“Mahkemeler ile tiyatrolar arasındaki fark kalktı”

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, duruşma sonrasında yaptığı yazılı açıklamada, ortaya çıkan tabloyu protesto etti.

“Mahkemeler ile tiyatrolar  arasındaki fark kalktı”
 "Ergenekon" davasında karar duruşmasını izleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bolu Ticaret ve Sanayi Odası eski meclis başkanı Umut Oran, duruşma sonrasında, “Bugün ne yazık ki mahkemeler ile tiyatrolar arasındaki fark kalktı. Artık Türkiye’de önceden yazılmış senaryolara uygun hareket eden ve başkalarının verdiği kararları dikte eden mahkemeler var. Bugün herkes farazi suçlamalar, sahte deliller, genel geçer iddialar ile hapsedilebilir. Hayali düşmanlar gören bir iktidar aklı, hayali düşmanlarla mücadele ederek, akıl dışı gerekçelerle insanların özgürlüğünü yok edecek. Hukuk kuruları bir yere koyar, yaşları ayırır ve herkese durumuna göre davranır. Nasıl Benito Mussolini’ler, Pinochet’ler, Karunlar, Nemrut’lar yıkıldıysa, AKP de aynen öyle yıkılacak. Bugün hukuk bitti. Ancak bugün umut bitmedi” diye konuştu.

 
Mahkemeler ile tiyatrolar arasındaki fark kalktı
 
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, duruşma sonrasında  yaptığı yazılı açıklamada, ortaya çıkan tabloyu  protesto etti. Umut Oran’ın açıklaması şöyle: Mahkemelerle tiyatronun arasındaki farklardan biri de, tiyatroda bütün oyuncuların önceden yazılmış bir senaryoyu hayata geçirmesidir. Mahkemeler önceden verilmiş kararların uygulanacağı, yazılmış senaryoların dikte edileceği yerler değildir. Mahkemeler hukuk kuralları çerçevesinde özgürce değerlendirme yapılarak millet adına hüküm verilen önemli makamlardır. Bugün ne yazık ki mahkemeler ile tiyatrolar arasındaki fark kalktı. Artık Türkiye’de önceden yazılmış senaryolara uygun hareket eden ve başkalarının verdiği kararları dikte eden mahkemeler var.
 
Artık herkes sahte delillerle hapsedilebilir
 
Bugünden sonra Türkiye’de hiç kimse bazı temel hakları olduğunu söyleyemez. Bugünden sonra artık herkes bir terör örgütünün üyesi veya yöneticisi olduğu iddiasıyla suçlanabilir, yıllarca tutuklanabilir, hiçbir delil olmadan ceza alabilir.  Bu mahkeme sürecinde masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, savunmanın hakları ihlal edilmiştir. Bu mahkeme sürecinde herkesin iddiasını ispat etmekle sorumlu olduğu, delillerin değerlendirmesi, illiyet bağı gibi temel mantık kuralları yok edilmiştir. Bugün herkes farazi suçlamalar, sahte deliller, genel geçer iddialar ile hapsedilebilir.  Türkiye’de insan hakları, bir grup insanın ideolojik inançları tarafından askıya alınmıştır. Adı konulmamış bir olağanüstü hal rejiminin kuralları çerçevesinde, hukuk kuralları çarpıtılıp, esnetilerek toplumsal muhalefeti yok etmek için
kullanılmıştır.
 
Hayali düşmanlar gören iktidar
 
Ergenekon davası özel yetkili mahkemelerin karar verdiği ne ilk dava ne de son dava olacak. Diğer davalarda da benzer uygulamaları bu zamana kadar gördük, görmeye de devam edeceğiz. İnsan haklarına ve hukuka saygısı olmayan, “düşman” kabul ettiği insanlara karşı her türlü zorbalığı yapabilme hakkı olduğunu düşünen bir iktidarın bu uygulamaları artarak devam edecek. Gezi olaylarının arkasında Houston merkezli Zello örgütlenmesi, uluslararası faiz lobisi gibi hayali düşmanlar gören bir iktidar aklı, hayali düşmanlarla mücadele ederek, akıl dışı gerekçelerle insanların özgürlüğünü yok edecek.
 
Hukuk, kuruları da yaşları da ayırır
 
Hukukta “kurunun yanında yaş da yanar” diye bir hüküm yoktur. Hukuk kuruları bir yere koyar, yaşları ayırır ve herkese durumuna göre davranır. Demokratik devletlerde hukuk kuralları “kuruların yanında yaşlar yanmasın” diye koyulur. Bugün Türkiye’de kuru demeden, yaş demeden sadece “muhalif olmak” ortak paydasında birleşmiş insanların hayatı yakılmıştır ve bunun da sorumlusu demokrasiye, insan haklarına ve hukuk devletine  düşman olan iktidar anlayışıdır.
 
Benito’lar Mussolini’ler gibi AKP de yıkılacak
 
Tarihte zorbaların ellerindeki güçlerle haksızlık yaptığı çok olay vardır. Zorbalar zulmetmiştir ellerindeki güçle inanılmaz baskı kurmuşlardır. Ancak baskı ve zulme dayanarak yaşayan tek bir iktidar bile dünya tarihinde yer almamıştır. Nasıl Benito Mussolini’ler, Pinochet’ler, Karunlar, Nemrut’lar yıkıldıysa, AKP de aynen öyle yıkılacak. Bugün bu umudu içimizde taşıyor ve kazanacağımızı biliyoruz.  
 
Bugün hukuk bitti
 
Bugün belki Ergenekon davasında bir aşamanın sonuna geldik. Bugün bir kez daha Türkiye’de hukuk devletine, demokrasiye ve insan haklarına olan inanç büyük bir darbe aldı. Bugün hukuk bitti. Ancak bugün umut bitmedi. Türkiye’de yaşayan, demokrasiye, insan haklarına, adalete inanan insanlar mücadele etmeye devam edecek. Akıl dışı suçlamalarla, sehven yüklenen delillerle, hiçbir ispatı olmayan iddialarla insanlar özgürlüğünden mahrum kalmasın diye mücadele etmeye devam edeceğiz. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş insanlar, milletvekilleri, yazarlar, aydınlar, sanatçılar özgürce yaşayabilsin ve haksızlığa uğramasın diye mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu ülkenin hiçbir evladı varolmayan bir örgütün üyesi olduğu iddiasıyla akıl dışı suçlamalarla yıllarca hapis yatmasın diye direneceğiz. Özgür basın diyeceğiz, bağımsız
yargı diyeceğiz, katılımcı ve çoğulcu demokrasi istemeye devam edeceğiz. En sonunda da önce yerel seçimlerde sonra genel seçimlerde AKP’nin biber gazından beter zihniyetini sandığa gömeceğiz.

Güncelleme Tarihi: 06 Ağustos 2013, 21:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124