seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

RAMAZAN GELENEKLERİ

İsmail HOTAKOĞLU yazdı...

RAMAZAN GELENEKLERİ

Birçok ramazan geleneği ne yazık ki unutuldu

Kahvenin yanında su ikramı ramazan harici aylarda yapılırdı. Günün herhangi bir saatinde eve misafir gelen birisi kendisine suyla birlikte kahve ikram edildiğinde şayet önce kahveyi içerse bu onun tok olduğunun işareti olarak algılanır ve akabinde meyve ikram edilirdi. Şayet misafir önce suyu içerse hemen misafire yemek hazırlanırdı. Günümüzde kahve ile suyun birlikteliğinin gerçek manası unutulmuş olmakla birlikte bu uygulama zarif ve nazik Osmanlı kültüründe ramazan ayı için geçerli değildir.

“Diş kirası” yine nezaketli bir ramazan geleneğidir

Osmanlı medeniyetinde. İftara konuk edilen tüm misafirlere ev sahibi keseler içerisinde hediyeler hazırlardı. Hane sahibi ve sahibesi misafirleri uğurlarken onlara “diş kirası” adı altında vermiş oldukları hediyelerle “daveti kabul etmelerine dair” teşekkür ederlerdi.

Öte yandan Osmanlı kültüründe herkesin başına giydiği kavuğun şekli o kişinin mesleğini belirtirdi. Sadece işsiz olanlar dal gibi ince kavuk giyerlerdi ki bu onların aynı zamanda yardıma ihtiyacı olduklarının göstergesiydi. “Dal kavuk” giyen birine yardım eli kolayca uzanırdı. Günümüzde farklı bir anlam içerisinde kullanılan bu deyimin aslı işsiz kişilerle ilgiliydi.

Henüz ergenlik çağına gelmemiş olmakla birlikte büyüklere özenerek oruç tutmak isteyen çocuklara öğlene kadar müsade edilirdi. Akabinde “oruca direk vurdun” diyerek çocuklara oruçları açtırılırdı.

Değerli dostlar, buna benzer birçok ramazan geleneği günümüzde ne yazık ki unutulmuş durumdadır. Medeni toplumların en belirgin vasıflarından birisi tarihlerini, tüm geleneklerini içinde bulundukları çağa taşıyabilmiş olmalarıdır. Aşkın aşkı ile tanışık olanlar için oruç ve zekat bir ile birlikteliğin işaretleriyse eğer “aşk ile kalınız”.

BUGÜN ZAMANIMIZDA NELER OLDU?

    Mübarek ramazan ayı geldiğinde, herkes kendine çeki düzen vererek oruç tutmayan veya mazereti nedeniyle oruç tutamayanlar bir saygı gereği , yeme ve içme işini gizli olarak yaparlardı. Bugün artık herşey aleni olarak yapıldığından oruç tutanlar, tutmayanlara karşı çekingen oldular.Erkek olmuş, bayan olmuş hiç fark etmeden , tekel idaresi batmasın diye alenen sokaklarda ellerinde sigara ile dolaşmakta, kahvehane ve lokantalar 7/24 hizmette sınır yok.

   İftar yemeği,  yoksula, fakire ve yolda kalmışa verilmesi gerekirken,israfın ve lüksün haram olduğu her seferinde din görevlileri tarafından hemen her gün anlatılmakta iken, sağ olsun  idarecilerimiz üzerlerine almadan herkese  iftar yemekleri  vermekteler. Valilik ve Belediyeler iftar yemeği yarışına girmişler.Kimi 20.000 kimi 10.000 kimi 5.000  birde böyle yarış hasıl oldu. Yani, iftar yemekleri amacı dışına çıktı. Kurumların basın yayın bölümü, iftar yemekleri ile ilgili fotoğraf ve yazıyı, bizim kes, yapıştır  medyamıza  gönderiyor alın size haber.

    Düzenli bir şekilde  her cuma günü camilerde cemaatten yardım talep  edilir.Ne verirsen elinle o da gider  seninle diye insanlar katkıda bulunur. İlimizde bu sene ramazan ayının 3 (üç) tane cumasında Diyanet vakfına, Diyanetin fakir talebelere yardımı, Bolu din eğitim merkezi kur'an kursu öğrencileri için yardım toplandı. Sanırım son hafta yine aynı yere para toplanır. Camiler, teravi namazı için gezdiğimden en fazla 5 saflık  cemaat  var. Yani camiler boş.Namaz bitimi hoca efendi elinde kağıt en az 5 cami ismi söylüyor ve yardım talep ediyor. Cemaat  yok ki, para olsun. Ramazan payını kapan kim?Bolu il müftülüğü.

 Buyrun size günümüz ramazanı. Bayramınızı tebrik eder, sağlıklı güzel geçirmenizi dilerim.

 

Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2016, 19:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER