KIZI VERMİYORLARSA KAÇIRALIM!

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazı...

KIZI VERMİYORLARSA KAÇIRALIM!

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bir insanın kendi kararlarını alabilme yeteneğine sahip olması herhalde dünyada insanlara verilmiş en büyük özelliktir. İnsanlar için de kendi kararlarını almak en önemli özgürlüktür. Ancak bazı insanlar yaşadıkları talihsizlikler ve sahip olduğu rahatsızlıklar nedeniyle sağlıklı karar verme yeteneğini kaybeder. Bu kişiler her şeyden kolayca etkilenebilir.

Toplumumuzda çoğu zaman karar verme yeteneğini kaybetmiş ve sağlıklı düşünemeyen kişilerle “deli“ diye dalga geçilir ve farkında olmadan onlara yanlış şeyler öğretilir. Tabi bu yanlış öğretiler yüzünden o kişiler yanlış şeyler yapabilirler.

Mesela geçtiğimiz aylarda evin yakınındaki markette dolaşırken kasada bir hareketlilik gördüm. Kasayı görebileceğim mesafeye gelip çaktırmadan olanı biteni izlemeye başladım. Zihinsel yetersizliği olan bir arkadaşımız cebine bozuk paraları doldurmuş marketten çikolata, gofret türü bir şey almış, ancak cebindeki para aldığı şeye yetmemiş. Kasiyerde “bunu sana veremem her gün geliyorsun senin paranı biz ödemek zorunda kalıyoruz” diyordu.

Neyse, en sonunda güvenlik falan geldi. Tabi arkadaşımızı da kırmak istemiyorlar. Biri oradan sanırım dikkatini dağıtmak için “senin kız ne oldu?  Vermiyorlarsa kaçıralım “ diye bir şey söyledi. Sonra zihinsel yetersizliği olan arkadaşımız orada bir yere oturdu. “abi ya hiç sorma kızlardan da yüzümüz gülmedi” diyerek anlatmaya başladı.

Tabi anlattıklarına herkes gülümseyerek dinlemeye başladı. Benim marketten çıkmam gerekti o yüzden sonunda aldığı gofreti verdiler mi bilmiyorum. Bakın bu olayda marketteki görevliler belki biraz takılmak belki de dikkatini dağıtmak için “ vermiyorlarsa kızı kaçıralım “ diye bir cümle kurdular ancak bu cümle çok yanlış şeylere neden olabilir. Karşınızdaki kişinin sağlıklı karar alamadığı belli. Siz gülümseyerek “ kızı kaçıralım derseniz “ o bunun iyi bir şey olduğunu sanıp yoldan gecen her hangi bir kıza zarar verebilir.

Bunun bir örneği de geçtiğimiz hafta sonu oynanan FenerbahçeGalatasaray maçında yaşandı. Galatasaray ikinci başkanı Abdürrahim Albayrak’a Fenerbahçe taraftarı olduğu belirtilen Rambo Okan isimli zihinsel yetersizliği olan bir arkadaş tarafından basın toplantısı öncesi saldırı yapıldı. Korumalar Rambo Okan’ı iterek olay yerinden uzaklaştırdı ve olayın büyümesi engellendi. Yapılan açıklamalarda Rambo Okan’ın cezai ehliyetinin olmadığı söylendi.

Herkes sokağa çıkma yasağı varken bu adamın burada ne işi var? sorusunu sordu. Hatta ünlü yazarlar televizyoncular bile hiç araştırma zahmetine girmeden bunu sordu. Bakın Sağlık bakanlığımız ve bilim kurulunun açıklamalarını takip ederseniz. Özellikle otizm, down sendromu ve diğer engel gruplarındaki insanların sağlık raporlarıyla birlikte yanlarında en az bir refakatçi olmak şartıyla istedikleri zaman sokağa çıkmasına izin verildiğini görürsünüz. Burada sorulması gereken “ Rambo Okan’ın yanındaki refakatçi nerede olmalıydı?“

Saldırı olayına gelince, dünyası Fenerbahçe olmuş ve sağlıklı karar alma yeteneği olmayan bir insandan bahsediyoruz. Bu saldırının nedenini anlamak için Rambo Okan’ın gittiği yerlere arkadaşlarına bakmamız gerekir. Hepimizin bildiği gibi hangi kulüp taraftarı olursa olsun futbol ortamları hiçte masum ortamlar değildir. Maç izlerken edilen küfürler ve farkında olmadan ağzımızdan çıkan tehdit içeren sözler, Rambo Okan’ı etkilemiş olabilir. Takımın kaybettiği bir maç sonrası bu yönlendirmelerle o hareketi yapmış olabilir.

Beni yanlış anlamanızı istemem engellenen bir bireyin sporla ve futbol ile uğraşması güzel, ancak özellikle spor kulüplerinin yönetenlerin ağzından çıkanlara biraz dikkat etmeleri, müsabakalardan önce ve sonra havayı gerginleştirmemeleri gerektiğini rambo Okan gibi bireylerin olumsuz yönde etkilenip insanlara zarar verme noktasına gelebileceğini unutmamaları lazım. Ben inanıyorum biz birazcık dikkat edip zihinsel yetersizliği olan bireylere bakış açımızı değiştirirsek yani olumsuz şeyleri olumluymuş gibi gülümseyerek anlatmazsak bu tür olaylar yaşanmaz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner124