“Otomasyon alanında Türkiye’de bir ilke imza attım”

Bolu Vali Yardımcısı Halit Necdet Özeroğlu Pozantı’da kaymakamlık yaptığı sırada uyguladığı otomasyon sistemiyle Türkiye’de bir ilke imza attığını söyledi. Özeroğlu ; “1986’da Pozantı’da kaymakamlık yapıyordum. Pozantı’nın bütün köylerini kayda alıyordum. Tek tuşla Pozantı’da köylülerin kaç horozu ineği var onu görebilecek bir sistem kurmuştum.” Dedi.

“Otomasyon alanında Türkiye’de  bir ilke imza attım”
 Haber; Duygu Kaya

Bolu Olay Gazetesi olarak her hafta Bolu Vali yardımcılarıyla bir söyleyişi yaparak onları Bolu halkının daha yakından tanımasını amaçladık. Bu kapsamda Bolu Vali Yardımcısı Halit Necdet Özeroğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşide vali yardımcımızın hayatını, idari anlamda yaptığı işleri, okuduğu okulları, üniversite yıllarını, Bolu’yu kendisinden dinledik. Özeroğlu ‘’Ben 05. 05. 1955 Yıldızeli Sivas doğumluyum. Babam memurdu o nedenle Türkiye’nin her yerinde okudum. İlkokulu Yıldızeli’nde başladım. Sonra tayinle Muş’a gittik. İlkokulu Muş’ta bitirdim. Muş lisesi son sınıfa kadar okudum. Babamın tayini Siverek’e çıktı. Liseyi orada tamamladım 1971-72’de. Babam Diyarbakır’a tayin oldu. Bende o sırada Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandım. Ailem Diyarbakır’da ikamet ediyordu. Üniversite hayatım boyunca Diyarbakır’a gittim geldim. Yani Doğu’da yetiştim aslında ve bu durum benim kişiliğimi belirledi. Siyasal Bilgiler Fakültesini 73–77 döneminde okudum. Fakat mezuniyet çıkışımı 1978 Haziranında aldım çünkü öğrenci hareketleri çok fazlaydı. Sanki maharetmiş gibi Üniversiteler sürekli kapatılıyordu. 1977’de mezun olacakken 1978’de çıkış alabildim. İktisat ve Maliye bölümü mezunuyum. İdareciliği sonradan seçtim. Hep müfettiş olmak istemiştim öyle de oldu. Tekel müfettişi olarak 78 yılında memuriyete girdim. 3 yıl tekel’de çalıştım 12 Eylül askeri müdahalesi oldu. O ara teftişe çıktığım yerlerde kaymakam arkadaşlar benim devre arkadaşlarımdı. 12 Eylül askeri darbesinin verdiği rahatlık içerisinde kaymakamlığın güzel iş olduğunu gördüm ve kaymakam olmaya karar verdim. Kaymakam adayı olarak Sakarya’da başladım. Selendi Kaymakam vekilliği yaptım. Daha sonra kursa çağrıldım. Gaziantep Oğuzeli’ni kurada çektim. Oğuzeli kaymakamlığından sonra Pozantı, sonra Bayburt Demirözü, sonra Hakkâri vali yardımcılığı, Lâpseki kaymakamlığı, Trabzon Vakfıkebir kaymakamlığı, Aydın vali yardımcılığı, Ünye kaymakamlığı, Antalya vali yardımcılığı, Eskişehir vali yardımcılığı yaptım. Son olarak Bolu’ya geldim. Bolu’ya gelmeyi kendim istedim. İlk defa iç işleri bakanlığı tayinimi istediğim bir yere çıkardı. Kızım İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenim görüyor. Onun için Bolu’yu tercih ettim. Bolu’ya geldiğim için çok memnunum.’’Dedi.

 

Mümtaz Soysal’ın öğrencisi olmakla iftihar ediyorum

 

Üniversite öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler fakültesinde tamamlayan Halit Necdet Özeroğlu, Türkiye’nin en şiddetli öğrenci çatışmalarının yaşandığı tarihlerde Ankara Siyasal’daki öğrencilik günlerini anlattı. Özeroğlu ‘’Biz 12 Mart askeri muhtırası döneminin bitiminde üniversite öğrencisi olduk. Askeri dönem yeni bitmişti. Bizim üniversite hocalarının çoğu askeri yönetim tarafından tutuklanmıştı. Arkasından bırakıldılar derslerimize girdiler. Bunlardan biri Mümtaz Soysal hocaydı. Anayasa dersimize giriyordu. O dönem ders ikiye ayrılmıştı tekler ve çiftler olarak. Teklere Hain bir saldırıya kurban giden Muammer Aksoy hoca girerdi. Ben çiftlerde olduğum için Mümtaz Hoca’dan ders aldım. Dersleri gerçekten bir hayat, yaşam, dünya görüşü tanıtımıdır. Çok yararlanmıştım. Kendisi çok sakin ve güzel ders anlatırdı. Biz not tutmayı bile unuturduk. Çok yararlandım kendisinden, konferans verdiği illere gittim. Biz gerçekten siyasal bilgiler okuduk, çok verimli bir üniversite hayatımız vardı, çok iyi öğretmenlerimiz vardı. 12 Eylül ile gelen YÖK üniversiteleri liselere çevirdi. Siyasal bilgiler fakültesi de diğer sosyal bilimler fakültelerine benzedi. Bizim zamanımızda ve bizden önce gerçekten siyasal bilgiler fakültesi diyebilirdik. Yurtlar vardı o zamanlar, yurtlarda gerçekten büyük arkadaşlıklar olurdu. Sonradan tabi ki yapısı değişti. ‘’ Dedi.

 

Ablam Seben’de memurluk yapmıştı

 

İdari yöneticilik hayatında birçok ilde görev yapmış bulunan vali yardımcımız Özeroğlu mevcut görev yeri Bolu’yu değerlendirdi. Özeroğlu’’Bolu benim bilmediğim bir yer değil. Ben üniversite öğrencisiyken de Bolu’ya gelmiştim. Ablam Seben’de memurdu. Okul kapanınca onun yanına gelirdim tatil yapardık. İstanbul Ankara arasında bir aile yaşantımız var. O yüzden buraya da sürekli uğrardım. Bolu sevdiğim bir coğrafyadır. Küçük fakat gelişime çok açık bir şehirdir. Daha önceki deneyimlerime bakarak söylüyorum turizm alanında gerçekten önemli bir şehirdir. Doğası Türkiye’nin en güzel doğasıdır. İki anakent arasında olmasından faydalanarak büyük şeyler yapılabilir buraya. İnsanları Bolu’nun güzelliklerinden yararlandırmalıyız. Bununla ilgili çeşitli defalar TV’lerde gazetelerde açıklamalar yapmıştım. Bolu benim çalıştığım en küçük il. Çoğu çalıştığım yerden daha rahat çok iyi bir çalışma ortamımız var.’’ Şeklinde konuştu.

 

Türkiye’de kaymakamlık otomasyon sistemini ilk uygulayan benim

 

Söyleşimizin sonunda kişisel ilgilerinden de bahseden Halit Necdet Özeroğlu şunları söyledi ‘’Benim büyük korkularım yoktur. Çocukluğumdan beri cesur yetiştim. Aslında kavgacı bir yapım var onu dizginlemeye çalışıyorum. İnandığım şeyleri çok rahat şekilde savunurum. Ne isem oyumdur. Sporu severim ve iyi bir Fenerbahçe taraftarıyım. Fenerbahçeli olmanın özel bir yanı olduğunu düşünürüm. Ancak öteki takımları da küçümsemem. Futbol oynadım daha doğrusu sporun her dalıyla ilgilendim. Fakat şimdi çok fazla ilgilenemiyorum. Bolu’ya gelince Doğa sporları derneği kurduk. Doğa yürüyüşlerine başlıyoruz artık. Bolu’da doğa o kadar güzel ki yürüyerek fark edeceğiz bunu. Elektronikten çok hoşlanırım ve bütün teknolojik gelişmelerden haberim vardır. Bilgisayarlara yakınlığım üniversiteden gelir. Üniversitede seçmeli ‘’bilgi işlem’’ dersini almıştım. ODTÜ’de bilgisayar odaları vardı ve onlar kartlı sistemle çalışıyorlardı. O kartlarla bilgisayara veri girer oradan veri alırdınız. Belki Türkiye’de kaymakamlık otomasyon sistemini ilk uygulayan benim, iddia ediyorum. 1986’da Pozantı’da kaymakamlık yapıyordum. Pozantı’nın bütün köylerini kayda alıyordum. Tek tuşla Pozantı’da köylülerin kaç horozu ineği var onu görebilecek sistem kurmuştum. Disketler vardı o dönem. O dönemden beri çok şey gelişti. İç işleri bakanlığı artık e-devlet’e geçti. Bende bilgisayarlardan çok fazla faydalanırım, internet bankacılığını kullanırım. Sanatın doğrudan içindeyim. Onun sayesinde sürekli sanatsal etkinliklere hem seyirci hem aktif katılımcı olarak katıldım. Burada da 21 Mart Nevruz nedeniyle Ağrı Dağından Köroğlu dağlarına Nuh’un çiçeklerine adlı sergiyi yaptık. Çiçekleri çekmeyi çok seviyoruz. Çeşitli makaleler yazmıştım gazete ve dergilerde. Yazmayı bıraktım çünkü politikaya bulaşmadan yazamıyorum. Zamanında çok eleştirel yazılar yazdım. ‘’ Dedi

Güncelleme Tarihi: 02 Mayıs 2013, 11:59
YORUM EKLE
YORUMLAR
aydın sungur
aydın sungur - 7 ay Önce

leyla bir özge candır şarkısınıda sen yazmıştın

SIRADAKİ HABER