ÖZCAN; “Ensar Değil Sansar Vakfı”

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bolu Şubesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen dayanışma çayı ve yılın emekçi kadın ödülü törenine katılan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, sert açıklamalarda bulunarak, “Son günlerde adı arsızlıkla anılan Ensar derneğinin adı Sansar derneğidir. Bu vakıf desteğini hükümetten almaktadır. Sapıklara destek veren iktidar bu ayıbın üstünü örtmeye çalışıyor. Bu iktidar bu işin üstünü örtmekle tarihe geçecektir” diye konuştu.

ÖZCAN; “Ensar Değil Sansar Vakfı”

Haber: Kasım ŞAHİN

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bolu Şubesi tarafından her yıl gerçekleştirilen dayanışma çayı ve yılın emekçi kadın ödül töreni Cumartesi günü Köroğlu Otel’de gerçekleştirildi. Çaya, CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan ile Bolu Belediyesi CHP Belediye Meclis üyesi ve CHP Grup Başkanı Mustafa Aksoy davetli olarak katıldı. Yılın emekçi kadın ödülünün verilmesi öncesi bir konuşma yapan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan; “Bu davetinize 4-5 yıldır katılıyorum. Cumhuriyet Kadınları adı altında birleşip Atatürk’ü unutturmuyorsunuz. Ülkenin içindeki durum ortada. 6 ay içersinde Bolumuzdan 3 şehit verdik. Teröre asla teslim olmayacağız. İnsanlar gelmesin diye amaçlıyorlar. Arsızlık aldı başını gidiyor. Adı sapıklıkla bilinen Ensar Vakfı aslında Sansar Vakfıdır. Bu ayıbın üstünü sapıklara destek veren iktidar örtmek istiyor. Bu iktidar bu ayıbın üstünü örtmekle tarihe geçecektir. Demirden korksaydık trene binmezdik. Tayyip Erdoğan’dan korsaydık siyasete girmezdik. Bu iktidar yargıyı sopa gibi kullanıyor. Dokunulmazlıklar kalksın aynı suçları yine işleyeceğim. Ben hırsızlık yapmadım, yüz kızartıcı suç işlemedim” diye konuştu.

ŞEHİDİMİZİ UNATMADI

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bolu Şube Başkanı Güllü Yaman’da açıklamasında şunları söyledi;

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bolu Şubemizin geleneksel olarak düzenlediği dayanışma çayına hepiniz hoş geldiniz. İnanın bu dayanışma çayını düzenleme kararını almakta çok zorlandık. Çünkü ülkemizin içinde bulunduğu durum bizi ziyadesiyle üzmüştür.

Ülkemizin dört bir yanından şehit haberleri gelirken geçtiğimiz Perşembe günü şehit ateşi Bolu'ya da düşmüş ve Kıbrısçıktı kardeşimiz Uzman Çavuş Yıldırım Oflaz Mardin'in Nusaybin ilçesinde hainlerce şehit düşürülmüştür. Şehidimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz. Bu vesileyle Aziz şehitlerin acılarını, kahraman gazilerimizin fedakarlıklarını da yüreğimizde hissediyor, bu kahramanlıkların neticesi olarak Türkiye Cumhuriyeti nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak ilelebet yaşayacağını biliyoruz.

Cumhuriyet her şeyden önce bansın ve huzurun gölgesinde büyüyen demokrasi ağacıdır. Bu millet sahip olduğu değerlere her ne koşul altında olursa olsun sahip çıkan, kardeşliği din, dil, ırk, mezhep gibi bölücü unsurlara feda etmemeye yeminli bir millettir. Din, dil, ırk, sosyal statü ve toplumsal köken farkı gözetmeksizin birbirimizi kucaklamalıyız. Hainleri sevindirmemek, terörün yaşamımızı dizayn etmesini engellemek gerektiğini düşünüyoruz.

İşte bu bağlamda Bolu Cumhuriyet Kadınları Şubemizin geleneksel hale getirmiş olduğu Yılın emekçi kadın ödülünü bu yılda sizlerin huzurunda vereceğiz.

Bildiğiniz gibi, Kadınlar 8 Mart'ı eşitsizliğe, ayrımcılığa, sömürüye karşı durmak, emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkmak, tepkisizliği, boyun eğmişliği aşmak, örgütlenmek isteklerini dile getirmek için el ele verdikleri gün olarak kutlamaktadır.

Bizler ki, Anadolu da kurtuluş mücadelesi vermiş, Ulu Önder Atatürk tarafından bir çok dünya kadınından çok daha önce siyasal ve sosyal haklarla taçlandırılmış bir ulusun kadınlarıyız. Ancak bugün geldiğimiz noktada tüm insanların en doğal hakkı olan yaşam hakkımız için mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz.

Biz, kızlı erkekli okumayı tahrik sayan, kadın erkek eşitliğini reddeden, kadınların sokağa çıkmasını edepsizlik sayan, dini yanlış yorumlayıp bir de bunu siyasete alet eden, kadını eve kapatan, eğitim ve gelişimini engelleyen zihniyetlerin değişmediği sürece kadına yönelik her türlü ayrımcılığın önüne geçileceğine inanmıyoruz.

İnsan hakları çerçevesinde; insan olmanın gereği olan, yaşam ve özgürlük hakkı başta olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetleri de içine alan; sağlıklı bir yaşam; yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin temellerini oluşturmaktadır.

Yoksulluk sorununun küresel boyutta bir olgu olarak, sahip olunan bu hakları tehdit ettiği görülmektedir. Özellikle, yoksulluğun şiddetini yoğun olarak hisseden dezavantajlı guruplar arasında kadınlar için bu durum kaçınılmazdır. Kadınlar açısından, işgücü piyasasına katılımın düşük olması ve eğitim imkânlarının çok sınırlı olması, toplumsal cinsiyet rollerinin biçimlendirdiği kadın olma durumu, geleneksel kadın rol modeliyle yetiştirilmek, kadına gelir elde etmek için yeterli zaman kalmaması insan haklarından sınırlı yararlanmalarına neden olmaktadır.

İşgücü piyasanın kadınlara yönelik ayrımcı tutumları da kadın yoksulluğunu artırmaktadır. Bütün bu faktörler, kadın yoksulluğunu ağırlaşmasına ve kuşaklar boyunca sürmesine, kalıcılaşmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda, kadın yoksulluğunu azaltabilecek en önemli unsur ise, kadınların çalışma hayatına daha fazla dâhil edilmesidir.

Kadını yok sayan siyasi iktidarın, liberal emek düşmanı politikaları sonucu, birçok kadın ailesinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla günübirlik tarım işçisi ve temizlik işçisi olarak güvencesiz çalışmak zorunda kalmaktadır. Çalışan kadınların yüzde 51'e yakını kayıt dışı, sigortasız çalışmaktadır.

Kadınların siyasetteki yeri istenilen düzeyde değildir. Atatürk'ün 82 yıl önce seçme ve seçilme hakkına kavuşturduğu kadınlarımız, TBMM' de yüzde 15 oranında temsil ediliyor.

Biz inanıyoruz ki kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez! Barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük gibi insani değerlerin yok sayıldığı bir dünyada kadınlara yer olmadığının farkındayız ve bu nedenle şiddetsiz ve sömürüşüz bir dünya için mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.

Sonuç olarak; Sevmek, insan olmanın, erdem sahibi olmanın eseridir. Sevgi, yaşamın amacı, tüm insanlığın özüdür. Vereni gururlandırmayan, alanı da asla utandırmayan yegane olgu sevgidir. Yanlış yapanlar olsa bile, bir gün gerçekleri göreceklerini düşünerek, onlara da hoşgörü ile yaklaşabilmektir sevmek. Yunus Emre'nin dediği gibi "Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz".

Konuşmaların ardından CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Ak Piliç kesimhane bölümünde çalışan Sibel Parlak isimli kadın işçiye yılın emekçi kadını ödülünü takdim etti.

Güncelleme Tarihi: 28 Mart 2016, 18:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128