Rüşvetin belgesini ses kaydı aydınlatacak

Bolu belediye başkanı Alaaddin Yılmaz’ın başdanışmanı Yaşar Taşkıran’ın rüşvet aldığı iddiasıyla açılan dava Bolu adliyesinde görüldü.

Rüşvetin belgesini  ses kaydı aydınlatacak
 Kamuoyunda Yaşar Taşkıran Rüşvet olayı olarak bilinen davanın ilk duruşması Salı günü yapıldı. Yaşar Taşkıran’ı üç avukat birden savunurken, Müşteki Uğur Aşçıoğlu bir avukat ile duruşmada hazır bulundu. Taşkıran, rüşvet eyleminde buluşma yeri olarak bilinen kafede bulunan iki müşteri ve bir de kafe sahibini şahit olarak dinletirken, Aşçıoğlu da şirketin muhasebecisini şahit olarak dinletti. Bolu belediyesi başdanışmanı Yaşar Taşkıran’ın rüşvet aldığı iddiasıyla açılan dava  Bolu adliyesinde görüldü. Şikâyetçi Uğur Aşçıoğlu’nun avukatı ikilinin bir nargile evinde yaptığı görüşme sırasında kaydedilen ses kaydında “ Taşkıran’ın Aşçıoğlu’na yönelik olarak ”Tesisin bulunduğu taşınmazın 18 uygulaması kapsamında olmamasına rağmen söz konusu taşınmazın 18 kapsamına girebileceği yönünde beyanlarda bulunarak baskı oluşturduğuna dikkat çekerek; “Olaya ilişkin ses kaydı vardır. Bu ses kaydının dökümü yapıldığında Sanık Taşkıran’ın bu uygulama nedeniyle Aşçıoğlu’na 500 bin lira civarında zararının oluşacağı bu zararı gidermek için arkadaşlarının bu rakamın % 10’nunu istediği kendisinin ise 15 bin liraya bu işi halledeceğini söylediği açıkça anlaşılacaktır.”Dedi. Sanık Taşkıran ise söz konusu beyanların tamamıyla hayal ürünü olduğunu söyleyerek;”Yolun Uğur beyin taşınmazından geçmediği tesisin aynen muhafaza edildiği ortadadır. Buna ilişkin plan fotokopisini bizzat odamda Uğur Bey’in kendisine teslim ettim” dedi. Mahkeme hâkimi ise söz konusu ses kaydının bilirkişi eşliğinde ses kaydı dökümünün yapılmasına hükmederek mahkemeyi 20 Ağustos Salı gününe erteledi.

 

Taşkıran suçlamaları kabul etmedi

 

Bolu adliyesinde görülen dava da ilk olarak Sanık Yaşar Taşkıran’a söz verildi. Atılı suçlamayı kabul etmediğini söyleyerek sözlerine başlayan Taşkıran; “Daha önceden belediye imar müdürü olarak görev yaptım. Bu görevden ayrıldıktan sonra da son 3 yıldır belediye başkanının danışmanı olarak görev yapıyorum. Belediye başkanının Ankara’daki bakanlık ve ilgili müdürlüklerdeki işlerini belediye başkanı talimatları doğrultusunda takip ediyordum ancak imza yetkim yoktur. Müşteki Uğur Aşçıoğlu’nu yaklaşık 12 yıldır tanıyorum. 2001-2002 yıllarında müşteki Uğur Aşçıoğlu asfalt şantiyesinde malzeme alıp çek vermiş daha sonra bu çekin ödenmemesi nedeni ile icra takipleri yapılmış uzun bir süreç bu şekilde devam etmiş hatta müşteki belediyenin avukatını üzerime gelmeyin diye tehdit ettiğini söylüyordu bu nedenle başlangıçta onunla pek bir görüşmem yoktu. Ancak daha sonra ortak bir arkadaşımız araya girerek müştekinin işletmesine iyi insanlar gidiyor diyerek beni müştekinin işyerine götürdü. Bu tarihten sonra müşteki ile samimi olarak görüşmeye başladık. Müşteki ve abisi işyerinde zaman zaman yemek hazırlayıp bazı kamu görevlilerini de davet ederler bende zaman zaman müştekinin iş yerine gidip gelirdim aramızda herhangi bir husumet yoktu. Hatta müştekinin eşinin üniversiteye geçmek istemesi nedeni ile eşi ile birlikte birkaç kez beni ziyarete gelmişlerdi. Müştekinin oğlu laptop talebi ile ilgili olarak belediyenin öğrencileri laptop dağıtması nedeni ile müşteki zaman zaman gelip giderdi yine son zamanlarda Berk köyündeki imar uygulaması nedeni ile kendi işletmesinin bulunduğu taşınmazdan 18. madde uygulaması yapılıp yapılmayacağı konusunda olay tarihindeki önceki dönemlerde bana sormuştu. Bende kendisine daha önceden bu bölgede imar uygulaması yapıldığının yerleşim yerleri hakkında 18 madde uygulaması olmayacağını söylemiştim çünkü bu yerlerde daha önceden cins tahsisi yapılmıştı bu nedenle 18 uygulaması tabi değildir.Dedi.

 

 

“Söz konusu parsellerin değiştirilmesi söz konusu değildir”

Sanık Taşkıran;”Kaldı ki belediye imar müdürlüğü tarafından 18 madde uygulaması yapılacak taşınmazlara taşınmazlara ilişkin encümen kararı ve ilgili ilanlar yapılmış bu konu ile ilgili olarak vatandaşın itiraz ve şikâyetleri olmuştur. Kaldı ki söz konusu parsellerin hazine tarafından milli emlak tarafından fotoğrafları da çekildiği için değiştirilmesi söz konusu değildir. Bu konu ile ilgili olarak vatandaşlardan gelen şikâyetler nedeni ile belediye başkanının talimatı ile belediye nikâh salonunda toplantı yapıldı. 250 yakın vatandaş katıldı. Onlara ben uygulamayı anlattım. Vatandaşların tepki göstermesi üzerine de ben onlara bu işle ilgili herhangi bir yetkim olmadığını sadece bilgilendirme amacı ile görüştüğümü anlattım. Bu şekilde müşteki kendisine ait tesisin bulunduğu taşınmazı 18 madde kapsamında olmadığını bildiği halde zaman zaman gelip bunun benim arazide 18 madde kapsamına alınır mı şeklinde soruyordu bende böyle bir şey olmayacağını söyledim. Olaya tarihinden önceki günlerde müşteki ile görüştüğümüzde ben söz konusu tesisin yanında poşet işleme fabrikası bulunduğundan buralarda yeni bir tesis otel yapmayı düşündüğünü anlattı ayrıca akaryakıt istasyonu için LPG ruhsatı almak istediğini söyledi. Bende kendisine 18 uygulamasının yapılıp bitmesinden sonra imar durumuna göre bu işlemleri yapabileceğini söyledim. Bana ne kadar masraf olacağını hangi işleri yapacağını sordu bende bunları anlattım. Daha sonra bana bu LPG ruhsatı yönünden beni belediye başkanı ile görüştürür müsün dedi. Ayrıca poşet fabrikasında poşet yapıp belediye satmak istediğini söyledi. Bende kendisine belediye başkanının kendi hakkında sağda solda konuştuğunu bildiği için böyle bir görüşme ayarlayamayacağımı ancak kendisinin belediye başkanına gelerek görüşebileceğini söyledim. Müşteki kendi işyerinin karşısında yeni bir istasyon açılması nedeni ile buranın belediye başkanının yakınlarına ait olduğu yönünde beyanlarda bulunduğundan görüşme yapması için aracılık etmeyeceğimi söyledim. Daha sonra müşteki işyerini Düzce’den gelecek birilerine devredeceğini kiralayacağını söyledi. Restoran kısmını devredeceğini söyledi.Biçiminde konuştu.

 

“Uğur Bey ısrar etti”

 

Bende o tarihte kızıma yeni bir araç alacağım için kendi aracımı satışa çıkarmıştım.Diyen Taşkıran;Aynı firmanın anlaşmalı kredi müracaatta bulunmuştum. Ancak müşteki bana senin aracın takasla ucuza gider ben lokanta kısmını kiralayacağım için bana para gelecek sen aracı takasa verme kredi çekme ben sana borç para veririm sen kendi aracını sattığın zaman bana ödersin dedi. Bende kendisine böyle bir şeye gerek olmadığını söyledim. Ancak Uğur Bey ısrar etti.Diye konuştu.

 

“Poşete sarılı halde parayı çıkarttı”

 

 Olay günü bir nargile salonuna nargile içmeye gittiğini vurgulayan Taşkıran;“Uğur Bey beni görünce yanıma geldi. Daha sonra kafenin iç kısmında bana araba ile ilgili parayı ayarladığını söyledi. Bende gerek olmadığını söyledim ancak ısrar edince olur dedim. Birlikte dışarı çıktık. Müşteki kendi aracının postane yakınlarında olduğunu söyledi. Ben kafeden çıkarken nargile siparişi vermiştim hazırlanıyordu. Bunu üzerine Uğur Bey benim araca bindi. Poşete sarılı halde parayı çıkarttı. Bende torpido gözüne koy dedim. Kendisine güvendiğim için sayma gereği duymadım. Hatta bana parayı saymayacak mısın dedi. Bende gerek yok dedim. Zaten nargile siparişi vermiştim kafede arkadaşım da bekliyordu. Tekrar kafenin olduğu yere geldim ancak park yeri olmadığı için aracı oto parka koymak için oto parka gittim o sırada polisler gelerek bu olayı söylediler. Bende parayı teslim ettim. Kesinlikle suçlamayı kabul etmiyorum. dedi.

“Benim üzerimden belediyeyi zor durumda bırakmak istemiş olabilir”

 

Taşkıran; “Uğur bey niçin benim hakkımda bu tür bir şikâyette bulunduğunu bilmiyorum ancak benim üzerimden belediyeyi zor durumda bırakmak istemiş olabilir. Ben 30 yıllık devlet memuruyum hakkımda herhangi bir dava söz konusu olmamıştır “diye konuştu.

 

“Sanıkla aramızda herhangi bir husumet yoktur”

 

Uğur Aşçıoğlu ise “Sanık bana taşınmazımın 18 maddeye girdiğini söyledi. Yaklaşık 7 yıldır ben belediyeye LPG istasyonu için müracaatta bulundum. Ancak LPG ruhsatı vermediler daha önceden de bu taşınmazların 18 madde kapsamına sokmaya çalışmışlardı. Sanıkla aramızda herhangi bir husumet yoktur. Zaten benim LPG ruhsatımı 18 maddeye dayanarak vermemişlerdir dedi.

 

“En önemli delil ses kaydıdır”

 

Uğur Aşçıoğlu’nun avukatı iseHer ne kadar müvekkilimin tesisinin bulunduğu taşınmazla ilgili olarak 18 uygulamasının olmadığı sanık müdafilerince ileri sürülmüş ise de gerek müvekkil gerek abisine söz konusu taşınmazın ortasından yol geçmesi nedeni ile ayrıksı bir durum söz konusu olduğu bu nedenle 18 kapsamına gireceği yönünde beyanlarda bulunarak baskı oluşturulmuştur bu nedenle gerekirse müştekinin abisinin de dinlenmesini talep ediyoruz. Olayın esasına ilişkin olarak en önemli delil ses kaydıdır. Bu ses kaydının dökümü yapıldığında sanığın açıkça müştekiye yönelik beyanları bu uygulama nedeni ile 500 bin lira civarında zararın oluşacağı arkadaşlarının %10 istediği ancak kendisinin bu işi 15 bin TL. ‘ye halledeceğini söylediği açıkça anlaşılacaktır. Bir suçun tespitine yönelik ses kaydının hukuka aykırı olmadığı hususunda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararları söz konusudur bu nedenle ses kaydı delil niteliğine haizdir. “ biçiminde konuştu.

 

“Bu iddia hayal ürünüdür”

Sanık Yaşar Taşkıran ise “Özellikle müşteki vekilinin müştekinin taşınmazından yol geçileceği ikiye bölüneceği yönündeki beyanları hayal ürünüdür. Çok eski tarihlerde encümen kararı ile söz konusu konut sahası olmasına karşın akaryakıt istasyonundan izin alınmış o zaman o taşınmazın ortasından yol geçiyordu ancak daha sonra yapılan imar değişikliği ile söz konusu taşınmaz bütünleştirilmiş ve söz konusu yolda kaldırılmıştır. Buna ilişkin olay tarihinden önce imar değişikliği ile müştekinin taşınmazından geçemediği tesisin aynen muhafaza edildiğine ilişkin plan fotokopisi bizzat odamda ben müştekiye teslim ettim dolayısıyla bu iddia hayal ürünüdür kabul etmiyorum. Katılma talebine bir diyeceğim yoktur. Ancak 30 yıldır memurum Bolu’da bilinen kişiyim. 3 aya yakındır tutuklu olmam nedeni ile gerek ben gerekse ailem mağdur olmuştur herhangi bir kaçmam söz konusu değildir bu nedenle tutuksuz yargılanmamı talep ediyorum” dedi. Mahkeme hâkimi ise söz konusu ses kaydının bilirkişi eşliğinde ses kaydı dökümünün yapılmasına hükmederek mahkemeyi 20 Ağustos Salı gününe erteledi.

 

 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2013, 22:18
YORUM EKLE
YORUMLAR
asmalı cedid
asmalı cedid - 7 yıl Önce

minareyi götürenler sıgdıracak yeri bulamayınca sonuç bu oluyor.aslında yancılarını da alırlarmı diye bakıyoruz ama ses seda yok?şu arazileri vatandaşın elinden öldüm pahasına alanlardan bahsediyorum.tüyo+iş birlikçiler=vatandaş magdur=rant şahane.

SIRADAKİ HABER