Karsu, Avcı’nın “Özür” dilemesini istedi

CHP Bolu İl Başkanı Kazım Karsu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, atanamayan öğrenciler için; “Bunlar etrafında ilgi uyandırmak veya isteklerinin yerine getirilmesini sağlamak amaçlı intihar ediyorlar” söylemine tepki göstererek Bakan Avcı’nın derhal özür dilemisini istedi.

Karsu, Avcı’nın “Özür” dilemesini istedi

CHP Bolu İl Başkanı Kazım Karsu, yazılı ir açıklama yaparak şunları söyledi;  “Arkadaşlarımızdan bir hekim olarak bilgilendirmesini rica ettim. Teknik tabiri nedir bilmiyorum ama bunu bile söyleyip söylememekte tereddüt ediyorum, ‘gösterişçi intihar eylemi’ diye bir sendromdan bahsediliyor. Aslında niyeti olmadığı halde etrafında ilgi uyandırmak veya ilgi çekmek veya isteklerinin yerine gelmesini sağlamak amaçlı. Tıpçıların söylediğini söylüyorum. Ama psikiyatr arkadaşların söylediğini söylüyorum” Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın ulusal ve yerel basında yer alan bu cümlelerini okurken ülkemizin geleceğini yetiştiren bakanlığın kime emanet edildiğini sorgulamak siyasi tercihi ne olursa olsun tüm yurttaşlarımızın ve ülkemizin menfaatinedir.

Günü kurtarmaya yönelik yanlış eğitim politikaları yüzünden, diplomalı işsizler yetişmesine neden olan AKP sadece çocuklarımızın geleceği ile değil ülkemizin geleceği ile de oynamıştır.

 Her ilimize bacasız sanayi anlayışı ile kurulan Üniversiteler, çocuğunun geleceğini kurtardığına inanan ve varını yoğunu çocuğunun eğitimine harcayan aileleri ilk başta sevindirir. Fakat bu üniversitelerden mezun olan çocuklarımız işsiz kalınca aileleri ile beraber çok daha üzücü, dramatik olaylar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor.

Emek yüce bir değerdir. İsteriz ki bütün insanlar emeğinin karşılığını alsın. Evlatlarımız yıllarca evlerinden, ana-babalarından uzakta okuyup diploma aldıklarında isteriz ki mesleklerini de ellerine alsınlar. Zor günlerin, kendi başlarına verdikleri hayat mücadelesinin karşılığını görebilsinler, kendi ayakları üzerinde durabilen özgür bireyler olabilsinler. Ama bu Türkiye’de maalesef mümkün olamamaktadır. AKP’nin yazboz tahtasına çevirdiği eğitim sistemimizde bir yandan kız çocuklarının okula devam etme oranını düşerken; öbür yandan da mantar gibi türeyen liselerde, üniversitelerde eğitim paralı hizmet halini alıyor ve gün geçtikçe kalitesizleşiyor. Bunlar da yetmezmiş gibi gençlerimiz mezun olduktan sonra işsiz geziyor. Bu gençler eğitim hayatlarına umutla başlıyorlar, mezun olduktan sonra yıllarca iş bulamıyorlar, atanamıyorlar, mesleklerine başlayamıyorlar. Pırıl pırıl çocuklarımız umutlarını kaybediyor, bunalıma giriyor. Hayatlarından vazgeçmeye başlıyorlar.

Sonra çıkıyor, Milli Eğitim Bakanı atanamayan öğretmenlerimiz için diyor ki “bunlar etrafında ilgi uyandırmak veya isteklerinin yerine getirilmesini sağlamak amaçlı intihar ediyorlar”. Siz ne diyorsunuz? Bir insanın sahip olduğu en kıymetli şeyden, canından vazgeçmesi ne demek biliyor musunuz? “İsteği yerine getirilsin diye intihar etmek” gibi bir söylemi biz kabul edemiyoruz, kusura bakmasınlar. Bir insan öldükten sonra hangi istediğini yerine getirecekler? Biz insan emeğine, insan canına değer veriyoruz. Hiç kimsenin canından vazgeçebilecek kadar büyük umutsuzluklara düştüğü bir ülke istemiyoruz. Bu yüzden bu söylemin net olarak karşısındayız. Sayın Bakanı mensubu olduğu ve yıllardır ülkemizi yöneten AKP iktidarının plansız, programsız üniversitelerimizin ilgili bölümlerinden mezun olup atanamayan 300 binin üzerindeki öğretmenlerimizden ve ailelerinden özür dilemeye davet ediyoruz. HABER MERKEZİ

 

Güncelleme Tarihi: 15 Şubat 2016, 17:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER