Kitap günleri amacına ulaştı

Bolu Tarihinde ilk kez düzenlenen ve geleneksel bir hale gelmesi planlanan Bolu 1’nci kitap günlerinin mimarı Erol Yıldız gazetemize kitap günleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Böyle bir organizasyonun Bolu’da yapılmasından dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu söyleyen Yıldız; “Amacımız, şehrimize gelen çok sayıda yazar sayesinde, halkımızı onlarla kaynaştırmak ve kitap okunma kültürüne destek sağlamaktı. Amacımıza ulaştığımızı rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.

Kitap günleri amacına ulaştı
 Erol Bey kitap günleri için amacınız neydi? Amaca ulaşıldı mı?

 

“Geleneksel hale getirilmek istenen Kitap Günlerinin asıl amacı; yediden yetmiş yediye her insanın, okuma alışkanlığını arttırmak, kitap kültürünü aşılamak, Bolu’ya gerek kültürel gerekse ekonomik girdi sağlamak, sadece kültür değil, turizm açısından da ilimizi tanıtmak, dışarıdan birçok ilden gelecek değişik yayıncı firmalar sayesinde ilimizi bu alanda duyurmak, şehrimize gelen çok sayıda yazar sayesinde, halkımızı onlarla kaynaştırmak ve kitap okunma kültürüne destek sağlamaktı. Amacına ulaşma konusuna gelince; evet bence ulaştı. Fakat insanlarımıza ulaşılması açısından bize destek olması gereken bazı kurumların yetersiz destekleri sayesinde problemler yaşandı.”

 

Kitap Günlerinin yapılması girişimi nasıl gelişti?

 

“İlk olarak ben bu konu hakkında, Bolu için iyi olur düşüncesiyle hareketim ön plan olmuştur. Yer konusunda yer bulma endişesiyle, ilimizin yöneticilerine gitmem ve onların fikirlerini almam gerekiyordu. Doğrusu da bu olsa gerek. İlk olarak Belediye Başkanından randevu alarak işe başladım. Kendisine görüşme için ulaştığım o gün, sanırım Almanya’dan kardeş şehir olan ve ilimize gelen heyetin bir projeyle ilgili görüşmesi vardı. Akabinde görüşümü Belediye Başkanına anlattım. Böyle bir çalışmanın iyi olacağı görüşüne vardığından, bu konuda bana desteğini vereceğini söyleyerek, kuracağım tertip komitesine Kültür ve Sosyal İşler Müdür arkadaşımız çağırarak projeye destek vermesini istediler. Vakit kaybetmeden Sayın Vali ile görüşmek istedim ve kendisinden randevu talep ettim. Daha önce yaptığım ziyaretimde bu düşüncelerimden bahsetmiştim. Konuyu anlattığımda Sayın Valim de bu konuda vereceği desteği yenilediler. İnancım bu zamandan sonra daha da arttı. Zaten Sayın Valime bu konuda çok güveniyorum. Kendileri gerçekten okuma sevdalısı. İyi niyeti ve bana verdiği cesaret sonucunda bu şimşek çakıldı. Ardından Kültür Müdürü Hasan Kaplan’ın destekleri sözü ise beni daha da umutlandırdı. Bu aşamadan sonra yapacağım tek işin benimle çalışacak olan kurulun belirlenmesine sıra gelmişti. Değerli dostlarım, Yrd. Doç. Dr. Fevzi Engin, Erhan Beykoz, Ersan Türkoğlu ve Ahmet Türk ile görüşerek onlarla birlikte kurulu oluşturduk. Bize destek verecek olan birimlerden de, Valilik adına Basın ve Yayın Müdürü Nurhan Aydın, Belediye adına Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güler Mert, Kültür Müdürlüğünden Kültür ve Turizm Müdürü Neriman Güner heyete katıldılar. Sıra kitap fuarına davet edilecek firmalara gelmişti ve ben burada kolları sıvadım. Diğer illerdeki katılımcı firmaların adreslerine ulaştım. Hiçbir ayrımcılık yapmadan, yayın politikalarının şekline bakmadan herkesi bu ile davet ettim. Sonunda ortaya çıkan katılımla bu işe başlamış olduk.”

 

Bu büyük bir proje. Yapılırken ve gerçekleştiğinde sıkıntılar yaşadınız mı?

 

“Hem de çok fazla. En büyük sıkıntım, şirketleri davet aşamasında oldu. Geçen yıl ve bu yıl yapılan birçok fuarda, katılımın kötü geçmesi, ekonomik anlamda kitap satışlarının istenilen düzeyde olmaması, katılımcı firmaların bana ulaşmamasını sağladı. En büyük korkum kimse gelmez düşüncesiydi. İlerleyen günlerde, bireysel çabalarımla bunu aşmayı başardım. Heyette bulunan arkadaşlarıma da ayrıca bu konulardaki desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Hiç birimiz şahsi bir menfaatin içinde olmadık. Benim kitabım var buna rağmen kitaptan hiçbir gelirim yok. Almıyorum. Tamamı kitabımı basan firmanındır. Buna rağmen amacım tamamen Bolu’ya verilen bir hizmet anlayışıdır. Arkadaşlarımın da aynı. En büyük sıkıntılarımdan biri, masa tahsisinde yaşadıklarımdır. Gelecek firmalara, yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı katılımı sağlamak için yaptığım bu çalışma içinde, kendilerine masa teminini sağlayacağımızı söyledim. Koskoca Bolu’da masaları gerçekten zor ayarladık. Bu konuda destek veren birimleri, özellikle Sayın Vali Yardımcım Necdet Bey’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçi teşekkür edeceğim çok sayıda kişi var. Bunları kendi köşeme taşımak istiyorum. Onları şahsi köşemde ağırlamak benim en istediğim görevdir. Masa konusunda son güne kadar yaşadıklarımı anlatmak bu yazılara sığmaz. Başka bir husus ise, yayınevlerinin gelmesine bir gün kala, salonu son bir kere kontrol edeyim düşüncesinden sonra gördüğüm manzara olmuştur. Belediyemizin kendi iç mimarının çizdiği yerleşim projesine uyarak hazırladığım yerleşime göre, yirmi sekiz firma için çağrı yaptık. O gün salon başıma yıkıldı. Salonun 1/3’ü duvarla kapatılmış ve sıvası yapılıyordu. Kan beynime sıçradı. Bu kadroyu buraya nasıl sığdırırım endişesi arttı. Sonunda istenilenin dışında dar bir alana sığdırmak zorunda kaldım. Şahsım olsa hiç önemi yok. Gelenler tamamen çalışma arkadaşlarım ve benim şahsi çabalarım sonucu buraya katılmak istemişlerdir. Onların temel ihtiyaçları olan başta su, çay ve yemek konusu yapılamamıştır. Kısacası misafirperverliğimizi gösteremedik. Kıyameti kopardığımız Bolu turizm kenti olacak sözleri, maalesef bu sebepten dolayı sınıfta kalmıştır. İsim vermek istemem, yöneticilerimiz biliyorlar bu yeterli bana. Çay ve su çok önemliydi. Çevrede bakkal yok. Olsa da standını bırakıp oraya gitme şansı yok. Hayır, ben bu işi yapmam, dışarıdan geleni de bu iş için sokmam dersek ki bu olmuştur, diyecek hiç sözüm yok. Ben susuyorum ama dışarıdan gelen yayın kuruluşları ile yazarlar böyle demediklerini biliyorum.”

 

Gelen firmalar kimler? Memnun kaldılar mı?

 

“Burada bir şey ilave etmek istiyorum. Başta çağrı yaptığım firmalara Bolu’da bulunan ve kitap satan firmalara da haber verdim. Bunun etik olacağını düşündüm. Kimseyi ayırmadan, siyasi kimliğini sorgulamadan, kitaba okumaya gönül veren herkesi davet etme prensibinde çalışma yaptım ve bu çağrıma birkaç kişi hariç olumlu cevap aldım. Bundan sonra beni tenkit edecek varsa, ilk defa bu insanlara sorsunlar. İkincisi ise gelsinler ellerini taşın altına koysunlar. Başta ben bu etkinliğin asıl konusu Milli Eğitime dayandığı görüşündeyim. Bu etkinlikte müdürümüzü görememek beni fazlasıyla üzmüştür. Tesadüfen ilçelerden gelenler, merkezdeki okullardan gelen öğretmenler haberleri olmadığını belirtmişlerdir. Özellikle heyetimiz olarak yaptığımız ziyarette bu konuyu dile getirdik. Üstelik Valilikten bu konuda yazı bile çıkmıştır. Sayın Valimizin açılış konuşmasında söylediği sözler örnek alınırsa, Peygamberimize bile ilk emirin oku olduğunu bilirsek bu hizmetin değerini o zaman anlarız. Çok önemli bir konu ile sözümü bitireceğim. Eğer fuarda yiyecek içecek dağılıyor denseydi, gezecek yer kalmazdı. Konu kitap olunca maalesef iş değişiyor. Her açılışta Bolu’nun ileri gelenlerinin ayağına sarılan rahatsız zat bile böyle bir etkinlikten haberi olup oraya geldiyse, demek ki, hata duyurulmakta değil vurdumduymazlıktadır.  Memnun kalındı mı sorusuna gelince. Evet ben kaldım, arkadaşlarım kaldı, gelen firmalar benim hatırıma kaldılar, yazarlar kaldı. İlk yapılan bir fuar için de bu güzellik oldukça iyi. Beni mutlu kılan da bu.” 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2013, 20:40
YORUM EKLE
YORUMLAR
İbrahim Özçimen
İbrahim Özçimen - 7 yıl Önce

erol bey
tebrikler,teşekkürler

Ayşe Gülten KIRICI
Ayşe Gülten KIRICI - 7 yıl Önce

1. bolu kitap günlerinde gösterdiği üstün performans ve çabasından dolayı erol yıldız ve komite ekibini tebrik eder, sonsuz teşekkürlerimi iletirim.

SIRADAKİ HABER

banner128