Rotary, çevrimiçi etkinliklerine ara vermiyor

Bolu Rotary Kulübü, tam kapanma döneminde deZoom ekranlarından hız kesmeden çalışmaya devam ediyor.Rotary Kulübü’nün son konuğu TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Serdar Palabıyık oldu.

Rotary, çevrimiçi etkinliklerine ara vermiyor

Haber: Ceylan Beykoz

Bolu Rotary Kulübü çevrimiçi etkinliklerine ara vermeden devam ediyor. Rotary Kulübünün zoom üzerinden gerçekleştirdiği son etkinliğinde konu ABD’nin ‘soykırım’ kararı oldu.

Bolu Rotary Kulübü Dönem Başkanı F.Zehra Aydın yaptığı açıklamada ‘’Pandemi Dönemi’nin avantaja dönüştüren sunumlar ve toplantılarla üyelerimiz ve dostlarımızla bir araya geldiğimiz,ekran karşısında da olsa FIRSATLAR YARATTIĞIMIZ bir süreç yaşıyoruz. Bu hafta dönemimizin 43.toplantısında TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr.Serdar Palabıyık hocamızla ekran karşısında üyelerimizi ve dostlarımızı buluşturduk. ABD’NİN SOYKIRIM KARARI SONRASI TÜRKİYE’Yİ BEKLEYENLER konulu sunumuyla bizleri  geçmişten bugüne ayrıntıları ile bilgilendiren Serdar Palabıyık, sunumu sonrası aklımıza takılan sorularımıza tek tek cevap vererek bizleri bilgilendirdi” dedi.

Palabıyık, soru ve cevaplarla konuyu ele aldığında şu tespitler ve önerilere yer verdi:

Biden 1915 olaylarını neden soykırım olarak tanıdı?

Biden’ın 1915 olaylarını soykırım olarak neden şimdi tanıdığı sorusuna dört açıdan yanıt verilebilir. İlk olarak Biden-Harris ikilisi seçim kampanyalarında açıkça 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyacaklarını taahhüt etmişlerdi. İkincisi Amerikan Kongresi’nin 2019 yılında ‘Ermeni soykırımını’ neredeyse oybirliği ile tanıması Biden’ın tanımayı çok daha rahat gerçekleştirmesini sağladı. Üçüncüsü Türk-Amerikan ilişkileri bir süredir S-400 krizi, F-35 krizi, Halkbank davası, CAATSA yaptırımları gibi hususlar nedeniyle çok gergindi. Biden bu gerginliği bir adım ileriye taşımakta tereddüt etmedi. Son olarak Ermenistan’ın Karabağ Savaşı’nda aldığı yenilginin ABD’ye yakın Paşinyan Hükümeti ve ABD’deki Ermeni diasporası üzerindeki negatif etkisi bu tanıma kararı ile rahatlatılmaya çalışıldı.

Bu tanıma kararının ne gibi sonuçları olabilir?

ABD Kongresi’nin aldığı kararda Ermeni soykırımının yanı sıra Pontus, Süryani, Keldani, Arami cemaatlerine de soykırım yapıldığı iddiaları tanınmıştı. Biden’ın tanıma kararı sonrası Türkiye’nin yeni soykırım iddiaları ile daha güçlü bir şekilde karşılaşacağı söylenebilir.

İkincisi 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan ülkelerin sayısı artacaktır. Bu durum normalde hukuki bir sonuç doğurmaz. 2003 yılında Avrupa Adalet Divanı İlk Derece Mahkemesi’nin aldığı bir karara göre parlamento kararları siyasi metinlerdir ve bu nedenle hukuki bir sonu doğurmazlar. Ancak, Fransa’da Ermeni soykırımının inkârını cezalandıran bir yasa tasarısı Fransa Anayasa Konseyi tarafından iptal edilirken ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Perinçek-İsviçre davasında Ermeni soykırımının inkârından dolayı cezalandırılmaya çalışılan Perinçek’i haklı bulurken Ermeni soykırımını tanıyan ülkelerin sayısının azlığına vurgu yapmıştı. Bu durumda 1915 olaylarının soykırım olduğu iddiasının yerleşik bir hakikat olmadığına hükmetmişti. Ancak tanıma kararlarının sayısının artması bu durumu değiştirebilir ve mahkemelerin Ermeni soykırımının inkarını cezalandırmasını kolaylaştırabilir.

Üçüncüsü ve en önemlisi Türkiye aleyhine tazminat davaları açılabilecektir.

Normal şartlarda bir devletin kurumları başka bir devletin yerel mahkemelerinde yargılanamaz. Ancak ABD’nin 1976’da kabul ettiği Yabancı Egemen Bağışıklığı Kanunu’nun istisnai bir maddesi eğer bir devlet kurumu o devletin vatandaşı olmayan birinin malına usulsüzce el koyarsa, bu el koyma sonunda ilgili kurum haksız kazanç elde ederse, bu kurumun ABD’de ticari faaliyetleri veya menkul ve gayrimenkul bir malvarlığı varsa o zaman ABD bu devlet kurumunu yargılayabilir. Bu kanuna istinaden Kaliforniya Eyaleti’nde çıkarılan Poochigan kanunu “Ermeni soykırımı mağdurlarına” hayat sigortası poliçeleri varsa sigorta şirketlerine, yoksa Türkiye devletinin kurumlarına 31.12.2016 tarihine kadar dava açma hakkı getirmişti. Bir Alman sigorta şirketi ve TC Merkez Bankası ile Ziraat Bankası aleyhine açılan davalarda davacılar haksız bulundular. Zira davacılar atalarının Osmanlı vatandaşlığından çıkarıldığını ispatlayamadılar ve mahkeme ABD’nin yürütme erkinin soykırımı tanımadığına işaret ederek yerel mahkemenin ABD Başkanının dış politika yapma tercihinin ihlal edildiği hükmüne varmıştı. Ancak şimdi ABD Hükümeti’nin soykırımı tanımasına istinaden benzer tazminat davaları açılabilir.

Türkiye ne yapmalı?

İlk olarak Türkiye mutlaka uluslararası ceza hukuku ve soykırım hukuku alanında uzman yetiştirmeli. Bu uzmanlar tazminat davalarında Türkiye’yi en iyi şekilde savunabilirler.

İkincisi Ermeni meselesinin gerçek yüzünü bilhassa yabancı kamuoyuna doğru bir şekilde aktarabilmek için nitelikli, dil ve üslup bakımından da objektif bir tarzda akademik yayınlar yapılmalı ve bu yayınlar teşvik edilmeli. Üçüncüsü ABD’deki lobi faaliyetlerine hız verilmeli, ABD’de yaşayan Türk diasporasından bir lobi oluşturulmalı ve Yahudi Lobisi’nin desteği tekrar alınmalı.

DOÇ.DR.SERDAR PALABIYIK KİMDİR?

Doç. Dr. Mustafa Serdar Palabıyık lisans, yüksek lisans ve doktora derecelerini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İl!şk!ler Bölümü’nde almıştır. Post- doktora çalışmasını ise İtalya Floransa’da bulunan EuropeanUniversityInstitute’tatamamlamıştır. İngilizce, Macarca ve Farsça dillerine de çevrilen 1915 Olaylarını Anlamak: Türkler ve Ermeniler ve TurkishandGreekRelations in an Age of Turmoil (1821-1922): FromCoex!stencetoConflictbaşlıklı iki kitabı ve diplomasi tarihi ve uluslararası ilişkiler alanlarında yirmiden fazla yayımlanmış makalesi bulunmaktadır. Palabıyık halen TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi ve bölüm başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124