MÜCEVHERLERİN FARKINDA MISINIZ ?

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazılar...

MÜCEVHERLERİN FARKINDA MISINIZ ?

Yazıyı Dilan Selen’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

“Vaktiyle bir bilgin yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonunda da kuyumcuya göster. Ancak Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.” Öğrencisi bilginin dediğini yapar elinde pırlanta ile bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Öğrenci hiçbir şey belli etmez bakkaldan teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gider: Buna ne verirsiniz?” diye sorar Semerci şöyle bir bakar, “Bu der “benim semerlere iyi süs olur. Buna bir on lira veririm. der”

Öğrenci bilginin dediği gibi en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Öğrenci, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Öğrenci, pırlantanın emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

Sonunda bilginin yanına dönen Öğrenci büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Bilgin sorar: “bu gün yaşadıklarından ne öğrendin?” Öğrencinin verdiği cevap “Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.” diye cevaplar Bilgin doğru der ve ilave eder: “İşte oğlum sen de, sana verdiklerimi ve öğrettiklerimi kıymetini bilmeyenlere verme. Eğer birine mutlaka vermek istiyorsan, önce vereceklerinin kıymetini anlat, onlara saygıyı öğret, sonra ver.” Niceleri vardır ki, nadide güllerden meydana gelen şahane gül bahçesini, dikenli otlardan meydana gelmiş otlar sanır da çiğner geçerler.”

Bu güzel ve anlamlı öyküyü görünce biraz düşündüm ve yazıya bununla başlamak istedim çünkü günümüzde insanların yaptığı en büyük hatalardan biride bilgi yetersizliği yüzünden önünden gelip geçen değerlerin farkına varmamaktır. Tıpkı anlatmaya çalıştığım öyküdeki gibi anlayamadığımız şeyleri hep değersizleştirmek gibi bir huyumuz vardır. Ayrıca sadece objeler ya da eşyalar değil kimi zaman insanları da değersizleştiririz

Hâlbuki kendini değerli hissetmek, birinin “Sen değerlisin” demesi her insan için çok mutluluk verici bir şeydir. Nedense günlük hayatta birçok insan eşine ve çocuklarına bile bunu hissettirmez. Bilmiyorum belki bu yaşadığımız toplumun bir özelliği. Birine sen değerlisin demek ve düşünmek galiba bize biraz zor geliyor.

Örneğin birçok engellenenin ve ailelerin başına gelmiştir. Çocuk engelli doğdu diye daha bebekken başlarlar etraftan değersizleştirmeye engelli bireyin ailesine yakınları tarafından “ siz boş verin bu çocuğu yenisini yapın “ denir aslında bu değersizleştirmenin bir başka çeşididir. O bebek farklı görünecek dünya şartlarında birçok şeyi yaparken zorlanacak ya onun için değersiz diye düşünülür.

İşte tamda bu sırada bakış açımızı değiştirip “ bu çocuk ilerde ne yapabilir?” Yetenekleri nelerdir diye düşünmek ve karamsarlığa kapılmamak gerekir. Çünkü insanlardaki yetenek bir elmasa benzer ve elmasta madenden çıkınca siyahtır. Usta ellerde işlendikçe parlar işlendikçe değerine değer katar. Değersizleştirmeye çalıştığınız o bebek madenden yeni çıkmış işlenmeyi bekleyen bir elmas olabilir. Onun için kim ne derse desin karamsarlığa kapılmayın ona ne kadar değerli olduğunu hissettirin.

Bakın arkadaşlar bazen en büyük engeller bile sıcacık bir gülüşle bir sarılma ile aşılır. Bu yüzden bilinçlenmekten ve düşünmekten karşımızdakine sen değerlisin demekten çekinmeyelim. Unutmayalım her insanın sahip olduğu bir yetenek vardır. Eğer biz sevgi ve bilgi ile yaklaşırsak o yetenek daha çabuk ortaya çıkar ve belki de dünyayı değiştirir.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Dilan Selen – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan yazılar…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124