O İNSANLAR BU ÜLKEDE YAŞASAYDI !

Onur Ustaoğlu'nun kaleminden Konuşan Yazı...

O İNSANLAR BU ÜLKEDE YAŞASAYDI !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Evet, acısıyla tatlısıyla ekşisiyle bir yılı daha bitirdik şimdi böyle bir girişten sonra yazıları takip edenler. Onur’un yeni yıl dilekleri geliyor, diyecekler. Aslında tamda esprili yeni yıl dilekleri yazmaya hazırlanıyordum. Ancak ekranın köşesine gelen bir haberi görünce bunu yapmaktan vazgeçtim.

Haberi anlatmadan önce size birkaç sorum var. Stephen Hawking’i herhalde bilmeyen yoktur. Ama ben kısaca hatırlatayım. Üniversitedeyken geçirdiği bir hastalık sonucu önce yürüme yeteneğini kaybediyor. Sonra tüm vücut hareketleri gidiyor. Konuşma yeteneğini de zaman içinde kaybediyor. Bir tek gözlerini ve sağ elinin başparmağını oynatabiliyor. Tüm bunlara rağmen Stephen Hawking dünyanın en iyi bilim insanları arasına adını yazdırıyor. Hatta gerektiğinde NASA’yı bile “bakın dikkat edin “ diye uyarıyor. Şimdi soru şu Stephen Hawking ülkemizde yaşasaydı. Dünyaca ünlü bir bilim insanı dünyaca ünlü bir fizikçi olabilir miydi?

Bir örnek daha vermek istiyorum. Christy Brown doğarken geçirdiği bir talihsizlik sonucu beyin felci oluyor. Yürüyemiyor. Konuşamıyor. Bir tek sol ayağını kullanabiliyor okuma yazmayı kardeşlerini ödev yaparken izleyerek kendi becerisiyle öğreniyor. Sonra sol ayağı ile kalem tutmayı öğreniyor. Önce resimler çiziyor ve resimleri büyük organizasyonlarla sergilerde sergileniyor. Sonra daktiloyu önüne alıp sol ayağı ile hayatını yazıyor ve kitabının ünü ülke sınırlarını aşıyor. Farklı dillere çevrilip dünyaya dağılıyor hatta yazdıkları sinema filmi bile oluyor böylece Christy Brown dünyaca ünlü bir yazar haline geliyor. Ben yine sormak istiyorum. Sol ayağı ile dünyayı sallayan bu adam Ülkemizde yaşasaydı yaptıklarını yapabilir miydi?

Bu anlattıklarımı ve sorduğum soruları aklınızda tutun. Şimdi 3-4 gün önce ülkemizde yaşanan bir olayın haberini kısaca paylaşmak istiyorum.

“Başkent Ankara'da bir olay meydana geldi. Kentte, engelli çocuğu ile birlikte Aile Sağlığı Merkezi’ne giden bir babanın, merkezden çıktıktan sonra yere düşen çocuğuna tekme attığı görüntüler güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Sincan ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde yer alan Aile Sağlığı Merkezi’ne gelen bir kişi, buradan çıkarken engelli çocuğunu tekmeledi. O sırada çevrede bulunan vatandaşların tepkisi ile karşılaşan acımasız baba çocuğu yerden kaldırarak olay yerinden uzaklaştı.”

Ben olayın kamera görüntülerini de izledim. Çocuk zor yürüyor ve orada gerçekten yere düşüyor. Baba da niye düştün diye karnına bir tekme atıyor. Sonra gören insanların tepkisiyle canım cicim diyerek çocuğu kaldırıp götürüyor. Biliyorum şimdi hepiniz sinirlendiniz ayrıca yapılan kanunlara göre de bir suç ancak bu olay sadece bizim gördüğümüz bir olay kim bilir kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor?

Üzülerek söylüyorum. Bu konularda bazılarının bakış açısı anlayışı hep böyle işte yani engellenen bir insan farklı ya onun için o bir işe yaramaz kapatalım arka odaya kilitleyelim kapıyı o arada dursun. Ses çıkarırsa da iki tekme atar sustururuz. Nasıl olsa anlamaz nasıl olsa sesini çıkarmaz çünkü o engelli düşüncesi ve bakış açısıyla hareket ediyorlar ama unuttukları bir şey var.

O çocuk fırsat verildiğinde Stephen Hawking gibi bir bilim insanı Christy Brown gibi bir yazar ve ressam olabilir. Yaptıklarıyla dünyayı parmağının ucunda çevirebilir. İşte o yüzden yazının başından beri Stephen Hawking ve Christy Brown gibi isimler Türkiye’de yaşasaydı dünya ve insanlar için yaptıkları şeyleri yapabilir miydi, diye soruyorum.

Bakın arkadaşlar dünyada anlatmaya çalıştığım gibi sizin engelli diye tanımladığınız ancak son derece özgür ve yetenekli insanlar var ama onları görebilmek için bakış açınızı değiştirmeniz, tüm insanların eşit olduğunu kabul etmeniz ve insana insan demeyi öğrenmeniz gerek. Ben inanıyorum, eğer biz bunları yapabilirsek bu tür olaylar yaşanmayacak. İnsanlar eşit olup birbirini anladığı için birçok engel kendiliğinden ortadan kalkacak. Yani dünya daha güzel ve daha özgür bir hale gelecek.

Bu arada başta dediğim gibi bugün yılın son günü bu da yılın son yazısı daha eğlenceli bir şeyler anlatmak isterdim ama bu yazıda olmadı. Ben herkesin yeni yılını kutluyorum. Herkese güzelliklerle geçirdiğimiz yılları aratmayacak bir 2022 yılı diliyorum. Seneye görüşürüz…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128