ÖĞRENCİLER MAĞDURİYET YAŞARLAR

Eğitim Sen Bolu Şube Yürütme Kurulu, Mengen ilçesinde yaşanan eğitim skandalı ile ilgili bir yazılı açıklama yaparak; “Mengen ilçemizde yaşanan olay doğrultusunda seçilmediği yapılan veli itirazlardan da anlaşılmakta. Ancak haberde yer alan okulda 11. Sınıfta Matematik dersi ortak ders yani ana ders değil, ancak seçmeli ders çizelgesinden öğrenci ve velinin talebiyle seçilebilecek bir ders. İzah etmeye çalıştığımız nedenlerden dolayı seçtirilmemiş olabilir. Ama İngilizce dersi zorunlu ortak ders ve 4 saat olarak müfredatta yer alır. Dolayısıyla zorunlu olan İngilizce dersinin yerine seçmeli ders atanamaz; boş geçse dahi yerine seçmeli ders atanamaz. Şayet böyle bir uygulama olmuşsa bu teknik olarak mümkün değil zaten. Bu konuda Eğitim Sen olarak il milli eğitim müdürlüğün ‘den bilgi talep edeceğiz. Aksi takdirde öğrencilerimiz mağduriyet yaşarlar” denildi.

ÖĞRENCİLER MAĞDURİYET YAŞARLAR

HABER: KASIM ŞAHİN

Yazılı açıklamanın devamında şu görüşlere yer verildi; Eğitim sistemimizde gün geçmiyor ki yeni bir haber çıkmasın. Aslında başlıklar farklı olsa da konunun özü maalesef MEB’nın tek motivasyonun  eğitimin dinselleştirilmesi olmasıdır.

Haberde yer alan konu seçmeli derslerle ilgili. Teknik bir konu olmakla birlikte kamuoyunun ve velilerimizin anlayabilmesi açısından kısa bir şekilde izah etmeye çalışalım.

Seçmeli ders yönetmeliğinde 2012-2013 Eğitim öğretim yılında bir değişikliğe gidildi. Seçmeli dersler adı altında birtakım dersler konuldu. Dersler arasına zaten zorunlu olan  Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin  yanına seçmeli olarak Kur’an ı Kerim, Hz. Muhammed’in   hayatı ve Temel dini bilgiler adı altında dersler de yer aldı.

Ancak seçmeli dersler daha konulurken genelde bütün dersler 1 kez alınabilecekken, ayrıcalıklı olarak din dersleri her yıl alınabilecek şekilde düzenleme yapılarak kısmen zorunlu seçmeli hale getirildi.

  Ancak seçmeli  derslerin, öğrencinin ilgi ve istekleri ile hedefledikleri yüksek öğretim programları doğrultusunda veli ve okul tarafından seçileceği  de yönetmelikte açıklanmıştır.

Mengen ilçemizde yaşana olaya gelince,  bu doğrultusunda seçilmediği yapılan veli itirazlardan da anlaşılmakta. Ancak haberde yer alan okulda 11. Sınıfta Matematik dersi ortak ders yani ana ders değil, ancak seçmeli ders çizelgesinden öğrenci ve velinin talebiyle seçilebilecek bir ders. İzah etmeye çalıştığımız nedenlerden dolayı seçtirilmemiş olabilir. Ama İngilizce dersi zorunlu ortak ders ve 4 saat olarak müfredatta yer alır. Dolayısıyla zorunlu olan İngilizce dersinin yerine seçmeli ders atanamaz; boş geçse dahi yerine seçmeli ders atanamaz. Şayet böyle bir uygulama olmuşsa bu teknik olarak mümkün değil zaten. Bu konuda Eğitim Sen olarak il milli eğitim müdürlüğün ‘den bilgi talep edeceğiz. Aksi takdirde öğrencilerimiz mağduriyet yaşarlar.

Peki, pratikte seçmeli ders nasıl seçiliyor buna bakalım.

Geçen yıl sendikamızın açıklamalarını ve yerel medyayı takip edenler de bilir. Bolu’da eğitimin dinselleşmesi ve seçmeli din derslerinin seçiminde Türkiye ortalamasının altında kaldığı yetkililerce açık açık ifade edilmişti. İkinci dönemin hemen başında Mart ayında seçilecek dersler için şehrimizin üst düzey yetkilileri, birtakım vakıf ve derneklerin yarıyıl tatilinde birtakım toplantılar düzenlediklerini biliyoruz. Konu seçmeli din derslerini nasıl arttırırız.  Mart ayında şehrin merkezinde ki bil boardları hatırlayalım: ‘’dersimi seçiyorum dinimi öğreniyorum’’ kimin hazırladığı belli olmayan, daha sonra sorduğumuzda İlim yayma cemiyeti tarafından hazırlandı denilen bu afişler okullar da dâhil tüm şehri donatmıştı. Konunun Cuma hutbelerine kadar taşındığını din derslerinin seçilmesinin önemin anlatıldığını da Bolu kamuoyu biliyor zaten. Bu yöntemlerle rıza üretmeye çalıştılar.

Ancak yine de iş şansa bırakılmadı. Okullara din derslerinin seçmesi için ciddi baskı yapıldı. Ve hangi okul ne kadar din dersi seçti,  bunun yazılı bilgisi il milli eğitim müdürlüğünce istendi okullardan. Din derslerini az seçmiş okullara emin misiniz tarzında yeniden dönüşler oldu. Okul idarecileri tarafından öğrencilere bizzat yönlendirme yapıldı. Bu oran da idareciler için liyakat kriteri oldu. Bu yöntem eğitimin her kademesinde hatta anaokullarında 3 yaşındaki çocuklarımız için bile bir pratiğe döküldü.

Bu konuda ne öğrencinin bilgisine ne de velinin onayına  ihtiyaç duyuldu. Bütün derslerin seçimi öğrenci adına okul idareleri tarafından yapıldı. Ayrıca bu sadece bizim ilimiz de böyle değil tüm Türkiye’de böyle. Bu konuda tek bir tane veli öğrencimin seçmeli din derslerini ben seçtim diyemez.  Din derslerini tercih de edebilir, ancak bilgim dâhilinde gerçekleşti diyemez.

 İtiraz eden veliler kısık sesle ifade ediyor sendikaya iletiyor ancak bu konuda mücadele etmeye korkuyorlar. Edenlere de yeterince o dersi seçen yok ( ders açılabilmesi için en az 10 öğrencinin o dersi seçmesi gerekiyor) ya da o dersin öğretmeni yok diyerek geri çevriliyorlar. Ancak din dersleri için ücretli öğretmen hatta cami imamlarının bile görevlendirildiğini biliyoruz.

Bu durumda velilerimiz ne yapabilir. Bir kere çocuklarının seçmeli derslerini seçmek en temel hakları. İstedikleri dersi ve talep etmekten korkmamalılar. Seçmeli dersler Mart ayında 2. Dönemin hemen başında seçilmekte MEB takvimi gereği. Seçmeli derslerle ilgili okullarından ve de sendikamızdan bilgi talep edebilirler. Daha önceden sınıfındaki diğer velilerle iletişime geçip en az 10 kişi bir dersi talep edebilirler. Bu şekilde yeterince öğrenci seçmedi mazeretini ortadan kaldırabilirler. Bu vesileyle EĞİTİM SEN olarak velilerimize ve öğrencilerimize her zaman bilgi vermeye ve destek olmaya hazır olduğumuzu hatırlatırız.

Güncelleme Tarihi: 19 Ekim 2016, 11:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner124