seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

Saadet Partisinden Cumhurbaşkanı ve Başbakan açıklaması

Saadet partisi Bolu il Başkanı Veysel Çetinkaya basın toplantısı yaptı. Toplantı da konuşan Başkan Veysel Çetinkaya; " Bilindiği gibi 10 Ağustos tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte Türkiye yeni bir döneme girdi. 12 yıl iktidarda bulunan AKP'nin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı makamına geçti. Yerine Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu parti genel başkanlığına ve Başbakanlığa getirildi. Yeni hükümetini kurdu, programını okudu ve güvenoyun aldı. Gerek yeni Cumhurbaşkanı, gerekse yeni Başbakan ve yeni hükümetin Türkiye'miz ve İslam Alemine hayırlı olmasını diliyoruz. Milli Görüş camiası olarak her şeye rağmen iyi nitemizi korumak istiyoruz. Bu iyi niyetimizin bir göstergesi olarak hem Sayın Erdoğan'a, hem de Sayın Davutoğlu'na yeni görevlerinde başarılar diyoruz" dedi.

 Saadet Partisinden Cumhurbaşkanı ve Başbakan açıklaması

"HAYRA MOTOR, ŞERRE FREN OLMA GÖREVİNE DEVAM EDECEĞİZ"

 

Çetinkaya, açıklamalarını şöyle sürdürdü: Biz Saadet partisi olarak bundan önce olduğu gibi bundan sonra da ülke yöneticilerin icraatlarında hayra motor, şerre fren olma görevimizi aynı titizlikle sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü Milli Görüş bu toprakların vicdanıdır. Bu ülkenin tek çaresi, tek kurtuluş reçetesidir. Bizim mücadelemiz,  Onlar Cumhurbaşkanı, Başbakan oldu, bizde olalım mücadelesi değil. Biz hakkın ve hakikatin mücadelesini veriyoruz. Bizim derdimiz makam derdi değil, hizmet aşkıdır. Millet aşkıdır. Herkes bilsin ki, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da iktidarın doğru hizmetlerini teşvik etmek, yanlış faaliyetlerini engellemek için her türlü gayret ve çabanın içinde olacağız.

 

"LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ"

 

Son dönemde yeni Cumhurbaşkanımız ve yeni Başbakanımız olarak üzere iktidar mensupları yeni dönem ve yeni Türkiye lafını dillerinden düşürmüyorlar. Ne var ki lafla peynir gemisi yürümüyor. Başına yeni demekle hiçbir şey yeni olmuyor. Yenilik söylemle değil, eylemle olmalıdır. güzel bir atasözü var, perşembenin gelişi çarşambadan belli olur diye. Geçmişe yönelik vicdani bir muhasebe yapıldığında söylenen sözlerin çok, lakin yapılan icraatların az olduğu açıktır. Maalesef geçmiş 12 yıllık icraat tablosu iç açıcı değildir. Toplum hiç olmadığı kadar kutuplaşmış ve gerilmiştir. Sağduyu ve aklıselimin yerini öfke ve nefret almıştır. Üreten değil tüketen bir ekonomi inşa edilmiştir. 7'den 70'e herkes bankalara borçlu hale getirilmiştir. Dış politika tam bir fecaat arz etmektedir. Komşularla sıfır sorun sloganıyla başlayan süreç bütün komşularla sorunlu Türkiye ortaya çıkmıştır. İslam Dünyası, tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar bölünmüş, parçalanmış ve birbirine düşürülmüştür. Mazlumlara öncü olması gereken Türkiye, batının uydusu olmaktan  kurtulamamıştır. Hükümetin 12 yıllık karnesi ana hatları ile  şöyledir; kredi kartı borcu 2002 yılında 4.3 milyar lira iken 2014 yılında 83.3 milyar lira, tüketici kredi borcu 2002 yılında 2.3 milyar lira iken 2014 yılında 248.4 milyar lira, kişi başı dış borç 2002 yılında 1963 dolar iken 2014 yılında 4900 dolar, kredi kartını ödeyemeyen 2002 yılında 277. 133 kişi iken 2014 yılında 318.286 kişi, protestolu senet sayısı 2002 yılında 498.748 iken 2014 yılında 1.091.906, İç borç 2002 yılında elli yılda 95 milyar dolar iken 2014 yılında on iki yılda 212 milyar dolar, dış borç 2002 yılında elli yılda 130 milyar dolar iken 2014 yılında on iki yılda 372 milyar dolar, cari açık 2002 yılında elli yılda 63.7 milyar dolar iken 2014 yılında on iki yılda 399 milyar dolar, ortalama işsizlik 2002 yılında yüzde 8.30 iken 2014 yılında yüzde 10.80'e yükselmiştir. Bütün bunlar göstermektedir ki yeni bir gelecek miting meydanlarında slogan atarak olmuyor. Yeni bir geleceği 1071'de Alparslan gibi bir imana sahip olanlar kurabilir. Yeni bir geleceği 1453'de Fatih gibi azmi ve kararlılığa sahip olanlar kurabilir. Yeni bir geleceği 1969'da Erbakan gibi dava şuuruna sahip olanlar kurabilir.

 

" BİZDE REÇETEMİZİ VERİYORUZ"

 

Yeni bir gelecek konusunda samimilerse, gerçekten yeni bir dönem başlatmak istiyorlarsa işte bizde reçeteyi veriyoruz. Şu sekiz maddeyi tavizsiz ve korkusuz bir şekilde uygulamalarını bekliyoruz. 1. Şartlar ne olursa olsun gücün değil, Hakk'ın ve haklının yanında yer almalıdır. 2. Kin ve nefretle değil, merhamet ve adaletle hükmedilmelidir. 3. Önce ahlak ve maneviyat düsturu benimsenmelidir. 4. Milli, güçlü, süratli ve yaygın kalkınma için çalışılmalıdır. 5. Sömürgeci ekonomi değil, adil düzen için mücadele edilmelidir. 6. Beytülmale sahip çıkılmalı, fakir fukaranın, garip gurebanın hakkı titizlikle korunmalıdır. 7. Şeffaf, şaibesiz ve dürüst bir yönetim anlayışı ortaya konulmalıdır. 8. Batı kulübüne girmenin değil, İslam birliği'ni kurmanın mücadelesi verilmelidir. Ancak o zaman yeni bir dönemden bahsedilebilir. Böyle olduğu taktirde Milli görüşçüler her zaman ve her türlü desteği vermeye hazırdır. Ancak, bu ilkelerin dışına çıkıldığında en sert mücadeleyi, en şiddetli direnişi yine Saadet partisi yine Milli görüş erleri ortaya koyacaktır. Saadet partisi olarak açıklamamızın başından beri ortaya koyduğumuz gerçekleri aziz milletimize anlatmak için bütün illerde 12-13-14 Eylül tarihlerinde, tüm teşkilat mensuplarımızın katılacağı çelikleşme ve seçime hazırlık toplantıları planlanmıştır. İlimiz de de 13 Eylül günü saat 19.00'da Genel Başkan yardımcısı İlyas Tongüç'ün katılımıyla böyle bir toplantı düzenleyeceğiz. Bizim Davamız Hak dava'dır. Hedefimiz; Hakk'ın üstünlüğünü gerçekleştirmek, adil düzeni tesis etmektir. Arzumuz tüm insanlığın saadetidir. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

 

 

Güncelleme Tarihi: 14 Eylül 2014, 10:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129