PARİS KATLİAMINDAN SONRA TÜRKİYE ÜZERİNE…

FARUK ÇİDEM'İN KALEMİNDEN...

PARİS KATLİAMINDAN SONRA TÜRKİYE ÜZERİNE…
Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Paris'teki merkezine düzenlenen silahlı saldırıyı ve 12 kişinin katledilmesinin ardından Türkiye’deki yankılarıyla birlikte bir kez daha düşünmek gerekiyor…

Dergi çalışanlarını, ellerinde uzun namlulu silahlarla, iddialara göre de “Allah’u Ekber” sesleriyle tarıyorlar…

Ölenlerden birisi 2013 yılında El Kaide'nin 'infaz listesine giren, çizer Stéphane Charbonnier …

Öldürülme gerekçeleri ise “Müslüman”ların dini değerlerine dokunuyor olmaları… Defalarca tehditler almalarına rağmen yaptıkları her açıklamada gerekirse ölebiliriz ama asla “boyun eğmeyiz” diyebilecek kadar cesur insanlar 3 tane dinci örgüt militanı tarafından katledildiler…

Cinayet Paris’te işlenmiş olsa bile bizde ki yankıları en az bu katliam kadar kötü.

Gerici Yeni Akit Gazetesi saldırıdan hemen sonra internet sitesinden haberi "Müslümanları kışkırtan dergiye saldırı" başlığıyla verdi. Gazete, haberinde "Dergi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) karikatürünü yayınlayarak Müslümanları kışkırtıcı tutum sergilemesi ile biliniyor" diyerek katliamı meşru hale getirmek için elinden geleni yaptı.

Türkiye gazetesi ise sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden saldırıyı "Peygamber Efendimiz'e hakaret eden dergiye saldırı" şeklinde duyurdu... Sosyal medya kullanıcıları üzerinden gelen yoğun tepkiler üzerine ise gazete attığı tweeti kaldırdı.

Daha onlarcası hem sosyal medya üzerinden hem de kurumsal yayınları üzerinden Paris katliamını desteklerken Türkiye’deki mizah dergilerine de açık birer tehdit gönderiyorlardı…

Önümüzdeki günlerde 3-5 kişinin bu destekçilerden cesaret alıp ülkemizdeki mizah dergilerine baskın yapmayacaklarının hiçbir garantisi yok…

Hele ki İslam coğrafyasının lideri olma hedeflerinin olduğu bir cumhurbaşkanımız varken, birilerinin çıkıp “siz bizim halifemize nasıl hakaret edersiniz” diyerek ölüm saçmayacağını hiçbirimiz söyleyemeyiz.

O gün de çıkacaktır; “Gerçek İslam bu değil”ciler… Üç beş tane “din alimi” çıkar televizyona, bunlar gerçek İslam’a uygun davranışlar değil diyerek başlar anlatmaya.

Biz yine soracağız;

Madımak’ta binlerce insanın “Allah’u Ekber, yakın bunları” diyerek ateşe verdikleri otelden çıkan cesetler hangi İslam’ın kurbanları oldular?

Maraş’ta çoluk çocuk, hamile kadın demeden katledilen insanlar ne tür bir İslam kurbanı olarak öldüler?

Domuz bağıyla işkence çektirilerek öldürülen binlerce insan kimin İslam’ının kurbanlarıydılar?

Bombalı kitaplarla patlatılan aydınlarımız, linç edilen insanlarımız, kuyularda kaybedilen gençlerimiz hangi İslam’ın kurbanları oldular…

Dün Hrant’ın göz göre göre katledilmesine müsaade eden devlet aynı hataları bir kez daha tekrarlamaktan kaçınmalıdır.

Çünkü Haziran Direnişi’nden beri bu ülke hep birlikte, omuz omuza kavga etmeyi ve hesap sormayı öğrendi…

Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2015, 19:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128