Özcan; “Karla mücadelede Bolu'daki bütün yetkililer sınıfta kalmıştır“

Bolu CHP Milletvekili Tanju Özcan Bolu ve ülke gündemini değerlendirmek için basın toplantısı düzenlendi. Toplantı da Özcan, Bolu'daki yetkililerin karla mücadelesi konusuna, 4 eski Bakanın Yüce Divan'a gönderilmemesi konusuna, Hükümetin ve Cumhurbaşkanının paralel yapıyla mücadele konusuna, Bolu Olay Gazetesi olarak Göynük’ün Himmetoğlu köyünde gerçekleştirilen doğa katliamı ile ilgili haberimizden sonra Göknük'te yaşanan durum hakkında ve Bolu Belediyesi tarafından ulaşımda yeni sisteme geçilmesinin ardından yaşanan sıkıntılar hakkında bilgiler verdi. Özcan, özellikle Bolu'ya son haftalarda yağan kar yağışının ardından karla mücadele konusunda Bolu'daki tüm yetkililerin sınıfta kaldığını söyledi.

Özcan; “Karla mücadelede Bolu'daki bütün yetkililer sınıfta kalmıştır“
 Haber: Semih BAYKAL

Özcan CHP Bolu İl Binasında gerçekleştirdiği basın toplantısında ilk olarak Bolu'da son haftalarda etkili olan kar yağışının ardından Bolu'da karla mücadele konusunda yetkili olanların çalışmalarına değerlendirdi. Özcan; " Malum Bolu ve Türkiye uzun süredir karla mücadele ediyor. Tabi bu karın bu kadar yoğunlukta yağması günlük hayatımızı çileye çeviriyor. Ama uzun vadede baktığımızda Türkiye bu dönem bir kaç yıldan farklı olarak ciddi bir kuraklı endişesi yaşamayacağını görmemizde bizleri mutlu ediyor. Ancak tabi kar bir nimettir ama işte yerel yöneticilerimiz bu konuda hazırlıklı olmazlarsa bu aynı zamanda halk açısında bir çileye dönüşüyor. Bolu'ya kar yağacağını tahmin etmek için medyum olmaya gerek yok. Hani Bolu bir İzmir, Antalya değil, oralara kar yağması istisnaiyi bir durumdur. Ama Bolu'ya kar yağmaması aslında istisnaiyi bir durumdur. Ama kış memleketi, şehri olmamıza rağmen işte şu son yağan kar Bolu'nun yerel yöneticilerinin ne kadar öngörüsüz olduğunu, ne kadar hazırlıksız olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Uzun süre yağan kardan dolayı Bolu'da ana arterler kapalı kaldı, mahalle aralarındaki sokaklara hemen hemen hiç girilmedi. Belediye sınırına çıkıyorsunuz, İl Özel İdare adeta köyleri unutmuş. Köy hizmetlerinin Bolu'yla ilgili şubesi maalesef ilçeler arası yolları bile açmadı ve açmaktan imtina etti. Efendim ne yapmışlar, özelleştirmişler. İşte özelleştirirseniz, özelleştirmeyi alan müteahhit para kazanmak adına 10 sefer girmesi gerekiyorsa o yola ancak bir sefer giriyor. Bunun sonucunda da biz de bu çileyle karşılaşıyoruz. İl'in Milletvekili olarak üzülerek söylüyorum. İl'de mülki idare amirlerinden tutun, yerel yöneticilerine kadar İl Özel İdaresinden, Belediye'ye kadar herkes sınıfta kalmıştır" dedi. Daha sonra bu konuda uyarılarda da bulunan Özcan; " İnşallah bu yağan kar bu yetkililerin gerekli dersi almasına sebebiyet verir. Bundan sonra ki süreçte de bunlar yaşanmaz. Bakın biz bu günden uyarıyoruz, henüz daha kış bitmedi. Bu sene ağır bir kışın geçeceğine benziyor, şimdiden bir iki haftalık kar boşluğunda gerekli tedbirleri almaya yetkilileri davet ediyorum" diye söyledi.

 

"5 TEPEDEN ALDIKLARI TALİMAT UYARINCA BU ESKİ BAKANLARI AKLAMIŞLARDIR"

 

Ülke gündemini uzun süre meşgul eden eski 4 Bakanın yüce Divan'a gönderilmemesi konusunda da açıklama yapan Özcan; " Değerli basın mensupları sizlerle olmadığımız dönem de Ankara da bütün Türkiye'yi yakından ilgilendiren çok önemli bir gelişme oldu. Bu yolsuzluk iddialarıyla suçlanan 4 Bakan'ın Yüce Divan'a gönderilmesiyle ilgili yapılan oylamasında biliyorsunuz Yüce Divan'a göndermeme kararı çıktı. Bu komisyon 14 kişiden oluşuyordu. Bu 14 kişinin 9'u AKP Milletvekili, 4'ü CHP Milletvekili, 1 tanesi MHP'den, 1 tanede HDP'den vardı, o istifa etmişti ve 9'a karşı 5 oyla bu eski Bakanların Yüce Divan'a gönderilmesi engelmiş oldu. Tabi burada çirkin olan bir şey var. Bu Yüce divan oylaması 22 Aralık da yapılacaktı. Ancak 5 tepe tarafından gelen bir müdahale sonucunda aniden oyla ertelendi ve 5 Ocak da yapılan oylamada da maalesef o AKP'li komisyon üyeleri vicdanlarına göre, dosyadaki delil durumuna göre değil, tamamen 5 tepeden aldıkları talimat uyarınca bu eski Bakanları aklamışlardır. Bu ayın sonuna doğru muhtemelen 19 Ocak'ta Meclis Genel Kurulunda ikinci bir oylama yapılacak. İnşallah diğer AKP Milletvekilleri, komisyondaki Milletvekilleri gibi davranmaz. Gerçekten Recep Tayyip'in milletin vekili olduklarını değil de, milletin vekili olduklarını hatırlarlar, vicdanlarına ve dosyadaki delil durumuna göre karar verirler. Orada her şey belli, tapelerin doğru olduğu bellidir. O fezlekenin içerisinde her husus delillendirilmiştir. Dolayısıyla bunları görmemek için kör olmak lazımdır. Ama bazıları için o koltuklar o kadar tatlı ki, kişisel menfaatlerini o kadar öne çıkarmışlar ki akıllı olun bir dahaki milletvekilliği koltuğunu göremezsiniz, bu görevlere seçilemezsiniz, sizleri aday göstertmem tehditlerine hepsi boyun eydi. Bunun sonucunda da bütün milletimizin vicdanını derinden yaralayan bu karar çıkmış oldu. Türkiye'de örnekleri çok AKP dönemine kadar bir çok eski Bakanla, görev yapan Bakanla ilgili bu tür iddialar orta atılmış ve hatta bazı Bakanlar görevde olduğu halde görevlerinden istifa edip beni yargılayın, Yüce Divan'a gönderin talebinde kendileri bulunmuşlar. Ama bu arkadaşlarımız Yüce Divan'a gitmemek için her şeyi yaptılar" diye açıkladı.

 

"İŞTE BU ÜLKEYİ YÖNETEN CUMHURBAŞKANINA YÖNELİK AÇIK BİR TEHDİTTİ"

 

Eski İç İşleri Bakanı Muammer Güler'in, 6 Ocak'ta ben de konuşacağım demesi konusuna da değinen Özcan, bunun açıkça Cumhurbaşkanına yönelik bir tehdit olduğunu ifade etti. Özcan; "Bir de enteresan bir şey vardı. Eski İç İşleri Bakan'ı Muammer güler açık bir tehdit'te bulunmuştu. 6 Ocak'ta ben de konuşacağım demişti. İşte bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanına yönelik açık bir tehditti. Hani beni aklattırmazsan ben konuşacağım mesajıydı. Bunun sonucunda işte arkadaşlar komisyon kararıyla aklanmış olduklar. İnşallah Genel Kurulda aynı konuda benzer bir karar çıkmaz" dedi.

 

 

"TÜRKİYE CİDDİ BİR FAŞİZM'E DOĞRU ADIMLARINI HIZLANDIRARAK KOŞMAYA BAŞLIYOR"

 

Hükümetin ve Cumhurbaşkanının paralel yapıyla yaptığı mücadele konusu eleştiren Özcan şunları belirtti; "Bir de geçen Meclis'te de konuştum, artık illerde bu çok ciddi bir sıkıntı yaratmaya başladı. Sürekli olarak ülkenin Cumhurbaşkanı her gittiği yer de siyasi parti lideri gibi sürekli siyasal konulara giriyor. Bir de artık paralel mücadele, paralel yapı ile mücadele adı altında Türkiye ciddi bir faşizm'e doğru adımlarını hızlandırarak koşmaya başlıyor. Bakın biz hep şunu söyledik; Buna artık paralel yapı demeyelim, çünkü asıl paralel yapı farklıdır. Bunun adı Gülen cemaatidir. Gülen cemaatiyle bu hükümet yıllarca kol kola yürüdü. Meydanlarda beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda şarkılarını birlikte söyledi. Bu cemaatle bu hükümet çocuklarımızın sorularını birlikte çaldı, bu cemaatle bu hükümet kamudaki kadrolaşmayı birlikte yaptı, yandaşlara ballı ihaleleri birlikte dağıttı.  Sonra bunların arası bozuldu ve neden bozulduğunu biz bilmiyoruz. Ondan sonra Ankara'da bir cadı avı başladı ve bütün hızıyla Türkiye'ye yayıldı. Biz bu cemaati asla yanlışlarından dolayı savunmadık ve savunmayız. Ancak bizim anlayışımıza göre kim mağdursa bizim gibi düşünsün veya düşünmesin biz solculuk anlayışımızın gereği olarak her zaman onun yayında durduk. Şimdi Ankara'da silahı terör örgütüne uymak gibi tuhaf bir soruşturma yürütülüyor. Dünün saygı değer hoca efendisi bugün terörist başında daha kötü anılan bir hale getirildi. Daha düne kadar bu AKP milletvekilleri her yıl iki şey yapardı. Bir seçmen için umreye, hacca giderdi, iki Fethullah Gülen hoca efendiye şirin görünmek için, onun elini eteğini öpmek için Pensilvanya da günlerce kapısında nöbet beklerlerdi. Şimdi bu hoca efendi onlara göre terörist oldu. Bunları silahlı terör örgütü kurmaktan içeri almaya çalışıyorlar, ne hikmetse her yeri arıyorlar ve şu ana kadar bir çakı bile bulmuş değiller ki geçmişte ki Ergenekon, balyoz operasyonlarını birlikte yaparken en azından daha professiyonel davranıyorlar, bir yerlere önceden silah filan gömüyorlardı. Sadece bu operasyonlar değil, illere vergi müfettişleri gönderiliyor. Artık iş öyle bir noktaya geldi ki hükümete muhalefet kim olursa olsun, onlara da paralelci iş adamı yaftası vurularak vergi memurları aracılığıyla ceza verdirilmeye, sindirilmeye çalışılıyor" diye belirtti.

 

"CİDDİ ANLAMDA BİR DOĞA KATLİAMI VAR"

 

Bolu Olay Gazetesi olarak Göynük’ün Himmetoğlu köyünde gerçekleştirilen doğa katliamı ile ilgili haberimizden sonra Göknük'te yaşanan durumu ve konuyu Meclis'e taşıyacağını anlatan Özcan; " Bu hafta Mecliste bir konuşmam olacak ve bunlardan bir tanesini bu konuya ayıracağım. Gerçekten Göknük'te ciddi anlamda bir doğa katliamı var. İşte bir Aksa firması Bakanlar Kurulu kararıyla acele el koyma adı altında Göknük'deki insanların yerlerini kamulaştırmadan el koydu. Bunun sonucunda orada kömür çıkartma gerekçesiyle şirket bizim bildiğimiz yöntemle bunu yapmadan tamamen yukarıdan toprağı alma işlemiyle kömür çıkartıyor. Orada 150 metre derinliğinde, belki çapı 1 kilometreye yaklaşan büyük çukurlar oluşmuş. Artık Himmetoğlu köyünde ve civardaki köylerdeki evlerin duvarları çatlamış, toprak, yollar, köprüler kayıyor, iş o noktaya gelmiş. Artık doğa tamamen katledilmiş ve hızlı bir şekilde katledilmeye devam ediyor. Bu çalışmalar bir de oradaki vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Ben bizzat oraya giderek yerinde inceledim ve oradaki çukurların bir tanesinin yanında durdum. İnanın ki orada dururken ve bakarken her an toprak kayabilir diye korkuyorsunuz. Orada ciddi bir felaket var" diye anlattı.

"YA BU ÖZRÜ DE BU KADAR YALAMA HALE GETİRMEMEK LAZIM"

Bolu Belediye tarafından ulaşımında yeni sisteme geçilmesinin ardından Bolu'da yaşanan sıkıntıları dile getiren Özcan; " Ya üzülerek söylüyorum; 45 dakika, 50 dakika otobüs beklemek artık Bolu'da normal hale geldi. Şimdi Bolu Belediyesinin zaten hiç bir zaman ulaşım politikası olmadı. Hangi hattan ne kadar yolcu taşınacak gibi hiç bir konuda çalışması yok. Bolu Belediye Başkanı dışarıdan birini getiriyor, 10 gün bile Bolu' da yaşamayan birinin önerilerini hayata geçiriyor. İşte bunun sonucunda bununla karşılaşıyorsunuz. Bolu Belediye Başkanı otobüs kullanan 3 tane emekliyi toplasaydı, deseydi ki şu hat için, bu hat için düşünceniz ne, saatleri nasıl ayarlayalım diye sorsaydı, eminim ki Alaaddin Yılmaz'ı o 3 emekli vatandaşımız daha doğru yönlendirirdi. Şimdi sen vermişsin ihaleyi özür dilerim ben yanlış yaptım diyorsun. Ya bu özrü de bu kadar yalama hale getirmemek lazım. Kendin bir mastır plan yaptım, bari o plana uy. Bu durum böyle keşmekeş bir hale geldi. Şimdi Bolu'da kaç tane güzergah var bunu Bolu Belediyesi bilmiyor. Bu hatlarda kaç otobüs çalışıyor bunu dahi bildiklerinden emin değilim. Ama diğer Belediyelere bakıyorsunuz, artık duraklarına iletişim sistemlerini kurmuşlar, bütün yolcular otobüsleri tek tek takip edebiliyor. İşte modern Belediyeler böyle çalışıyor" diye dile getirdi. 

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2015, 19:44
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet
ahmet - 6 yıl Önce

5 tepe değil beştepe

zekeriya bilgi
zekeriya bilgi - 6 yıl Önce

sayin özcan'a kesinlikle katılıyorum;seçimler yakın vatandaş görsün bu tembelliği ve vurdumduymazlığı.

mustafa duran
mustafa duran - 6 yıl Önce

belediye başkanı eğer yüreği varsa 1 saat 444 26 58 nolu telefona baksın şikayetleri bir dinlesin bolu halkı nasıl kendisinden nefret ediyor kulakları ile duysun bu karlı yollar bardağı taşıran son damla oldu.

seyit ahmet bayram
seyit ahmet bayram - 6 yıl Önce

ne farkları var bilmem ki birbirlerinden

SIRADAKİ HABER

banner128