KENDİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ ?

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazılar...

KENDİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ ?

Yazıyı Eda Bayraktar’ın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Çoğu zaman bu satırlara başladığımda yazının devamını nasıl getireceğimi bende bilmem çünkü şu anda olduğu gibi belirlediğim bir konu yoktur aklımda ancak kendimi çok iyi tanırım bilgisayarın başına geçince klavyenin tuşları üzerinde parmaklarım dolaşmaya başlayınca zihnimdeki kütüphane taranmaya başlar ve mutlaka anlatacağım bir konu soracağım sorular zihnimdeki kütüphaneden çıkar.  

Bazıları için böyle plansız programsız yazıya başlamak ne yazacağına yazı içinde karar vermek bir yetenek bazıları içinse bir delilikten başka bir şey değildir. Bilmiyorum bu bir yetenek mi yoksa delilik mi? ama kendimi çok iyi tanıyorum ne yapabileceğimi çok iyi biliyorum.  Böyle olunca da bazı zorluklar kendiliğinden ortadan kalkıyor.

Peki, ya siz kendinizi iyi tanıyor musunuz? Diye bir soru sorsam acaba cevabınız ne olur? Evet, aslında zor ve düşündürücü bir soru çünkü insan doğduğundan itibaren başlar kendini keşfetmeye mesela bebekler ilk önce ellerini sonra ayaklarını ağızlarını burunlarını gözlerini keşfeder hatta bebeklerin kendilerini tanıma ve keşfetme çabasını anlatan “Bak şu konuşana” isimli komedi filmi bile var. Bir sahnede ”yeni doğmuş bir bebek altını ıslatıyor. Sonrada ya benim şortum niye ıslandı diye bulmaya çalışıyor “

Şimdi böyle anlatınca yüzlerde küçük bir tebessüm oldu. Neyse yani insanın kendini tanıması ve keşfetmesi çok değerli bir şeydir. Ama şöyle etrafımızı gözlemlediğimizde günümüzde insanların kendilerini bile tanımaya zamanı ve fırsatı olmadığını görürüz. Bunun da sorumlusu bence eğitim sistemi ve günümüzdeki çalışma şartlarıdır. Düşünsenize size hep bir şeyleri ezberleten bir sistemde okuyorsunuz. Okul bitiyor. Sonra iş hayatında hep birileri size ne yapmanız gerektiğini söylüyor. Bu sistemler içerisinde kendinizi nasıl tanıyabilir ve keşfedebilirsiniz? Kendimizi tanımadan hayatta nasıl başarılı olabiliriz?

Bakın kendini tanıma olayı her insan için önemlidir ancak engellenen bireyler için daha da önemlidir. Çünkü bazen gerek ailelerin gerekse yakınlarının baskısıyla kendilerini keşfetmek yerine hiçbir şey yapmayan kendini beceriksiz görüp ” ben hata yaparım, ben bunu yapamam diye düşünüp korkan yaşamsal ihtiyaçlarını bile kendileri gideremeyecek hale gelen engelli bireyler var.

Aileleri ve yakınları bu arkadaşlarımızı baskı ile korkuttuktan sonra çıkıp “ bizden sonra bu çocuğa kim bakacak nasıl yaşayacak ?” derler. Sen çocuğa, “ engellisin yapamazsın, engellisin beceremezsin” dersen. Onun kendini keşfetmesine yapabileceklerini yapmasına izin vermezsen. Ona bir birey gibi değil saksıda duran ve bakım gerektiren bir bitki gözüyle bakarsan. engelli bireyde sana bir şey olursa normal olarak hayatta kalamaz.

İşte bunun için onların kendi kendilerine yapacak işleri yapmasına bir anlamda kendilerini tanımasına ve keşfetmesine izin vermeliyiz. Bu keşif sırasında tabii ki su ve yemek dökülecek hatta biraz canı yanacak ama göreceksiniz zamanla keşfederek burada bunu yaparsam suyu dökmem, kaşığı şöyle tutarsam bu yemeği dökmem. Ayaklarımı yere sağlam basarsam düşmem canımda acımaz şeklinde birçok şeyi başardığını göreceksiniz.

Buradan engellenen bireylerin ailelerine ve yakınlarına sesleniyorum. Eğer engelli birey yataktan kalka biliyorsa ve çok fazla derecede zihinsel yetersizliği yoksa yaşamsal ihtiyaçlarını kendisinin yapmasına izin verin. Unutmayın karşınızdaki bir insan ve bir birey siz yanında değilken bile hayatta kalabilmeyi başarması gerek bunun içinde kendini tanıması yapa bileceklerini keşfedip zihin kütüphanesine zamanı gelince kullanılmak üzere koyması gerek. Ben inanıyorum eğer kendinizi iyi tanırsanız ve ne yapacağınızı bilirseniz her koşulda istediğinizi başarırsınız.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Eda Bayraktar – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124