Özcan, başkanlık sistemini değerlendirdi

Ülke gündemini uzun bir süredir meşgul eden Başkanlık sistemini değerlendiren CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Başkanlık sistemi ile gelecek olan yetkilerin Hitler’de ve Abdülhamit’te bile bulunmadığını belirterek bu yeni sistemin diktatörlükten başka bir şey getirmeyeceğini söyledi. Özcan ayrıca, yeni sistemde Cumhurbaşkanının, Banker Bilo’nun durumuna düşebileceğini belirtti.

Özcan, başkanlık sistemini  değerlendirdi

Özel Haber: Kasım ŞAHİN

Başkanlık sistemi ile birlikte Cumhurbaşkanına gelecek yeni yetkiler hakkında bilgiler veren CHP’li Özcan, “Cumhurbaşkanının yetkileri zaten çok fazla ama mevcut yetkilere ilaveten Başbakanın ve Bakanların yetkileri de Cumhurbaşkanına geçiyor, yargının yetkileri ve meclisin yetkileri de Cumhurbaşkanına geçiyor. Biliyorsunuz ki, partili bir Cumhurbaşkanı olmuş olacak. Cumhurbaşkanı sabah kalkacak içinde askerlerin bulunduğu Milli Güvenlik Kurulu’nu toplayacak, öğlen partisine geçecek parti MYK’sını toplayacak, öğleden sonra kendi atadığı Bakanları toplayacak sonra gelecek akşamüstü TBMM’de AKP’ye ait grubu toplayacak ve akşam da gelip yargıyı toplayacak. Çünkü hepsi kendisine bağlı, sistem bunun üzerine kurulu” diye konuştu.

“BAKANLARA HESAP SORULAMAYACAK”

Yeni sistemle birlikte herkesin sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacağını belirten Özcan, “Öyle bir şey ki artık TBMM’de Bakanlara hesap sorulamayacak, Bakanlara soru sormak, Bakanları meclis tarafından denetlemek gibi bir şey olmayacak. Bakanlar sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacaklar ve bu yeni sistemde Cumhurbaşkanının yargılanabilmesi de mümkün değil.  Sonuç olarak şu söylenebilir, Son Osmanlı Padişahı Abdülhamit’ten daha fazla yetkisi olacak. Abdülhamit bile yetkilerinin önemli bir kısmını sadrazama devretmişti” dedi.

“BUNLARI TAYYİP ERDOĞAN’I SEVMEDİĞİM İÇİN SÖYLEMİYORUM”

Bu yeni sistemdeki yetkiyi, kendisine verilse bile kabul etmeyeceğini belirten Özcan, “Dünyada seçimle gelen ama en çok yetkisi olan Cumhurbaşkanı olacak bu yeni sistemde. Seçimle gelmiş kimsede bu kadar yetki yok. Hitler’in bile hukuken bu kadar yetkisi yoktu. Dolayısıyla bu yeni Anayasa Türkiye’ye felaketten başka bir şey getirmeyecek. Yasama tek kişide, yargı tek kişide, yürütme tek kişide. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri demek kanun demek, kanunu kendisi çıkartacak, kanunun nasıl uygulanacağına dair yönetmeliği kendisi çıkartacak ve dolayısıyla tüm yetki tek kişide toplanacak. Bunları ben Tayyip Erdoğan’ı sevmediğim için söylemiyorum. Ama bu yetki bana verilse ben reddederim, çünkü bu yetki beni diktatör yapar. En güvendiğim kişi olan babama verilse bu yetki yine istemem. Bütün bir yetki tek kişide toplanmamalı ve yetkili olan kişinin sorumlu olması lazım denetlenebilir olması lazım” ifadelerine yer verdi.

“CUMHURBAŞKANI HASTALANIRSA, ŞİZOFREN OLURSA NE YAPACAĞIZ”

Böylesine yetkilerin tek bir kişide toplanmasının çok riskli olduğunu belirten Özcan, “Sayın Bahçeli’nin hangi mantıkla böyle bir düzenlemeye evet dediğini de merak ediyorum. Referandum gündeme gelirse vatandaşımız Başkanlık sistemi için evet veya hayır oyu kullanırken bunu Tayyip Erdoğan’ın özelinde düşünmemeleri lazım. Ak Parti’ye oy vermiş olanlar mesela Ahmet Necdet Sezeri hiç sevmez ama bu kadar yetki ile Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı olursa ne olacak. AKP tabanının hiç sevmediği biri bu kadar yetki ile Cumhurbaşkanı olsa ne olur bunu da düşünmek, empati yapmak lazım. Peki bu kadar yetki verilmiş bir kişinin, görevdeyken psikolojisi bozulsa ne olacak. Savaş ilan etme yetkisi TBMM’ye ait, bu yetkiyi bile kendisine alıyor. Oldu da bu kişinin psikolojisi bozuldu, şizofren hastası oldu ve böyle bir rahatsızlık sonucunda bir takım kararlar aldı. İşte bu kararların sonucunu bütün millet olarak bizler ödeyeceğiz” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANI BANKER BİLO’NUN DURUMUNA DÜŞEBİLİR”

Yeni sistemdeki açıklardan da bahseden Özcan, “Şimdi TBMM’de iyi kötü parlamenter sistemde bağımsız bir yargı var. Hükümeti her zaman eleştirebilen, ikaz edebilen, denetim yollarını kullanabilen bir muhalefet var. Bunların hiçbiri kalmayacak.  Hatta TBMM, şuan Cumhurbaşkanına vekalet edebiliyor ama yeni sistemde seçilmiş Cumhurbaşkanına vekalet edecek kişi atanmış Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacak. Bu sistem bu şekilde geçerce, bugün bu ülkenin Cumhurbaşkanı Banker Bilo’nun düştüğü duruma düşebilir. Yetkiyi birkaç günlüğüne Şener Şen, İlyas Salman’a  vermişti ve üç gün sonra geldiğinde şirketlerinin ismi, tabelaları bile değişmişti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanı hastayken ve yurtdışındayken Cumhurbaşkanına ait kararname çıkartma yetkisi dahil tüm yetkileri  kullanabiliyor. Cumhurbaşkanı yardımcısı hain çıkarsa, Cumhurbaşkanı yurtdışına çıktığında geri ülkesine bile dönemeyebilir. Mevcut Cumhurbaşkanı hep kandırıldım diyor ya, beş yaverin üçü FETÖ’cü çıkıyor. Şimdi üç tane Başkan Yardımcısı olsa, bir tanesi FETÖ’cü çıksa, bu sisteminin ve mevcut Cumhurbaşkanının sonunun gelmesi olur” dedi.

“DÜNYA’DA EŞİ BENZERİ YOK”

Son olarak konuşulan bu yeni sistemin ülke menfaatine olmadığını belirten Özcan, “Bu sistem Başkanlık sistemi değil, çünkü Başkanlık sisteminde başkan denetlenebiliyor, bu yarı başkanlık sistemi de değil. Bu Dünyada örneği olmayan, kendine has, denetimi olmayan, sorumluluğu olmayan, hatta seçimle gelip diktatör olanların bile sahip olmadığı yetkileri içeren bir düzenleme. Bu sitem Türkiye’de diktatörlüğü doğurur ve bu sistemin sonunda Türkiye’de hiç hoş olmayan olaylar yaşanabilir” şeklinde konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2016, 11:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128