ŞİMDİDEN BAŞLAMAMIZ GEREK !

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden konuşan Yazı.

ŞİMDİDEN BAŞLAMAMIZ GEREK !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Fark ettiniz mi? her gün hatta her dakika bir şeyleri birilerine beğendirmeye ve onaylatmaya çalışıyoruz. Örneğin kadınlar kocalarına ya da arkadaşlarına yeni bir şey giyenince veya saçını başını yaptırdığında “ nasıl olmuşum ?“ diye sorar. Tabi erkeklerde durum daha da vahimdir. “ bu pantolon bu gömleğin üstüne oldu mu? Şu kravatı taksam nasıl olur? “ diye sorup aslında karşısındakinin beğenisini ve onayını almak isterler.

Şimdi böyle anlatınca çoğu kişi gülümseyerek “ sen beni anlatıyorsun” diyecek. Merak etmeyin sizi gözetlemiyorum. Ayrıca bu tüm insanların mutlu olmak ve ilgi çekmek için yaptıkları bir davranıştır ve şöyle bir düşünürsek hayatta yaptığımız bütün işleri kendimizi başkalarına beğendirmek için yaptığımızı görürüz.

Hatta sosyal medyanın bu kadar yaygın hale gelmesinin bizim kendimizi beğendirme duygumuzla çok ilişkilidir. Merak ediyorum sosyal medyadan beğeni butonlarını kaldırsak yorum butonlarını da kaldırsak acaba yine insanlar şuraya gittim, bunu yaptım, bu gün bunu giydim falan diye paylaşımlar yapacaklar mı? Bence %60 -70 bu paylaşımlar olmaz. Çünkü bu dediğim butonlar kalkınca sosyal medya insanların beğenilme ihtiyaçlarını karşılamayacağı için bir şey paylaşmak anlamsız hale gelecektir.

Günümüzde gerçekten beğenilme ve onaylanma bir ihtiyaç haline gelmiş durumda. Aslında çoğu zaman beğendirme ve onaylatma işi abartılsa da bazı durumlarda insanı motive eden bir şeydir. Örneğin sanatçılar, yazarlar ve çizerler yaptıkları şeyi mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaşmasını ve beğenilmesini isterler.

Şimdi niye bunları anlattın diyorsunuz değil mi? hemen açıklayayım. Anlatmaya çalıştığım gibi çok aşırıya kaçmadan beğenilmek ve onaylanmak tüm insanlara iyi gelir onları bir şeyler öğrenmeye ve yapmaya teşvik eder. İşte bu teşvik edilmek olayı özel gereksinimli bireyler için normalden iki üç kat daha önemlidir. Ancak üzülerek söylüyorum insanlar bunun farkında bile değiller.

Hayat şartları koşturmaca derken böyle şeyleri hep atlıyoruz ya da baştan savma yapıyoruz. Engellenen bir çocuğa sahip annelere ve babalara sormak istiyorum. Çocuğunuza gerçekten vakit ayırıyor musunuz, onların yaptıklarıyla gerektiği kadar ilgileniyor musunuz? “Aferin sana çok güzel yapmışsın diyor musunuz?” Gerektiği kadar değil dediğinizi duyar gibiyim.

Birde şu var okullarda özel gereksinimli bireylere sanat ve spor gibi aktiviteler öğretilir ve bu aktivitelerle özel gereksinimli bireylerin bir şeyler ortaya çıkarması istenir. Gerçekten de günlerce çalışıp bir resim ortaya çıkarılır. Ancak o resmi kimse görmezse yapılan iş ne işe yarar?  Yaşadığım şehir Bolu için konuşmam gerekirse 4-5 yıl önce bu tür sergileri ve organizasyonları daha çok görüyorduk. Yani arkadaşlarımız bir resimle “ Bende buradayım bakın bunu ben yaptım” deyip kendini gösteriyordu.  Ancak ne oldu bilmiyorum. son yıllarda bu tür etkinlikleri pek sık görmez olduk. “Şimdi son bir senedir salgın var deyip savunmaya geçmeyin.” Son bir yılı demiyorum bakın 4-5 yıl öncesine göre 2019 yılında bile anlatmaya çalıştığım etkinlikler çok azdı.   

Bu konu çok önemli şimdi ben buradan öncelikle engelli vakıf ve derneklerine sonra Bolu Yerel yönetimine ve hatta Bolusporun değerli yönetimine seslenmek istiyorum. “Salgın bittikten sonra şehrimizde özel gereksinimli bireylerle ilgili sanat ve spor alanlarında etkinlikler görmek istiyoruz.” Bu yüzden şimdiden hazırlıklara ve projeler üretmeye başlayalım. Arkadaşlarımızı bu konuda teşvik edelim. İnanın bana amaç özgür bir şehir yaratmak engelleri ortadan kaldırmaksa bunu sanat ve spor aracılığı ile çok kolay yapar, özel gereksinimli bireyleri hep daha iyiyi yapmaya teşvik edebiliriz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren – Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi… 

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2020, 02:54

Onur Ustaoğlu

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatma G. Demir
Fatma G. Demir - 2 ay Önce

SIRADAKİ HABER

banner128