seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

Özel İdare çalışanlarını istemiyorum

Hükümetin, Bolu’nun da aralarında bulunduğu 51 ilin Bütünşehir statüsüne kavuşturması çalışmalarının başlatılmasının ardından Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’la konuyu masaya yatırdık. Başkan Yılmaz’ın konu hakkında ne kadar bilgili olduğunu ve konuya hakim olduğunu gözlemledik. Başkan Yılmaz, Bolu Belediyesinin Bütünşehir statüsüne kavuşmasıyla birlikte Bolu’nun daha çok kazanacağını, hatta İl Özel İdarenin kapanmasıyla Belediyenin araç parkının daha gelişeceğini ancak oradaki personele fazla ihtiyaç duyulmayacağını belirterek şok açıklamada bulunarak, “Bizim İl Özel İdaresi kapandıktan sonra oradakileri istihdam etmek gibi bir talebimiz yok. Mecburen verilirse almak zorundayız ama biri alacaksa devlet alsın, bizim elemana ihtiyacımız yok. Ancak kalifiye elemana ihtiyacımız var. O ihtiyacımız olanları alalım, iyi yetişmiş adamlara ihtiyacımız var. Ama hepsinin gelmesine gerek yok çünkü biz eleman sayısını düşürdüğümüz için Bolu Belediyesi bu halde. 885 personelden 400 personelin altına indirdik. Yani bizim personel giderlerimiz yüzde 85-95'lerden şu anda yüzde 17'lere düştüğümüz için bu sıçramayı yapıyoruz. Tekrar oranın elemanının bize yüklenmesini istemeyiz. Ama gelirse de hayır diyemeyiz çünkü bizde emekliliği gelenleri emekli ederek bu işi çözeriz diye düşünüyorum. Bundan en kazançlı il Bolu'dur ve bu işe hazırlı ilde Türkiye'de Bolu'dur” dedi.

Özel İdare çalışanlarını istemiyorum
ÖZEL HABER RÖPORTAJ: Kasım ŞAHİN

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’la yaptığımız “Bütünşehir” uygulamasına “Bolu bütün şehir uygulaması içerisine alındı. 51 il içerisinde mevcut. Şimdi Bolu halkına bu bütün şehir nedir? Bütün şehir olduğu taktirde Bolu ne kazanacak?” sorusuyla başladık ve Başkan Yılmaz, konuya ne kadar vakıf olduğunu şok cevaplarla öğrenmiş oldu. Başkan Yılmaz konu hakkında Bolu Olay Gazetesine şu açıklamalarda bulundu.

 

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE SİSTEM OTURMUŞ

 

Öncelikle tabi Türkiye yerel yönetimler açısından çok ciddi reformlar yapıyor. Tabi bu reformları yaparken de kendini deneme yanılma yoluyla bir netice almaya çalışmıyor. Zaten gelişmiş ülkelerde sistemler oturmuş, bu sistemlerin Türkiye'ye adaptasyonu üzerine konuşuluyor. Önce büyük şehirlerde denendi, İstanbul ve Kocaeli'nde denendi. Şu an diğer nüfusu 750 bini geçen şehirler büyük şehir statüsüne kavuştu. Büyük şehir olmasaydı ne vardı, ikili bir yönetim vardı. Şehrin belirli bölümlerini belediyeler yönetiyor, diğer bölümlerini İl Özel İdaresi yönetiyor. İkisi de yerel yönetim, ikisi de seçimle geliyor. Bir tanesinin başında Vali var ki, seçimle gelmemiş atanmış, bir tanesinin başında seçimle gelmiş belediye var. Onlar ne iş yapıyor belediyenin yaptığı işi belediye hudutları dışındaki alanlarda yapıyor. Tabi Dünya nasıl yapmış bunu Dünya sadece belediyenin yaptığı şu an ki Türkiye'deki işleri değil, sağlığı da, eğitimi de, şehir içi emniyeti de belediyelere bağlamış. Dünya bu nokta da, biz daha bu noktada değiliz. Ak Parti gelmeden önce Belediye Başkanları Valilikteki Mali İdareler Müdürlüğüne bağlı memur gibi olduğunu düşünürsek, hani demokrasiden bahsediyoruz ya evvelden hayır Ak Parti döneminde demokrasi kalktı diyoruz ya, bunları bu şekilde kavrarsak, bilirsek daha iyi olacak. Yani bir Belediye Başkanı diyelim ki buradan İstanbul'a gitmek için Mali İdareler Müdürlüğünden izin alması gerekirken ve Ak Parti'den önce Belediye Başkanları yapılacak işlerden belli bir olurun dışına çıkamazken hatta Ak Parti'nin ilk döneminde bile Karacasu Belediye Başkanı Camilerin ve okulların önlerinin asfaltını yaptırdığı için yargılanıp cezalı duruma düşmüşken, Karacasu Belediye Başkanı İsmail Bey'den bahsediyorum! Ak Partili Belediye Başkanından bahsediyorum. Cami önlerini ve diğer okul önlerini asfalt yaptırdığı için bizde parasını çıkarttığımız için ondan sonra gelen Belediye Başkanı mahkemeye dava açtı. Dava da Belediye Başkanını haklı görerek bizim İsmail bey'e rücu etmemiz istendi. Çünkü biz paramızı alacağız Bolu Belediyesi olarak. Bu duruma düşürülmüşken şu an Belediye Başkanlarının yapamayacağı işler yazılarak, bütün işlerde Belediyelerin önünü açtılar.

 

TÜRKİYE’DE BÖYLE BİR İL YOK

 

 Büyük şehirlerde ise ikili yönetime son verildi, İl Özel İdaresi kalktı, tek seçilmişle gelmiş belediye meclis üyeleri ve Belediye Başkanları bu işi çöz hale geldi. Bu konuda tabi gelirler dengesi açısından sıkıntılar var. Büyük şehirlerdeki ilçe başkanları, Belediye Başkanları, hatta Büyükşehir Belediye Başkanları geliri normal olan Belediye Başkanlarına göre rahatsız olduklarını ifade ediyorlar. Ama bu bir geçiş süreci ya bu şekil tarafındaki sıkıntılardır. Önümüzdeki dönem içerisinde bu gelir dengeleri kurulduğu zaman bu iş çözülecektir. Ancak bütün şehir'e geçmeli mi kesin geçmeli. Çünkü niye israftır, hatta biliyorsunuz eskiden köy hizmetleri olduğu dönem daha kötüydü. İşlerin yürüme şansı çok zayıftı. Şu an İl Özel İdaresi olunca işler biraz eskiye göre Köy hizmetlerine göre daha hızlandı ama Belediyeler kadar hareketli olabilme şansı yok. En basit örneğini ben söyleyeyim, biz evvelden ocaktan şantiyemiz buradaydı oraya malzeme çekerdik. Biz günde 10 sefer yaparken tabi bu arada İl Özel İdaresine ait boş olduğu zaman kullandığımız kamyonlar onlar 5 seferi, 6 seferi geçememişlerdir. Aradaki Bolu Belediyesinin geldiği noktayla, çünkü öteki devlet mantığıyla çalışan yapı, Belediyelerse birazda özel sektör mantığıyla çalışan yapılar haline dönüşmüştür. Dolayısıyla Türkiye'nin yapılacak çok şeyi vardır, Belediyelerle bu işi yapabilme şansı çok daha yüksektir, buna bir an önce dönülmelidir.

Bolu için söylüyorum şu anda Bolu Belediye Başkanı olarak biz Türkiye'de ilk defa Ak Partili Belediye ilçe Belediye Başkanlarıyla 11 yıldır her ay toplanarak zaten o ilçenin ve Bolu merkezin problemlerini birlikte yaşıyoruz, birlikte çözüm üretiyoruz. Tabi bu toplantılarımıza İl Genel Meclisi oluştuktan sonra İl Genel Meclisi Başkanlarımızı, Milletvekillerimizi ve İl Başkanlarımızı çağırarak siyasi bir bütünlük içerisinde şehrin tamamına beldesinden, ilçesine, iline bakan bir çalışmayı zaten yürütüyoruz. Türkiye de böyle bir il yok. Türkiye'nin Ak Parti dahilinde bile böyle bir il yok. Biz bu noktadayız, bu zaten bütün şehrin ana felsefesidir. Yani biz 11 yıldır zaten bütün şehir olarak çalışıyoruz.

 

İLÇELERE NE YAPILDIĞINI BEN İYİ BİLİYORUM

 

Bolu'da. Gerede de ne yapıldığı, Dörtdivan'da ne yapıldığını, Göynük'te ne yapıldığını, Mengen'de ne yapıldığını ben biliyorum. Onlarda Bolu'da ne yapıldığını biliyorlar. Tabi siyasi kültürümüz yeterli olmadığı için biz sadece bunu Ak Partili Belediyeler olarak yapıyoruz. Diğer Partilerle de bu işi yapmayı başka metotlarla yapıyoruz. Şu an Ak Partili Belediyeler yapacaklarını bize yazıyorlar. Biz o toplantı da bunu niye yapmadın, niye eksik var diye hesaba çekiyoruz birbirimizi. Kimden kaynaklandığı için, nereden kaynakladığı siyasetten mi, yoksa kendi bünyemizdeki sıkıntıdan kaynaklandı gibi yani bu nedir bir motivasyon, iki kontrol, üç organize, müşterek harekettir. Biz bunu zaten 11 yıldır yapıyoruz. Yani 11 yıldır Bolu Seben'de ne yapıldığını, Kıbrıscık'ta ne yapıldığını ben bilirim ve Bolu'da ne yapıldığını da bütün Belediye Başkanları bilir. Biz zaten bütün şehir olarak hareket ediyoruz. Ak Partili Belediyelere niye yapmadın diye hesap sorabiliyoruz. Ancak diğer partilerin Belediye Başkanlarımızın emrindeyiz ama onlara niye yapmadınız diye hesap sorabilme yetkimiz yok.  Ama şunu söyleyebiliriz ki Bolu olarak Ak Partili ve Ak Partili olmayan Belediye Başkanlarımızla şehrimizi farklı düşünmüyoruz. Hele son dönemlerde biliyorsunuz katı atık depolama tesisi birlikteliği içinde hem kaymakamlar hem İl Genel Meclis Üyeleri hem Belediye Başkanlarıyla müşterek hareket ettiğimiz bir birlikteliğimizde var. Böyle olunca da biz hazırlıklıyız.

 

BOLU’NUN BÜTÇESİ ARTACAK

 

Bütçemiz artacak mı evet artacak, tabi bazı ilçelerin bütçeleri azalacak. Niye ana sistemleri il Belediye Başkanı yürütecek. Yani ana yolları biz yapacağız, kendi iç yollarını onlar yapacak. Biz dolayısıyla böyle bir görev farklılığı var. Ama biz zaten şu anda da iç yol, dış yol diye tamamıyla kucaklaştığımız müşterek yaptığımız için hatta İl Özel İdaresinin yaptığı yolları da biz müşterek olarak yaptığımız için belediye olarak zaten müşterekliğimiz var. Araç miktarımız çok artacak. Çünkü şu an İl Özel İdaresinde çok ciddi bir araç parkuru var. Belediyelerimizde de çok ciddi bir araç parkurumuz var. Bunlar birleştirilip de iyi kanalize edilebilirse, en az yüzde 50 verimin artacağını söylersem abartmam. En az şu an yapılanı katlayarak gidebiliriz bu imkanlarla. İmkanlarımız hiç artmasa aynı gelirlerimiz gelmiş olsa bunu ikiye katlarız. Tabi İl Özel İdarenin toplam bütçesi 20 milyon'dur. Bu bütçe tamamen yatırım bütçesine gidecek. Eğer bu bütçe bize verilsin ilave bütçe hiç gelmesin bu 20 milyon'luk bütçe onların cari harcamaları da içinde olan bir bütçe yatırıma en fazla 5-20 milyon ayıramazlarda ama bu bütün şehir olup bize devredilirse bunun başında ben olmayacağım ama olan için söylüyorum ben varmışım gibi söylüyorum, bu para tamamen yatırıma dönecektir. Çünkü bizim cari işlerimizi yapacak kadrolarımız şu anda yeterlidir. Belki ehemmiyetli olan bazı kadroları, bir de makine aksamı alırız.

 

 

ÖZEL İDARE KADROSUNUN HEPSİNİN GELMESİNE GEREK YOK

 

Bizim İl Özel İdaresi kapandıktan sonra oradakileri istihdam etmek gibi bir talebimiz yok.  Mecburen verilirse almak zorundayız ama Devlet alsın bizim elemana ihtiyacımız yok. Ancak kalifiye elemana ihtiyacımız var. O ihtiyacımız olanları alalım iyi yetişmiş adamlara ihtiyacımız var. Ama hepsinin gelmesine gerek yok çünkü biz eleman sayısını düşürdüğümüz için Bolu Belediyesi bu halde. 885 personelden 400 personelin altına indik. Yani bizim personel giderlerimiz yüzde 85-95'lerden şu anda yüzde 17'lere düştüğümüz için bu sıçramayı yapıyoruz. Tekrar oranın elemanının bize yüklenmesini istemeyiz. Ama gelirse de hayır demeyiz çünkü bizde emekliliği gelenleri emekli ederek bu işi çözeriz, diye düşünüyorum. Bundan en kazançlı il Bolu'dur ve bu işe hazır il de Türkiye'de Bolu'dur, dedi.

 

Başkan Yılmaz, “Bizim Bolu'da da 3 tane beldemiz var. Gökçesu Mengene, Taşkesti Mudurnu'ya bağlanıyor, Bolu'nun kalbi ciğeri olan Karacasu'da size kalıyor” sorusu üzerine de;

 

KARACASU KÖY KISMINDAN ÇIKMAMIŞTIR

 

Bolu'nun kalbi ciğeri değil Karacasu köy kısmından çıkamamıştır, geleceğe de umutla bakabilme şansı yoktur. Zaten arkadaşlar bizim ilçelerimiz bile Belediye hükmünde tam değildir. Yani bizim bütün Belediyelerimiz en fazla 5 bin nüfusludur. 5 bin nüfuslu yerin kendi kendini görebilmesi zordur. Sadece Gerede farklıdır. Dolaysıyla 5 bin nüfuslu Belediye ancak işi zar zor götürebilir. Yoksa yapamaz hiç bir şey. Eğer merkezi destek Ak Partinin özel desteği olmasa hiç bir şey yapamazlar. Yani Mengen'in şu anda ana isale hatlı suyu ve şebeke suyu tamamen felçti. Kanalizasyon suyu tamamen felçti. Bunların tamamını Devlet yapıyor, Belediye Başkanları değil. Buraları Başbakanın talimatıyla İller Bankası yapıyor.

 

PEKİ KARACASU BOLU BELEDİYESİ İÇİN BİR KAZANÇ DEĞİL Mİ?

 

 Kazanç kayıp olarak Karacasu diye bir dert yok. Bolu'nun bütünüyle ilgili bir problemimiz var. Benim söylemek istediğim şu, şuan Karacasu Belediyesinin kendi kendini hareket edebilme kabiliyeti var mı? Soransan var. Ama Karacasu’yun hali belli. Eğer biz Karacasu’yla birlikte hareketimiz olmasaydı oraların asfaltlarını yapabilir miydi? Karacasu Belediyesi yapamazdı. Karacasu Belediyesinden vazgeçtim, diğer belediyelerimizde bunda çok farklı değil o açıdan söylüyorum. Karacasu Belediyesinde imarla ilgili konularda teknik olarak donanım yeterli mi ?, Seben'in yeterli mi?, Kıbrıscık'ın yeterli mi?, Mengen'in yeterli mi? O zaman İlçeler bile teknik donanım itibari ile yokken beldeleri konuşmanın bir anlamı yok.

 

 

KARACASU 10 YIL KAYBETTİ

 

Burası böyle olacak zaten burayı himaye olarak mütalaa etme. Öyle de bakma. Yani buraların kurtuluşu nasıl olur diye bak. Önemli olan buralar modern yaşanabilir, insanların huzur duyabilecekleri alanlar mı olacak yoksa bir yangın bile olsa içine bile girilemeyecek şekilde mi kalacak?  Buraların önünün açılabilmesi için zaten bunun olması lazımdı. Bugüne kadar maalesef güya Bolu'yu sever gibi algılayan yapılar Karacasu halkını da kışkırtarak Karacasu’yu şu anda köy halinde tuttular. Şimdi Karacasu’ya faydası oldu mu bunun? Belki Karacasululara sorarsanız çok faydası oldu derler. Ne oldu? Hiç olmadı. Yazık oldu bu zamana kadar Karacasu şu an 10 yıl kaybetti.  10 yıl önce başlaması gerekenler şu an daha 5 yıl sonra başlayacak. Yani 15 yıl kaybetmiş olacak. Bunu kazanç olarak algılatan kesimlerde çıkabilir. Bunları da hoş görmek lazım. Köyleri şehre almak için bir çalışma başlatmıştık. O dönem de bütün herkes köyler şehre girerse mahvolacağını söylediler mi, yazılıp çizildi mi bunlar, ilanlar edildi mi? Hangi köy mahvoldu bana söyler misiniz? Bolu'ya geçip de, Boluyla bütünleşip de zararı olan bir köy söyleyin bana, ha yeterli hizmet alamayan olabilir. Demek ki birileri işin yaygara tarafında. Karacasu ile ilgili sıkıntılarda da bu yaygara tarafı öne çıkartıldı. Buna sebep olanlar ülkesini, memleketini seven insanlar olarak algılanabilir ama aslında ülkesine ve memleketine zararı olan insanlardır. Bu zararı nerede keserseniz o kadar faydalı olur.

 

BOLU DİYE BİR DERDİM VAR

 

Allah razı olsun Ak Parti bir karar alıyor işte bu zararı kesmeye çalışıyor. Niye biz kendi kendimizi kesemediğimiz için. Bizim sıkıntımız bu. Halen daha neyin doğru neyin zararlı neyin faydalı olduğunu kavrayamayacak, kavratmayacak yapılarla mücadele ediyoruz. İnşallah bundan önce bir karar olmuştu ve halen daha Karacasu’yla Bolu'nun birleşmesi mahkemelik hadise. Mahkeme tamamlanmadı halen daha ama Danıştay'da bekliyor. Ne zamana kadar bekliyor? Valla bekliyor. Tabi Danıştay'daki hakimlerin Karacasu diye bir dertleri var mı?, Bolu diye dertleri var mı? Umurlarında mı? Ama benim işte Bolu diye bir derdim var, Karacasu diye bir derdim var. Eğer Bolu'daki insanlarında Karacasu, Bolu diye bir dertleri olsaydı bunlar zaten biterdi. Biz Karacasu’yla ilgili bir dert var, gelecekte Karacasu yok olmaya mahkum, 15 yıl kaybediyor derken aman ha Bolu'ya bağlanmayın diyenler Bolu'ya ve Karacasu’ya zarar vermişlerdir, geciktirmişlerdir, yanlış yapmışlardır. Ama sorarsan iyi yaptık diyebilirler. Geçmiş dönemde de işte köyleri biz alırken Alaaddin Yılmaz köyleri katledecek, mahvedecek, yaylaya çıkamayacaksınız, hayvancılık yapamayacaksınız diye bangır bangır bağırıldı. Birileri borazanlık yaptı, birileri de o borazanları herkese duyurdu. Ama biz orada bir şey daha yaptık, sizlerden bile gizleyerek. Orada İl Özel İdaresine Karadere sularının tahsisini yaptırdık. Ondan sonra o köyleri aldığımız zaman o suyunda Bolu Belediyesine geçmesinin hesabını yaptık. Yani Bolu’nun içme suyunun hesabını yapıyorduk biz o dönemde. Bunları kavrayabilme şansı yoktu kimsenin biz bunları ifade etmedik. Niye etmedik bu yanlış bakışın bunu da engellemesinden korktuğumuz için biz Bolu'ya Bolu'nun geleceğini tahmin ederken bazen kedimizden bile gizleyerek bazı şeyler yapıyoruz.

 

HERKES ALAADDİN'İN MALI OLARAK GÖRMEYE BAŞLADI

 

Niye Bolu'daki gelişme varsa bu gelişme Bolu'yu sevdiğini iddia eden Bolu'ya yabancı, Bolu'ya hor bakan, Bolu'ya kötülük eden yapılara rağmen yapılıyor. Bu yapıların içerisinde siyaseten bakarsak sadece siyasi muhataplarımız yok, kendi bünyemizdeki siyasilere rağmen de bazen yaptığımız çalışmalar var. Çünkü niye siyaset rüzgara göre hareket eden bir yapıdır. Rüzgar nereden eserse onlarda oraya doğru gidiyor. Ama istikrarlı, doğru ve geleceğe bakış o risk yönetimidir. O iş sorumluluk ister. O işte sorumluluğu idarecilerin yapabileceği şeylerdir. Kolay şeyler değildir. Biz bunları söyleyince farklı algılıyor ve farklı algılatmaya çalışıyor. Evet biz farklı hissediyoruz kendimizi. Eğer biz o rüzgara göre harekete baksaydık, kendi partimdeki sıkıntılara baksaydık, biz diğer partilerin üzerimize gelmesine baksaydık biz bunları yapabilir miydik. O zaman biz bir yol alıyorsak herkese ve her şeye rağmen risk alarak alıyoruz. Ha bu yapılar bize engel olmasalardı biz bu kadar daha yapardık. Hele bir de destek olsalardı ne olurdu? Anladınız mı şu anda Bolu iki katlar mıydı? O zaman Bolu ikiye katlayamadıysa evet bu benim beceriksizliğim bir tarafta ama beni engellemek için tüm güçlerini kullanan hem iç hem dış kaynakların oturup şöyle bir düşünmesi lazım. Biz yarın yoğuz, buralarda bana ait değil, ben şu anda burada kral gibi oturuyorum çayımı da içiyorum benden parada almayabilirler. Ama yarın bende sizin gibi oturacağım, arada çok uzun bir zaman kalmadı. Ama bu Bolu'nun malıdır. İşte bunu böyle algılamak lazım. Herkes Alaaddin'in malı olarak görmeye başladı.

 

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2014, 19:03
YORUM EKLE
YORUMLAR
erdinç tok
erdinç tok - 5 yıl Önce

sayın başkanı doğru ve yerinde açıklamaları ile kutlarım.ancak bir hususun açıklığa kavuşması gerek.o da karacasu bolu belediyesine bağlandığında karşı dava açılarak yeniden belde olması sağlanmıştır.davayı açan ise dönemin akp li belediye başkanıdır.eğer karacasu 15 yıl geriye gittiyse bunun suçlusuda,sorumlusuda akp li olan beldiye başkanıdır.temnnim odurki alaaddin başkanın dediği olur ve bir yanlıştan dönülür,karacasu da bu hizmetlerden nemalanır.yanlış bilinsin istedim.saygılarımla.

bolulu
bolulu - 5 yıl Önce

bu resmen dereyi görmeden paçaları sıvamak olmuş.

belediyeci.fth
belediyeci.fth - 5 yıl Önce

taşeron giderlerini oranlarmısın sayın başkan. yüzde kaçtı kaçlara yükseldi. kimi kandırıyorsunuz. belediye de kaçta ne taşeron eleman çalıştırıyorsun birde onları açıklarmısın.

timur eraslan
timur eraslan - 5 yıl Önce

sayın başkana sormak lazım bizim şu anki şehir içindeki problemleri çözememişken büyümek ne kadar anlamlı acaba şehir içinde sıkışmış çevresi evlerle sarılmış bir sanayi sitemiz hurdacılar vs işletmeler var bunları hala şehir dışına taşıyamadınız şehir rahatlayamadı çevre düzensiz ve pis bir görünümde bu sorunu ne zaman çözeceksiniz somut adımlar bekliyoruz sizden sayın başkanım hemde ivedilikle.

bolu
bolu - 5 yıl Önce

bi̇zde seni̇ i̇stemi̇yoruz ama i̇şte ama neydi̇ şeyi̇n sevmedi̇gi̇ ot burnunda bi̇termi̇ş ya o hesap i̇şte

timuçin esen
timuçin esen - 5 yıl Önce

yazdığıımız yorumlar niye yayınlanmıyor.

timur eraslan
timur eraslan - 5 yıl Önce

bolu da köyler mahalle oluyor ama mahalleler köy görünümünden ne zaman çıkacak acaba bolu nun en eski mahallelerinden biri olan aşağısoku mahallesi hala bir köy görünümünde sanayi sitesi,hurdacılar,yan sanayiler,yem fabrikaları ve bir çok işletme şehir içinde ve şehirle iç içe kent konseyi acaba bu durumu görüyor mu eğer görüyorsa somut ne gibi çalışmalar yapmayı düşünüyor bolu halkı olarak merak ediyoruz bu bölge şehrin en geri kalmış atıl bir vaziyette bulunan bir bölgesi ve şehir merkezine en yakın bölge.bolu için söylenen marka şehir,turizm şehri,kültür şehri ve bunun gibi sıfatlar takılan bir şehre bu görüntüler yakışıyor mu bunu sayın belediye başkanıma ve kamuoyuna sormak istiyorum.

Bolulu
Bolulu - 5 yıl Önce

sayın başkan sen evinde gece battaniyenin altında yatarken o beğenmediğin işçiler sabaha kadar ilçelerde ve köylerde kar mücadelesi yapıyor. yazın asfalt döküyor. allahtan kork


SIRADAKİ HABER

banner129