Montrö’ye Bolu Damgası

Montrö Boğazlar Sözleşmesinin imzalandığı vakit, Atatürk’ün her daim yanında olan yaveri Meclis’te 5 dönem Bolu Milletvekilliği yaptı.

Montrö’ye Bolu Damgası

Haber: Aysun Beykoz

Bundan 85 yıl önce imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, günlerdir ülkenin gündeminde ki yerini koruyor. Sözleşmenin imzalandığı akşam, Mustafa Kemal Atatürk İstanbul Florya’da kurmaylarıyla toplandı. Atatürk’ün bu zaferini kutladığı o tarihi gecede, Florya köşkünde 22 misafiri vardı. Ata’nın kara kutusu olarak bilinen Bolu Milletvekili Rahmetli Cevat Abbas Gürer de o gece sofradaki önemli isimlerden biriydi.

Atatürk’ün Güvendiği Bolulu!

Atatürk ile birlikte Cumhuriyetin kurulmasında ve yapılan uluslararası bütün anlaşmalarda yanında olanlardan biri de Cevat Abbas Gürer’di. Cevat Abbas Cumhuriyetin ilk yıllarında TBMM’de beş dönem Bolu milletvekilliği yaptı.

Abbas Atatürk’ün Her Daim Yanındaydı!

Cevat Abbas, İstanbul Mebusan Meclisi'nin son dönemi için 8 Ocak 1920'de yapılan seçimlerinde, Bolu Milletvekili olarak Meclise katıldı. Meclisin feshi üzerine Ankara'ya gelerek 5 Temmuz 1920'de TBMM Genel Kurulu'na Bolu Milletvekili olarak takdim edildi. Atatürk’ün yaveri olarak bilinen Abbas, Ata’nın yanında ve sofrasında tüm olaylara onunla birlikte tanıklık etti. Yeni kurulan Cumhuriyet’in atılan her adımında, karar verilen her noktasında Atatürk’ün yanı başındaydı. Montrö’nün başlı başına bir bağımsızlık mücadelesi olduğuna inanıyordu. Abbas,  Atanın Boğaz’dan geçen düşman donanmalarına bakarak, "Geldikleri gibi giderler" dediği adamdı. Öte yandan, 1922 Ekiminin sonlarında emperyalist güçler, “geldikleri gibi gittiler”.  

“LOZAN MONTRÖ’DE TAÇLANDIRILMIŞTIR”

Montrö Sözleşmesi’nin imzalandığı günün gecesinde, Atatürk tarafından Yaveri Cevat Abbas’a şunlar yazdırıldı:

“Bugün bayram günüdür; sevinç günüdür. Niçin bilir misiniz, ey sevgili yurttaşlar? Çünkü Lozan, Montrö’de taçlandırılmıştır. Lozan tamdır ve tamamiyetini daima tarihte okutacaktır. Fakat onu mustarip eden ufak bir şey, Boğazlar vardı. İşte o Montrö’de çözümlenmiştir. Eğer Türk yüksek hassasiyeti bununla alâkadarsa mutlak sevinmektedir, seviniyor ve sevinmelidir.”

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi (1946)

Güncelleme Tarihi: 25 Nisan 2021, 13:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124