlarında halen yönetici veya öğretmen olarak görev yapanlar arasından, eğitim kurumu müdürünün inhası ve il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirilir." denilmiştir. Danıştay İDDK kararının gerekçesinde; madde hükmünde objektif kıstas öngörülmemesi, takdir yetkisine mutlak ölçüde bir etki kazandırması, hiçbir değerlendirme kriterine yer vermeyerek hukuka uygunluk denetiminin etkinliğini daraltması, kariyer ve liyakat ilkelerinin gözetilmemesi, ayrıca adayların görevlendirmelerden haberdar olmasını sağlayacak duyuruya yer vermeyerek geniş  katılımı ve fırsat eşitliğini ortadan kaldırması nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir. 
Ayrıca EK-1 değerlendirme formunda yer alan değerlendirme kriterlerine cevap verilebilmesi, okul müdürü hakkında objektif ve doğru bir değerlendirme yapılabilmesi için çok iyi tanınması, bunun için de makul bir süre birlikte çalışılması gerektiğinden bahisle, EK-1 Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri İçin Değerlendirme Formunun "Açıklama" başlıklı kısmının 3. Maddesinde "en az altı ay çalışmış olma" şartının İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumlu Şube Müdürü Ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürleri için aranmamasına ilişkin eksik düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. 
Buna göre, Yönetmeliğin 10/9. Maddesi uyarınca, yeni müdür görevlendirmesi yapılan eğitim kurumunda dört yıllık görev süresi dolmadan görevleri sonlandırılan müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görevlendirmelerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemlerin de dayanağı kalmadığından eski görev yerlerine geri döndürülmeleri, bulunduğu eğitim kurumunda görev süresi uzatılacak eğitim kurumu müdürlerinin EK-1 Değerlendirme Formu üzerinden yapılan değerlendirme işlemleri şayet altı aydan az süreyle çalışmış olan İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumlu Şube Müdürü ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürleri tarafından yapılmış ise bu değerlendirme işlemlerinin de iptali, Yönetmeliğin 23/1 maddesine göre, boş bulunan normlar duyuruya çıkarılmadan, objektif kriterler gözetilmeden,  eğitim kurumu müdürünün inhası ve il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile gerçekleştirilen müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirmelerinin de iptal edilmesi gerektiği açıktır. 
“8 bin 403 okul müdürü görevine geri dönecek”
Türk Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Hüsnü Yaman’da konu hakkında sert açıklamalarda bulunarak; “Sendikamızın mücadelesi sayesinde okul müdürleri ve müdür yardımcıları ile ilgili yargının verdiği karara göre: 8 bin 403 okul müdürü görevine geri dönecektir. Bilginin, donanımın liyakat ve kabiliyetin  bu ülkede bir anlamı olmalıdır. Bu nedenle de yazılı sınav getirilmelidir.  Hiçbir kriter olmaksızın ilçe milli eğitim müdürü, şube müdürü oluyorsun. Bu anlayış ile devlet yönetilmez. Böyle devlet bir yere gidemez. Sonunda bu anlayışta bitmiştir. Çalışanlar adına çok mutluyum.  Kimse iş güvencemizi bundan sonra tehdit edemeyecektir. İş güvencemizi kaldırmak istiyorlardı, biz bununla ilgili çok ciddi mücadeleler verdik. Çok sayıda eylem yaptık. Biz yapılan adaletsizlikleri muhataplarımıza, hatta Sayın Cumhurbaşkanı’na söyledik. Bundan sonra bu tehditte bitmiştir. Kimse memurluk sıfatını kafasına göre kaldırmayacaktır” dedi. 
 Yaman, açıklamasının devamında; Hiç kimsenin yanlışı sineye çekme hakkının olduğunu düşünmüyorum. Öğretmen sadece İngilizce, matematik öğretmiyor. Ahlakı, erdemi de öğretiyor. Dolayısıyla her şeyden önce hakkı, hukuku, sevgiyi  öğreteceğiz.
Bir ülkede yanlış varsa ve yanlışın üzerine cesaretle gidilmiyorsa, bu sıkıntılı bir durumdur. Bakınız öğretmenlik çok kutsal bir meslektir. Hiç kimsenin yanlışı sineye çekme hakkının olduğunu düşünmüyorum. Öğretmen sadece İngilizce, matematik öğretmiyor. Ahlakı, erdemi de öğretiyor. Dolayısıyla her şeyden önce hakkı, hukuku, sevgiyi  öğreteceğiz. Yüce Peygamberimizin de dediği gibi ‘imanı olmayan cennete gidemez, sevmeyenin imanı olmaz.’ Doğruyu savunmayı öğreteceğiz, yanlışlıklar karşısında susmamayı öğreteceğiz.
 Hangi dönemde olursa olsun kimseyi ezmeye hakkımız yoktur. Benim gibi düşünmüyor diye, benim değirmenime su taşımıyor diye insanları ezmeye, çalışanların huzurunu kaçırmaya bu ülkede kimsenin hakkı olduğunu düşünmüyorum. MEB’de il milli eğitim müdürleri, şube müdürleri herkese eşit mesafede olmalıdır. Öğretmen, okul müdürü, hizmetli bu ülkenin vatandaşıdır. Bu ülkenin kaynaklarından, imkânlarından ‘düşüncelerine ya da sendikasına göre’ faydalanmak diye bir şey olmaz. Türk Eğitim-Sen’in üyeleri kıymetli, başka sendikaların üyeleri kıymetli değil! Bu anlayış hastalıklı bir anlayıştır. Bütün mücadelemiz yıllardır bu köhne anlayışı yıkmak üzerine olmuştur.

Türk Eğitim Sen olarak açtığımız dava neticesinde; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2014/1151 Y.D. İtiraz nolu ve 18.02.2014 tarihli kararı üzerine MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce hazırlanarak illere gönderilen “DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUNUN YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI ÜZERİNE YAPILMASI GEREKENLER” başlıklı yazıda; 
1-Takvime göre 12 Haziran 2015 tarihi itibarıyla tamamlanacak olan müdürlük görev süresinin uzatılmasına ilişkin değerlendirme süreci, 17 Haziran 2015 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu süreçte, değerlendirme süresinin son günü (12 Haziran 2015) itibarıyla değerlendireceği okul müdürü ile en az altı ay süreyle çalışmamış durumda olan ilçe millî eğitim müdürü, eğitim kurumundan sorumlu şube müdürü ve insan kaynaklarından sorumlu şube müdürlerinin değerlendirme dışı tutulması sağlanacaktır. Bu amaçla “Değerlendirme Yapacak Kişileri Değiştirme” ekranında silme yetkisi verilecektir. Bu durumda eksik kalacak değerlendirmeler, Yönetmelikte belirlendiği gibi mevcut değerlendiricilerin değerlendirmelerinin yüzlük sisteme uyarlanması yoluyla yapılmış olacaktır. 
 
2- Müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirmeleri, Yönetmelikte yargı kararı doğrultusunda yapılacak değişikliğin yürürlüğe konulmasından sonra yapılacak; dolayısıyla o zamana kadar bu kapsamda herhangi bir görevlendirme yapılmayacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir.  Bu konuyla ilgili güncel gelişmeleri hem kişisel sayfamızdan hem de  turkegitimsen.org.tr adresinden güncel olarak duyurmaya devam edeceğiz.
YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen Başkaları gibi gelişmeleri yakından takip eden ve alınan kararın geçte olsa doğru olduğunu savunan Bolu Eğitim-İş Sendikası Sekreteri ve aynı zamanda mağdurlardan olan Hayati Dede’de görüşlerini şöyle açıkladı; “ Görevden alınan müdürlerin geri dönmeleriyle ilgili olarak Danıştay'ın  vermiş olduğu karar,  yerinde bir karar olup zaten sendikamızca beklenmekteydi. Yanlış hesap Bağdat'tan döner misali bir yanlış uygulamadan dönülmüş olundu. Ancak bu süreçte mağdur olan arkadaşlarımız,  maddi kayıplar yanında,  manevi olarak da yıpranmışlardır. Bizler Anayasa Mahkemesinin bu yasayı iptal etmesini bekliyoruz. Danıştay'ın  vermiş olduğu karar okul müdürlerimizin geri dönüş yolunu açmış olsa da nihai karar Anayasa Mahkemesinin yasayı top yekun iptal etmesiyle sonuca ulaşacaktır. Asıl beklenti budur. Çünkü Danıştay'ın vermiş olduğu kısmi iptal kararının arkasına dolanma çabaları olacak ve bu yeniden hukuksuz görevden almalara sebep olacaktır. Bunu hep birlikte göreceğiz. Bu sebeple biz Eğitim-İş olarak Anayasa Mahkemesi'nin yasayı iptal etmesini bekliyoruz” dedi.
Güncelleme Tarihi: 15 Haziran 2015, 20:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128