LGBTİ Eylemi

Bolu’da 8 Mart Dünya Kadınlar gününde, Abant İzzet Baysal Üniversitesinde eğitim gören LGBTİ’li bir öğrencinin ülkücü olduğu iddia edilen bir garson tarafından darp edilmesi tepkilere neden oldu. Adliye önünde toplanan bir grup darp olayını protesto ederken, Eğitim Sen Şube Sekreteri Abdullah Berberoğlu açıklamasında, “Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarının yapıldığı alanın bir iki sokak aşağısında LGBTİ’li bir birey, faşist kişiler tarafından saldırıya uğrayarak tehdit ve darp edilmiştir” dedi.

 LGBTİ Eylemi

Haber: Faruk ÇİDEM

Geçtiğimiz gün üç kişi tarafından önce sözlü tacize sonrasında ise fiziki şiddete maruz kalan LGBTİ üyesi polise suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Kendisini darp eden kişilerin “sizleri burada yaşatmayacağız, bölücüler” diyerek tehdit ettiğini söyleyen LGBTİ üyesi, çevreden kendisini darp eden kişilere karşı tepki gösterenlere de saldırmaya çalıştıklarını belirtti.

Saldırıyla ilgili dün adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını okuyan Berberoğlu şunları söyledi; AKP hükümeti 12 yıldır bu ülkeye kin ve nefret tohumları ekmiştir. Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum diyerek kadınları, cinsel yönelimleri farklı diye sapkın ilan ettikleri LGBTİ’li bireyleri aşağılamıştır. Çünkü Türkiye’de toplumu yönetenler cinsiyetçidir, homofobiktir, transfobiktir. Trans cinayetlerinde, kadın cinayetlerinde ve saldırılarında kurbanlarla değil, katillerle özdeşlik kurulması bundandır.

Hakim ideoloji ataerkil, heteroseksist olduğunu defalarca açık etmiştir. Bu ağır maço zihniyet dönüştürülmedikçe, transseksüel, eşcinsel ve kadın cinayetleri son bulmayacak, faşizan saldırılar sürecek, saldırganlar kendilerini suçlu gibi görmeyecek, nefret cinayetleri ve saldırılarına toplumsal hatta yasal bir onay verildiğini düşüneceklerdir. Toplumdaki cinsiyetçi, transfobik, eril dil dönüştürülmedikçe; nefret söylemlerinin etkisindeki lümpen ve faşist zihniyetin saldırıları son bulmayacaktır.

Oysa Anayasa’nın 17. maddesi, yaşama hakkını “herkes için” güvence altına almaktadır. Buna göre; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” Yaşama hakkı kişilerin etnik kökeni, dini, dili, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliğine göre ayrı ayrı değerlendirilemez. Hiçbir yurttaşın canı bir diğerinden daha kıymetsiz değildir. Cinsel yönelim ve Cinsiyet Kimliği ibarelerinin, Anayasa’nın eşitliğini düzenleyen onuncu maddesine eklenmesini, nefret suçlarının, ağırlaştırıcı sebep ya da bağımsız bir suç tipi olarak yasada tanımlanmasını ve etkili bir şekilde uygulanmasını, transseksüellere yönelik baskıcı, polisiye uygulamalar yerine LGBTİ bireylere yönelen şiddeti önleyici etkin tedbirler alınmasını, genel ahlaka aykırılık bahanesiyle eşcinsellere yapılan baskıya son verilmesini talep ediyoruz.”

Biz yüreği insanlıktan, kardeşlikten, barıştan ve eşitlikten yana olanlar bu ülkenin her bir bireyinin insanca yaşam hakkını elde edene kadar mücadele edeceğimizi ve konunun takipçisi olacağımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2015, 09:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
bu nasıl bir başlık
bu nasıl bir başlık - 6 yıl Önce

yanlış

SIRADAKİ HABER

banner128