Nevroz coşkusu başkadır

Ülke genelinde olduğu gibi Bolu’da da Nevroz coşkuyla kutlandı.   Baharın gelişini simgeleyen Nevruz Bolu’da da büyük bir coşkuyla kutlandı. Abant İzzet Baysal Üniversitesinde bir grup öğrenci, üniversite...

Nevroz coşkusu başkadır

Ülke genelinde olduğu gibi Bolu’da da Nevroz coşkuyla kutlandı.

 

Baharın gelişini simgeleyen Nevruz Bolu’da da büyük bir coşkuyla kutlandı. Abant İzzet Baysal Üniversitesinde bir grup öğrenci, üniversite yerleşkesinde ateş yakarak nevruz bayramını kutladı. Eğitim Fakültesi'nde toplanan bir grup öğrenci, ellerindeki pankart ve dövizlerle sloganlar atarak yürüyüş yaptı. Çok amaçlı salon önünde toplanan öğrenciler yakılan ateş eşliğinde sloganlar atarak basın açıklaması yaptı. Öğrenciler daha sonra yaktıkları ateş üzerinden atlayarak, çalan müzik eşliğinde halay çekti. Nevruzu kutlayan öğrenciler, tepkilere karşı polis çemberine alındı. Nevruzu kutlayanları protesto eden 3 öğrenciyi polis apar topar alandan uzaklaştırdı. Protestoya karşı bir grup öğrenci ise kampüse alınmadı. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi önünde toplanan yaklaşık 100 öğrenci, 'İsyanın, barışın adı Nevruz' ve 'Nevruzu güneşin sıcaklığıyla selamlıyoruz' yazılı pankartlar açarak yürüdü. Zafer işaretleri yapıp zılgıtlar atarak yürüyen öğrenciler Kürtçe sloganlar attı. Öğrencilerin yürüyüşü sırasında polis kampüs içerisinde yoğun güvenlik önlemi aldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı etkinlik olaysız bir şekilde sona erdi.

 

Mudurnu’da nevruz coşkuyla kutlandı

 

Mudurnu’da düzenlenen etkinliklerde daire müdürleri, nevruz ateşinin üzerinden atladı. Mudurnu Belediyesi'nce Demirciler Çarşısı'nda nevruz kutlaması düzenlendi. Etkinliğe Mudurnu Belediye Başkanı Mehmet İnegöl, daire müdürleri ve esnaflar katıldı.Kutlama kapsamında daire müdürleri ateşin üzerinden atladı, örste temsili demir dövdü ve yumurta tokuşturdu.

 

 

Nevroz şimdi daha önemli hale geldi

 

Nevruz nedeniyle KESK adına İzzet Baysal caddesinde bir basın açıklaması yapan dönem sözcüsü Serdar Koçyiğit ise Ortadoğu Halklarının bayramı olan Nevroz’un her zamankinden daha önemli bir hale geldiğini vurgulayarak;Günümüzden 4000 yıl önce Gutiler tarafından ‘yeni gün’ anlamına gelen Zagmuk bayram kutlamaları daha sonra Hurri, Kassit, Mitani, Urartu ve Medler zamanında da sürdürülmüştür. Tarihsel köklerini işte bu kutlamalardan alan Nevroz M.Ö. 612 tarihinde zalim Dehak’ın zulmüne balyozuyla son veren demirci Kawa’nın önderliğinde başlayan isyanın simgesi olmuştur. O günden beri de sadece Ortadoğu haklarının değil, zulme başkaldıran tüm halkların bayramıdır Nevroz. Bayramlar halkların kültüründe birliği, barışı ve mutluluğu ifade eden günlerdir. Yaşanmış acıların geride bırakıldığı, insanların kucaklaştığı, küskünlerin barıştığı, geleceğe ilişkin umutların tazelendiği en güzel günlerdir bayramlar.” Şeklinde konuştu.“Ortadoğu halklarının bayramı olan ve her 21 Mart’ta kutlanan Nevroz da böylesi bir bayram olması gerekirken egemenlerce yıllardır ayrımcılık ve halkları birbirine karşı kışkırtmak amacıyla kullanılmaya çalışılmıştır” diyen Koçyiğit; “ Irkçı-şoven söylemler üzerinden oluşturulmak istenen önyargıların arkasında ülkemizde yıllardır hakim olan tekçi, otoriter rejimlerin olduğu açıktır.  Türkiye’de binlerce yıldır bir arada kardeşçe yaşayan halkların yıllardır kendilerine reva görülen acılarını geride bırakmasının önündeki en büyük engel, toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getirebilecek tekçi, ötekileştirici nefret söylemlerini sürekli olarak gündemde tutanlar ve bu söylemden beslenenlerdir.” Dedi. Koçyiğit; “Ülkemizin yıllardır kanayan yarası olan Kürt sorunu konusunda anayasal hak eşitliği ve halkların kardeşliğine dayalı bir barıştan yana olanlar elbette ki baskı ve şiddet üzerine kurulu bu sistemden payını almıştır. Bugüne kadar siyasi iktidarların Kürt sorunu karşısındaki çözümsüzlük ısrarı demokrasi ve toplumsal barışın önündeki en önemli engellerden biri olmuştur.” Şeklinde konuştu.   

KESK dönem sözcüsü Serdar Koçyiğit sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “Barış çağrısının daha güçlü seslendirilmesi, kardeşliğin önüne örülmek istenen kalın barikatların yerle bir edilmesi için tüm emek ve demokrasi güçlerine görev düşmektedir. Çünkü ancak toplumsal yaşamın içerisinde, halkların arasında kurulması ile kalıcı olması mümkün olan bir barışın hayata geçirilmesi egemenlerin ‘samimiyetine’ bırakılamayacak kadar önemlidir. Bu nedenle esas olan emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesidir. Savaşa karşı barışı, ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların kardeşliğini ilke edinen kamu emekçilerinin örgütü KESK, bu mücadeledeki sorumluluğunu yerine getirmeye devam edecektir”.

 

 

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128