Memura af, bakan kardeşine torpil

İsmail Hotakoğlu'nun Kaleminden

 Memura af, bakan kardeşine torpil

Bürokrasi eski bürokrasi değil. Teknik nitelikteki kurumlarda bile hiçbir yetkinliği, uzmanlığı olmayanlar etkili görevlere getiriliyor. Kayıtsız-şartsız siyasi iktidarın çıkarlarını kollayanlar bu görevlerde tutuluyor, yükseltiliyor. Artık “Devlet memuru”ndan çok “Parti memuru” olunuyor. “Parti memuru” olmak, onlara bürokraside yükselmenin yollarını açıyor.
Bürokraside haksız yere görevden alındığını düşünenler, idare mahkemesine gidiyor, hakkında önemli iddialar içeren soruşturmalar yoksa bu kişilerle ilgili “yürütmenin durdurulması” sonuçta da “işlemin iptali” kararları alınıyordu. Kamu görevlisi, mahkeme kararına dayanarak eski görevine dönebiliyordu.

 

O günler geride kaldı

 

Bundan böyle haksız yere görevden alınan kamu görevlilerinin, mahkeme kararlarıyla eski görevlerine dönmelerinin yolu hemken hemen kapatıldı. Memurun performansına göre, idare onları istediği yerde çalıştırabilecek düzenlemeler yapıldı. Yani “dava açarım, geri dönerim” dönemi son buluyor.
İdare mahkemesi kararını alan kamu görevlisi, son olarak görevden alındığı kadroya atanmak zorundaydı. Şimdi bunu da kaldırdılar. “Eğer o kadro doldurulmadıysa” davayı kazanan kamu görevlisinin o göreve verilmesi öngörülüyor. Ama o kadrolar hemen doldurulduğu için davayı kazananın, alındığı göreve getirilmesi mümkün olmayacak.
Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’na, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlık’a gelmesinin ve de yaklaşan genel seçimin şerefine, değişik kesimlere müjdeli haberler verilecek. Disiplin cezaları nedeniyle mağdur edilen çok sayıda kamu görevlisi bulunuyor. İşte bunlar için de “Disiplin affı” getirilecek. Devlet Personel Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü uzmanları, bu konuda çalışmalarını sürdürüyor.

 

Dava açılsa bile…

 

Milli Eğitim Bakanlığı, okul müdürlüğünde 4 yılını dolduranları görevden aldı, yerlerine yeni atamalar yaptı. Bu atamalar yapılırken, haksızlık-adaletsizlik diz boyu… Bakıyorsunuz, 3-5 ay önce ilçe milli eğitim müdürlüğüne, şube müdürlüğüne getirilen, ortak özellikleri de AKP’ye yakınlığı ile bilinen sendika üyesi olanlar, 25-30 yıl kıdemi olan okul müdürlerine not veriyor. Tanımadıkları, bilmedikleri okul müdürleri için verdikleri notlarla, o kişilerin okul müdürü yapılıp yapılmayacağına karar veriliyor.
Atamalar yapıldı. Göreve getirilenlerin önemli bir bölümü Eğitim Bir-Sen üyesi, Ensar Vakfı, TÜRGEV, İmam Hatip Mezunları Derneği, İlim Yayma Cemiyeti referanslı olan kişiler.
Okul müdürlüğüne yapılan atamalar da idare mahkemelerine taşınacak taşınmasına ama bu kişilerin yerleri hemen doldurulduğu için artık davayı kazansalar bile o okul müdürlüklerine getirilmeleri mümkün olmayacak.

 

Bakan kardeşi için yapılanlar

 

Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Tüzüğü’nde öngörülen koşullara uymamasına rağmen İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşi Atıf Ala, Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na vekaleten atanmıştı. Bakın bundan sonra neler olmuş.
“Müfettişler adına, Atıf Ala’nın vekaleten atamasının iptali için dava açılmış. Yürütmenin durdurulması yönünde de karar alınmış. Ancak müfettişler mahkeme ile uğraşırken, Teftiş Tüzüğü ortadan kaldırılıyor. Dolayısıyla başkanlığa atanma koşulları, yürütmenin durdurulması kararının uygulanması ortadan kalkıyor. Mahkeme, henüz yürütmenin durdurulmasına karar vermeden, bakanlık Atıf Ala’nın vekaletini kaldırdı ve asaleten atadı. Tüzük kaldırıldığı için kanunda da atanma için özel bir koşul öngörülmediğinden atadılar.”
Dava açılıyor, mahkeme 6 ay bu davayı sonuçlandırmıyor. Dava açılınca, sayın bakanın kardeşi için özel düzenlemeler yapılıyor. Yani bu dönemde her şey kılıfına uyduruluyor. Sonra mahkeme karar verse ne, vermese ne? Mahkeme kararının uygulanma olanağı olmadığını bakanlık da biliyor. Mahkeme de bilerek bu kararı geciktirdi mi? Bakanlık deneyimli müfettişleri “maalesef evet” diyor.
İdare Mahkemesi, Atıf Ala’nın haksız, hukuksuz bir biçimde, tüzüğe aykırı olarak Denetim ve Rehberlik Başkanlığı’na vekaleten atamasını iptal ettiği zaman artık ortada “vekil başkan” kalmamış, idare bu kişiyi asaleten atamıştı. Peki, bu durumda mahkeme kararı uygulanabilir mi? Hayır. Çünkü, karar, hukuken ve fiilen uygulama olanağı olmayan bir niteliğe büründürüldü.

 

Herkese geçmiş olsun

 

Böyle durumlarda ne denilir? “Herkese geçmiş olsun.” Şimdi müfettişler, asaleten atamanın iptali için de dava açtı. Açılan davada da mahkeme atama için iptal kararı verebilir. Ama onunda hükmü olmayacak. Çünkü atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan tüzük kaldırıldı.
Dolayısıyla Atıf Ala’nın başkanlığa atanması mevcut teşkilat yasasına göre, kanuna uygun hale getirildi. Peki bunlar hukuka da, etik kurallara da, ahlaka da aykırı değil mi?

     

SON GÜNLERDE ANAYASA MAHKEMESİ SON ÇIKAN TORBA YASANIN İÇİNDEKİ GÖREVDEN ALINAN MEMURUN İKİ YIL AYNI GÖREVE DÖNEMEYECEĞİ MADDESİNİ BU YASAYI ÇIKARANLARIN SURATINA ÇARPTI. HEMEN İKTİDAR TARAFINDAN FEVERANLAR BAŞLADI. "İSTEDİĞİM ADAMLA ÇALIŞMAYACAKMIYIM?" Çünkü onlara göre herkes dalavereci, moda deyim paralelci. Kendiler süpermen, zannedersin  sütten çıkmış akkaşıklar.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 10 Ekim 2014, 10:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128