“Profesörlük kadromu hayalimde görmek istemiyorum” ##hb_manset.gif

YÖK’e gönderilen rapor nedeniyle AİBÜ yönetimini yaptığı İzzet Baysal resmiyle protesto eden AİBÜ Resim-İş Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mahmut Öztürk Bolu Olay gazetesi imtiyaz sahibi...

“Profesörlük kadromu hayalimde  görmek istemiyorum” ##hb_manset.gif

YÖK’e gönderilen rapor nedeniyle AİBÜ yönetimini yaptığı İzzet Baysal resmiyle protesto eden AİBÜ Resim-İş Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mahmut Öztürk Bolu Olay gazetesi imtiyaz sahibi Erhan Beykoz’a önemli açıklamalar yaptı. Öztürk;”Yaptığım İzzet Baysal resminden sonra akademik çevrelerde ’Profesörlük kadronu artık hayalinde görürsün’ gibi bir takım espriler yapılmaya başlandı. Kendimi aba altından sopa gösterilen bir kişi gibi hissediyorum.” Dedi.

 

Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Resim-İş Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mahmut Öztürk geçtiğimiz hafta Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörlüğünü ilginç bir yöntemle protesto etmişti. Öztürk; “ YÖK'e Abant İzzet Baysal Üniversitesi tarafından gönderilen rapordaki iş adamlarıyla ilgili ifadeler beni çok rahatsız etti. Çünkü Bolu'nun en önemli iş adamlarından biri İzzet Baysaldır” diyerek kampus meydanında İzzet Baysal'ın deniz fenerini yıkan resmini yaparak protesto etti. Öztürk, konuyla ilgili olarak “Kim bu işadamları?” başlıklı haberi yaparak kamuoyunun haberdar olmasını sağlayan Bolu Olay gazetesi imtiyaz sahibi Erhan Beykoz’u ziyaret ederek süreç ile ilgili olarak bilgiler verdi.18 Yıldır Bolu’da yaşadığını, ekmeğini Merhum İzzet Baysal’ın inşa ettirdiği Abant İzzet Baysal Üniversitesinden kazandığını söyleyen Öztürk; “Sayın Baysal yardımsever kişiliği ile belleklerde yer almıştır ama Sayın İzzet Baysal aynı zamanda da işadamıdır. Üniversite’den YÖK’e gönderilen raporda işadamlarıyla ilgili terimler beni özellikle bu açıdan rahatsız etti. Çünkü ben Bolulu iş adamı İzzet Baysal’ı her şeyden ayrı tutuyorum. Sayın Baysal yaşamının son günlerinde bile koluna giren iki kişiyle üniversite de düzenlenen etkinlikleri izlemeye gayret ederdi. Öğrencilerin sergilerine ve konserlerine gelirdi. Ayakta dahi duramayacak bir insan’ın gelip öğrencilere sahip çıkması beni çok etkilemişti. O yüzden onun kurduğu üniversitede çalışan bizlerin de onun bize sahip çıktığı gibi onun aziz hatırasına sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum” biçiminde konuştu.

 

 

“Çağdaş Türk resim sanatı tarihinde bir ilk’e imza attım”

 

İzzet Baysal’ı öne çıkarmak için onun resmini yapma gereğini duyduğunun altını çizen Doç. Dr. Mahmut Öztürk ”Ben orada ‘eylem sanatı’ dediğimiz olguyu gerçekleştirdim. Orada aynı zamanda bir de açık ders yaptım. Ben eylemimi gerçekleştirirken beni izleyen öğrencilerime boya sürüş tekniğine dair bilgiler de verdim. Hiç bir öğrencimden de olumsuz bir tepki görmedim. Geçtiğimiz hafta Abant İzzet Baysal Üniversitesinde gerçekleştirdiğim eylem Çağdaş Türk resim sanatı tarihinde de bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. Bir akademisyenin sanat eğitimi ortamlarında böylesine bir tavır ortaya koyması Türkiye’de bir ilktir. Bu ilerici bir tavırdır, olması gereken bir tavırdır. Ünlü heykeltıraşımız Mehmet Aksoy’un heykelinin yıkılması gibi bir olayda da bu tip tepkiler verilmeliydi.” Diye konuştu.

 

“Bugünkü yönetimin eline hazır bir üniversite teslim ettik”

 

“Burada önemli olan ekmektir” diyen Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Resim-İş Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mahmut Öztürk “Hepimiz ekmek davamız için mücadele ediyoruz. Ben Bolu’da ekmek yiyorum o zaman en kutsal eylemdir bu. 18 yıldır ben Bolu’da çalışıyorum. Depremi burada yaşadım. Ailem parçalandı. Çocuğum 7 yaşından sonra babasız büyüdü. Cumartesi –Pazar günleri ancak çocuğumun yüzünü görebiliyordum. Deprem sonrasında Ailem ve eşim çok özel bir durum yaşadık. O yüzden onları Bolu dışına çıkarmam gerekiyordu. Bu yüzden onları Ankara’ya gönderdim. Ben çocuğumla bu şekilde ilgilendiğim bir dönemde burada telafi eğitimi yaptım. Cumartesi ve pazarları da çalıştım. Yani biz bugünkü yönetimin eline hazır bir üniversite teslim ettik. Bu yüzden bizlerin ekmeğiyle oynanmaması gerekiyor. Çünkü 1999 depreminden sonra çadırlarda kalan çocuklar çamurların içersinde eğitim yaptılar.’Artık bıktım bu kenti terk ediyorum ‘diyen çocukları yoldan çevirerek eğitim -öğretim yaptığımız dönemler oldu. O yüzden o günlerde nelerin yaşandığını bugünün genç kuşaklarının çok iyi bilmesi gerekmektedir” dedi.

 

“İşverenden yana tavır koymuyorum”

 

“ Benim durduğum yer bellidir. İşverenlerden yana tavır koyma gibi ağır bir itham olabilir.” Şeklinde konuşan Doç. Dr. Mahmut Öztürk “Benim üye olduğum sendika bellidir. Bu sendikanın doğrudan eylemlerine katılmış bir insanım. İzzet Baysal babamızı ayrı bir yere koyuyorum ve üniversitesinde ekmek yediğim içinde mutluyum. Yaptığım bu eylem ona olan saygımın bir göstergesidir. “ şeklinde konuştu.

 

“Aba altından sopa gösterildiğini hissediyorum”

 

Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Resim-İş Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mahmut Öztürk sözlerini şu şekilde tamamladı;”Ressamlık çok özel bir ahlak gerektirir. Çok özel bir ahlak geleneğine sahiptir. Dünyanın en eski mesleği ressamlıktır. Mağaralarda resim yapan ressamların ahlakı, günümüze kadar kültürden kültüre gelişerek gelmiştir. Ressamlık kimi kültürlerde saygıdeğer kimi kültürlerde ise kutsal olarak kabul edilmiş bir meslektir. Bu meslekte ‘ Emek hediye edilemez‘ Yaptığım İzzet Baysal resmi bir eylem resmidir. Bu bir simge eylemidir. Ben burada tavrımı ortaya koymuşum. Resmi asla satmayacağım çünkü bu resim ancak ve ancak benim koleksiyonumda kalır. Bu resmi Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim elemanları derneğine bağışlayabilirim. Sözleşmemi, tutanağımı ona göre düzenleyebilirim. Sadece eğitim ve öğretime ihtiyaç ve gereksinim duyan, ihtiyacı olan öğrenciler için bu tablonun satılarak bağış yapılabileceğini söyleyebilirim.’Şaibeli kazançlar’ lafının ortada dolaştığı bir ortamda asla ve asla kazanç peşinde koşacak değilim.18 yıldır Bolu’da çalışıyorum. Ekmek davası peşinde koştuğum apaçık ortadadır. Bu çerçevede hakkımda soruşturma açılabilir diyorlar ama buna olası görmüyorum. Nihayetinde İzzet Baysal resmi yapmışım ve herkesin buna saygı göstermesi gerektiğini düşünüyorum.’Profesörlük kadronu hayalinde görürsün’ gibi bir takım espriler yapıyorlar. Espri yapılıyor ama aba altından sopa gösterildiğini de hissediyorum.’Burası bolu’ deniliyor. Ben 18 yıldır Bolu’da çalışıyorum kimse bana Bolunun nasıl bir yer olduğunu öğretmeye kalkmasın. Çünkü ortaya koyduğum eylemin formatı bellidir.”

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128