KİMSE KİMSEYE KAPIYI GÖSTEREMEZ

Özcan tarafından suçlu ilan edilen Burak Cop sonuçları değerlendirdi

KİMSE KİMSEYE KAPIYI GÖSTEREMEZ

1 Kasım genel seçimleri sonrasında CHP Bolu 2. sıra milletvekili adayı Burak Cop CHP’nin yurt genelinde ve Bolu’da elde ettiği sonuçları yazılı bir açıklamayla değerlendirdi. Özcan’ın uzaklaştırıcı üslubuna karşılık daha yapıcı bir değerlendirme yapan Cop; “kimsenin kapıyı göstermek haddi değildir” dedi.

 

HABER: FARUK ÇİDEM

 

7 Haziran seçimleriyle birlikte 1 Kasım seçimlerine kadar AKP’nin ve MHP’nin hedefinde olan Burak Cop hem partisinin Bolu’daki durumunu hem de Türkiye genelindeki eksiklerini değerlendirdi. Geçtiğimiz gün Tanju Özcan’ın parti binasında isim vermeden yüklendiği ve parti programının dışında hareket ettiğini söylediği Burak Cop; “Kürt sorunu ve onun alt başlıklarına dair beyan ettiği görüşler CHP çizgisinden çok başka bir partinin çizgisine yakın olanlar, o başka partide siyaset yapsalar herhalde daha isabetli olur” şeklinde konuştu. Parti programında yazan, “CHP, Sosyal Demokrasinin evrensel değer ve kurallarını benimseyen, onları yaşama geçirmeyi amaçlayan bir Sosyal Demokrat Partidir” ibaresi sol politikaların savunulmasını emretmektedir” ibaresini hatırlatan Cop, Özcan’ın milliyetçi söylemlerine karşılık verdi.

 

AKP’DEN ALDIKLARIMIZ GERİ DÖNDÜ

 

Partisinin seçimlerde başarılı olamadığını söyleyen Cop; “Yurt genelinde binde 4 civarında oyumuz arttı. Bu artış tamamen olmasa da büyük oranda büyükşehirlerde gerçekleşti. 7 Haziran seçimlerinde HDP’ye giden emanet oylarımızın çoğunu geri aldığımız anlaşılmaktadır. Ancak AKP’ye bir miktar oy kaybettiğimiz de görülmektedir. Özellikle sahil şehirlerinde, MHP’nin tüm ülkede yaşadığı devasa oy kaybından az da olsa yararlandık. Bununla beraber, 7 Haziran’da AKP tabanından aldığımız oylar fazlasıyla geri dönmüştür” dedi.

 

OYU EN ÇOK AZALAN İLLERDEN OLDUK

CHP’nin 41 ilde oyu azalmıştır. Bu illerin arasında ne yazık ki Bolumuz da yer almaktadır. Partimizin büyükşehirler dışındaki illerde oyu ortalama 1 puan azalmıştır. En büyük kan kaybını ise Bolu’dan Artvin’e kadar uzanmakta olan Karadeniz Bölgesi’nde yaşadık. CHP’nin oyunun en fazla azaldığı 5 ilin 5’i de Karadeniz Bölgesi’ndedir ve bunların arasında Bolu da bulunmaktadır.

7 Haziran’da oyumuzu en çok arttırdığımız il Ordu’ydu. Bu seçimde ise Ordu en çok oy kaybettiğimiz 2. il oldu ve buradaki iki sandalyemizden birini kaybettik. Benzer bir şekilde 7 Haziran’da Bolumuz CHP’nin ülke genelinde oyunu en çok arttırdığı 2. il iken bu seçimde oyumuzun en çok azaldığı 3. il olmuştur. Pazar günkü seçimde Karadeniz Bölgesi’nde anlamlı bir artış kaydettiğimiz tek il Artvin oldu. Bunun haricinde, Sinop’taki yüzde 1’lik ve Düzce’deki binde 3’lük artışı saymazsak, bütün Karadeniz illerinde oyumuz azaldı.

 

PARTİLİLERİN YAPTIĞI KARTOPU ÇIĞA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Bilindiği üzere 7 Haziran’da da adaydım. Bu seçimden önce siyasi rakiplerimizin benim aleyhimde yürüttüğü, çarpıtma ve demagojiye dayanan karalama kampanyasının aynısı 7 Haziran öncesinde de sahnelendi. Üzülerek belirtmeliyim ki, AKP’lilerin ve MHP’lilerin aleyhimde kullandığı “malzeme” ilkin bazı partililerimiz tarafından önseçim döneminde ve sonrasında üretilmiştir. Parti içi rekabet olağandır ve sağlıklıdır. Siyasette bel altı vuruşlar da, sağlıksız olmakla beraber, olağandır. Ancak bazı partililerimizin yapıp yuvarladığı kartopu AKP’liler ve MHP’liler tarafından çığa dönüştürülmek istenmiştir. Kendi küçük iktidarı için partiyi dahi yakmayı göze alanların sorumsuz ve aşırı hırslı tavırlarını gözden geçirmelerini salık veriyorum.

 

PARTİLİLER HAREKETE GEÇİRİLEMEDİ

Partimizin Bolu’da 4500’den fazla üyesi olduğu halde bu insanların büyük kısmı, her zaman olduğu gibi, yine harekete geçirilememiştir. Partimizin emekçi kadınları CHP’nin Bolu’daki görünmez üyelerini mobilize etmek için günlerce bu insanlara telefon açtılar ancak yine de başarılı olamadık. Önseçimde yığma oy teşkil etsinler diye partiye doldurulan ancak partinin adresini bile bilmeyen insanlar parti içi küçük iktidarların dayanağını oluşturabilirler, ancak CHP’nin Türkiye’de iktidara gelmesine en ufak bir katkı bile sağlayamamaktadırlar.

 

GENÇLERE YÖNELİK ÇALIŞMA YÜRÜTTÜM

Siyasi çalışma yapma metotları üzerine düşünmenin de vakti gelmiş, hatta geçmektedir. Hiperaktif biçimde oradan oraya koşturup esnafla, sokaktaki vatandaşla tokalaşmaya ve onları sıkboğaz ederek oy istemeye dayalı bir siyasi çalışmanın yetersizliği ortadadır. Çalışma türleri çeşitlendirilmelidir. İnsanımıza ayırdığımız vakit nitelikli ve yeterince uzun olmalıdır. Bu bağlamda kadın kollarımızın yaptıkları ev ziyaretleri çok yararlı olmuştur.

Hiçbir seçimde kendilerine yönelik özel bir çalışma yapılmamış olduğunu fark ettiğim, üniversiteliler başta olmak üzere gençlere yönelik bir “alt-kampanya” yürütmeye de şahsen gayret ettim. Kabaca yaptığım bir hesaplamaya göre 18-25 yaş grubundan yaklaşık 1500 seçmenle bire bir temas kurdum. Bunun elimizdeki milletvekilliğini korumamıza katkıda bulunduğu açıktır. Ama elbette her zaman daha iyisi yapılabilir. 1500 yerine 3000 gençle de temas kurabilirdim.

 

ANCAK FANATİKLERİ İKNA EDEBİLİRLER

Başarıyı kendisine, başarısızlığı başkalarına yükleyenler ancak etraflarındaki bir avuç fanatiği ikna edebilir. Kaldı ki 7 Haziran ve 1 Kasım aday listelerimiz üçte iki oranında aynı kalmıştır. Hem kendileri yıprananlar, hem de bugüne kadar onlarca nitelikli partiliyi yıpratmış olanlar mevcut sonucu “en iyi savunma hücumdur” taktiğiyle açıklamaya çalışmamalı. Zira bu partimizi kamuoyu önünde yıpratır, örgütte de ayrışmaya sebep olur. Bolu’yu son 3 seçimdir hep aynı milletvekilleri temsil etmektedir. Partilerine yüzde 63 oranında oy verdiklerine göre AKP seçmeni halinden memnun olsa gerek. Bize gelince, inanıyorum ki örgütümüz gelecek önseçimde metal yorgunluğunu ortadan kaldırarak CHP’ye ikinci vekilliği de kazandıracak bir kan değişimini gerçekleştirecektir.

 

BAŞKA PARTİYE GİTSE DAHA İSABETLİ OLUR

Parti Programımıza göre CHP’nin ideolojisini besleyen üç ana kaynak Atatürk’ün modernleşme devrimi ve altı ok ilkeleri, sosyal demokrasinin evrensel kuralları ve Anadolu ve Trakya’nın tarihsel ve felsefi birikimidir. Dolayısıyla Cumhuriyet devrimlerine muhalefet etmeyen, sağ görüşlü olmayan, Anadolu felsefesi ve inançlarını yok edip yerine söz gelimi Selefiliği koymayı amaçlamayan herkese CHP’nin kapıları açıktır. Ayrıca programımızdaki “CHP, Sosyal Demokrasinin evrensel değer ve kurallarını benimseyen, onları yaşama geçirmeyi amaçlayan bir Sosyal Demokrat Partidir” ibaresi sol politikaların savunulmasını emretmektedir.

Partimizin, Türkiye’nin en önemli meselesi olan Kürt sorununa yaklaşımı, son seçim bildirgemizin 29. ve 32. sayfaları arasında özetlenmiştir. Ben bu çerçeveye yüzde 100 sadığım. Bu çerçevenin dışında konuşan bir CHP’li varsa, o kişi ben değilim. Kürt sorunu ve onun alt başlıklarına dair beyan ettiği görüşler CHP çizgisinden çok başka bir partinin çizgisine yakın olanlar, o başka partide siyaset yapsalar herhalde daha isabetli olur.

 

HER ÜYEMİZ DEĞERLİDİR

Yukarıda ifade ettiğim görüş bir “kapıyı gösterme” eylemi olarak algılanmamalıdır. CHP’de kimsenin kimseye kapıyı göstermek hakkı da değildir, haddi de değildir. Kimse kendini bu partinin sahibi ya da ağası zannetmemelidir. AKP’nin yüzde 49,5 oy aldığı bir dönemde hepimizin birbirimize ihtiyacı var. Her bir üyemiz çok değerlidir. Görüş ayrılıklarımız da olabilir, anlaşmazlıklarımız da olabilir. Varsın olsun. El ele, omuz omuza vereceğiz. Bu karanlıktan birlikte çıkacağız.

 

Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2015, 18:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER