ÖN YARGILARI YOK EDEN KADIN !

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazı...

ÖN YARGILARI YOK EDEN KADIN !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bana etrafımdaki insanlar bu hafta ne yazacaksın diye sorarlar? Ben bilgisayarın başına geçmeden bir şey diyemem diye cevap veririm. Çünkü çoğu zaman bilgisayarın başına yazmak için geçtiğimde düşündüğüm konuları askıya alır. O anda ilgimi çeken bir şey gördüysem onun hakkında yazarım. Bazıları bu duruma plansızlık der bazıları da yetenek. Valla çok mu plansızım ya da çok mu yetenekliyim bilmiyorum ama beni etkileyen ve o anda içimden gelen şeyleri yazmayı seviyorum

İşte bu günde size hiç aklımda olmayan ve biraz önce karşıma çıkan bir haberden ve konudan bahsetmek istiyorum. Ama önce durumu daha iyi anlatmak için sizden bazı şeyleri düşünmenizi isteyeceğim. Mesela bir köyde yaşıyorsunuz ve küçükken yaşadığınız bir talihsizlik sonucu tekerlekli sandalye kullanıcısı olmuşsunuz. Anneniz sizi okula göndermemiş okumanıza izin vermemiş ve babanız ölmüş

Sonra hayatınızı devam ettirmek için terzilik yapmışsınız ve evlenmişsiniz kocanızın desteğiyle resim yapmaya başlamışsınız. Hatta işi ilerletip resim sergileri açmışsınız desem herhalde bana hangi filmi seyrettin ve ya çok güzel senaryo yazıyorsun dersiniz. Ancak bu anlattıklarım ne bir film nede bir senaryo hayatın ta kendisi desem. Her açıdan engelleri ve ön yargıları yerle bir eden bu kadın Türkiye’de diye eklesem. Her halde şaşırırsınız değil mi?

İşte az önce karşıma “ŞalvarRessam” başlıklı haberde İzmir’in Karabağlar ilçesindeki dağ köyü Kavacık’ta yaşayan bedensel engelli 58 yaşındaki Meryem Düzgün Kaya’nın yaptıklarını başardıklarını okudum. İzin verirseniz haberin bir bölümünü paylaşmak istiyorum.

“Bedensel engelli 58 yaşındaki Meryem Düzgün Kaya, çevresinin tüm olumsuz eleştirilerine karşın 45 yaşında resim yapmaya başladı. Kendisine "Şalvarlı ressam" diyen Düzgün Kaya, bugüne dek 150’yi aşkın tablosunu kişisel ve karma sergilerde sergiledi, ödüller aldı. Meryem Düzgün Kaya, "Resim çizmeme laf edip sonra tablo sipariş eden oldu"

Resme başladığında çevresinden destek gelmediğini dile getiren Düzgün Kaya, "İnsanlar resim çizdiğimde ’resim çizip de ne olacak’ diyordu. ’Uğraşma, yapma’ gibi şeyler söyleyip ciddiye almayanlar oluyordu ama ben öyle diyenleri hiç dinlemedim. Çalışmalarıma azimle devam ettim. Bir gün teyzemin kızı evime gelip ’Sen delisin, ben olsam bu yayıntıların hepsini camdan fırlatırdım’ dedi. Aradan birkaç sene geçti ve bunu diyen kişi bana tablo siparişi verdi. Artık çok takdir ediliyorum ama sonuçta bir köy kadınısın. Şalvarlı bir ressamsın. ’Ressam’ denince belki de makyajlı, tırnakları boyalı bir insan bekleniyor ama ben her yere yöresel kıyafetimle gidiyorum. Açtığım kişisel sergide insanlar resimleri benim çizdiğimi anlamayıp resimlere ’çok güzel’ diyor, beni görünce de ’geçmiş olsun’ diyor. Resimleri benim yaptığımı öğrenince şaşırıyorlar" ifadelerini kullandı.”

Ben buradan öncelikle “Şalvarlı Ressamımıza yani Meryem Düzgün Kaya’yı tüm olumsuzluklara rağmen sanatla uğraşmaktan vazgeçmediği ve bu başarı öyküsüyle tüm kadınlara ve tüm engellenenlere örnek olduğu için teşekkür ediyorum. Engelleri ve ön yargıları yerle bir etmeye resim çizmeye sanatla uğraşmaya aynen devam.” gerçekten bizim böyle insanlara ve örnek başarı öykülerine ihtiyacımız var.

Bakın elmas dünyanın en kıymetli taşıdır. Ancak madenden çıktığında siyah ve çamurludur. Onu parlak hale getirmek için işlemek gerekir. İşte yetenek denilen şeyde elmasa benzer keşfedip işlenirse parlar, işlenirse kıymetli olur. O yüzden ne olur engellenen bir birey sanatla uğraşıyor bir şeyler üretiyorsa onu mutlaka destekleyin. Unutmayın sanat herkes içindir. Kim bilir belki de yanınızda dünyaca ünlü olacak bir sanatçı vardır ve tıpkı madendeki elmaslar gibi yeteneğinin keşfedilmesini işlenerek parlatılmasını bekliyordur!  

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124