MUSTAFA KEMAL PAŞA ve 19 MAYIS 1919

Ali TUNÇKOL yazdı...

MUSTAFA KEMAL PAŞA ve 19 MAYIS 1919

 İstiklâl Savaşımız- Kurtuluş Savaşımız- bugünkü varlığımızın gurur veren abidesidir.Yok edilmek istenen Türk’ün, paylaşılmak istenen Türk yurdunun kurtuluşu, İstiklâl Savaşımızla mümkün olmuştur.

Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal, 1881 yılında Selanik’te doğdu. İlköğrenimini Selanik’te yaptı. Manastır İdadisi’ni bitirdikten sonra İstanbul’da Harbiye Mektebi’nden mezun olup orduya katıldı. 1910 ‘da Harbiye Nazırının emri ile Fransa’ya gitti ve üç ay Paris’te kaldı. 1912’de Libya’ya giderek Trablusgarp yararına savaşa katıldı. Bir süre Ateşemiliter olarak Sofya’da bulundu. Bir ara da Veliaht Mehmet’in Berlin ziyareti sırasında Veliaht’ın   yanındaki heyetle birlikte Berlin’e gitti.

Mustafa Kemal, gönderildiği Çanakkale’de, ilk anlarda müttefiklerin çıkarma hareketlerini önledi ve Çanakkale Savaşları sırasında direnmenin ruhu oldu.

Yirminci yüzyılın başlarında, Sanayi Devrimi ile sömürgecilik hızlanmış, hammadde ve pazar arayışı devletlerarası rekabeti artırmıştı. Fransa, Almanlara kaptırdığı Alsas-Loren’i geri almak, İtalya Akdeniz’e hâkim olmak, Rusya ise sıcak denizlere inmek istemekteydi. Avrupa devletleri silahlanma yarışına girdiler. Savaşı başlatan olay, bir Sırplının Saraybosna’da, Avusturya Veliahtı Ferdinant’ı öldürmesi oldu. Ve savaş kısa zamanda yayıldı. Bir tarafta Almanya, Avusturya- Macaristan ve İtalya diğer tarafta Fransa, İngiltere ve Rusya vardı. Savaş başka ülkelerin de katılımıyla Dünya Savaşına dönüştü.

 Osmanlı İmparatorluğu da kaybettiği toprakları geri almak için ve Enver Paşa’nın da yönlendirmesiyle Almanya’nın safında savaşa katıldı. Bu karar üzerine İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchner:

“Türkleri yok edinceye kadar savaşacağız.” diyerek niyetini ortaya koydu. Çünkü İngiltere olası bir Türk başarısının, üzerinde Güneş Batmayan Ülkelerinin egemenliği altında yaşayan Müslümanları cesaretlendireceği düşüncesindeydi.

Çok cepheli ve çok kanlı geçen Birinci Dünya Savaşı, Almanların ve Osmanlı Devletinin yenilgisiyle sonuçlandı. Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918’de Mondoros Antlaşmasını, bir süre sonrada şartları çok ağır olan Sevr Antlaşmasını imzaladı.

Galip devletler, Anadolu’yu paylaşmak için planlarını çoktan yapmıştı. Ordumuz dağıtıldı, silahlarına el kondu. Haberleşme ve Ulaşımı sağlayan kurumlar galip devletlerin denetimine geçti. İstanbul işgal edildi. İtalyanlar Güneybatı Anadolu’yu, Fransızlar- Ermeniler Çukurova’yı, İngilizler Musul ve Güneydoğu Anadolu’yu işgal ettiler, Samsun ve Merzifon’a kadar uzandılar. Kuzeydoğu Anadolu Ermenilere açıldı. Rumlar, Karadeniz’de bir Pontus devleti kurmak için silahlandı.

 Yunanlılar, “Osmanlı devletinin mirasçısı Yunanistan’dır.” diyen İngiliz Başbakanı Lord Georg’dan aldıkları cesaretle 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıktılar. İzmir Metropoliti Rumlara “ Kardeşlerim, mükâfat zamanı gelmiştir.” diye müjde veriyordu. Ege’de kanlı ve acı bir dönem başladı.

İstanbul Hükümeti ve Sadrazam Damat Ferit, İngilizlerden medet ummaktaydı. Ancak vatanseverler Anadolu’nun çeşitli yerlerinde toplanıp yurdun kurtuluşu için çareler aramaya başladılar. Yıldırım Orduları Komutanlığını devrederken “Yenildik.” diyen Alman Generali Liman Von Sanders’e Mustafa Kemal : ”Savaş müttefiklerimiz için bitmiş olabilir. Bizim için Bağımsızlık Savaşımız şimdi başlıyor.” cevabını veriyordu. Bir konuşma sırasında da sınıf arkadaşı Ali Fuat Paşa’ya: ”Bundan sonra milletin kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi lâzımdır.” demişti.

Yunanlıların İzmir’e çıkışından hemen sonra Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a hareket etti. Kararını vermişti. İstiklâl Savaşını başlatacaktı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Vatanın kurtuluşu için ilk adım atılmıştı. Samsun’dan Amasya’ya geldi.

Mustafa Kemal, Amasya’dan Anadolu’daki askeri ve sivil mercilere gönderdiği tamimde:

” Vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklâlinin tehlikede olduğunu”, “Milletin hürriyetini kendi gayreti ile kurtaracağını “ bildirdi. Ardından Erzurum ve Sivas Kongrelerini topladı. Bu kongrelerde “Milletin her türlü yabancı işgaline karşı vatanı savunacağına dair karar” alındı.

12 Ocak 1920’de toplanan Osmanlı Meclisi, Misakı Milli’yi ( Milli Ant ) kabul ve ilân etti. Bu gelişmeden rahatsız olan işgalciler İstanbul’da yönetime el koydular.  Birçok milliyetçiyi Malta Adası’na sürdüler.

Bunun üzerine 23 Nisan 1920’de yeni seçilen milletvekilleri ve Ankara’ya ulaşan son Osmanlı Meclisi’nin milletvekillerinin katılmasıyla Ankara’da TBMM açıldı. Başkanlığa Mustafa Kemal Paşa seçildi.

23 Nisan TBMM’nin açıldığı, milli iradenin egemen olduğu gündür. Kurulan düzenli ordu bir yandan içteki isyanları bastırdı diğer yandan da düşmanlarla savaştı. Zorlu ve çetin bir savaş- Kurtuluş Savaşı- sonunda 9 Eylül 1922’de düşman İzmir’de denize döküldü.

İstiklâl Savaşı, kutsal bir savaştır. 19 Mayıs 1919  ise bu kutsal savaşın ilk adımıdır.

 Bu kutsal savaşı gerçekleştiren kahraman Atalarımızla gurur duyuyoruz. Vatanın kurtuluşu, birliği ve bütünlüğü için can veren bütün kahramanlarımızın önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun. Mekânları cennet olsun. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

 

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2016, 10:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128