seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

SINAVSIZ İŞE GİRENLER!

CHP Bolu İl Başkanı Kazım Karsu, haftalık basın açıklamasını yaptı. Karsu, 3 ana başlıktan oluşan açıklamasının ilk bölümünde sınavsız işe girmeler konusunda yaparak, “Milyonlarca gencimiz, kamu personeli olabilmek için kurslara gidiyor, KPSS sınavına hazırlanıyor. KPSS düzenlemesi, eski Genel Başkanımız Bülent Ecevit zamanında, kamu görevlerine siyasilerin yandaşlarının değil, hak edenlerin gelmesi için yapılan bir düzenlemeydi. AKP iktidarında bu düzenleme de tarumar edilmiş, kamu personeli atamaları eşe, dosta ve akrabalara ulufe dağıtır gibi dağıtılmıştır” dedi.

SINAVSIZ İŞE GİRENLER!
Haber Merkezi

Karsu açıklamalarını şöyle sürdürdü; AKP’nin 12 yıllık iktidarı döneminde KPSS sınavına 20 milyona yakın kişi girmiştir. Bunlardan sadece 610 bini devlet memuru olarak atanmıştır.  Atanan 375 bin öğretmen hariç tutulursa, sınavlara girenlerin sadece %1,5’u devlet memuru olabilmiştir.  

Valiliklerin Özel Kalem Müdürlüğü kadroları, KPSS’yi kazanamayan AKP’li yakınları için torpil kapısı olmuştur. Bu kadrolarda bir kaç gün kalan AKP’lilerin birinci derece yakınları sonra daha avantajlı kadrolara atanmışlardır. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, EPDK, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı,  Yurtkur ve TRT gibi kurumlar AKP’nin çiftliğine dönmüştür.

AKP’lilerin yakınları buralara atanırken, KPSS’yi kazandıkları halde atanamayan 20 gencimiz intihar etmiştir. Bu kayırmacılığı yapan AKP’liler intihar eden gençlerimizin ekmeğine el koymuş, ölümü neden olmuştur.

Birkaç örnek:

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın AKP Genel Başkanlık makamındaki Özel Kalem Müdürü Fatih Can’ın kardeşi Ömer Faruk Can sınavsız olarak Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında işe alınıyor ve uzman yapılıyor.

Yine dönemin Başkakanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdür Yardımcısı Ahmet Demiralp’in oğlu Muhammed Demiralp İstanbul Sultanbeyli Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü görevine getiriliyor.

Bilal Erdoğan’ın Kartal İmam-Hatip Lisesinden sınıf arkadaşı İbrahim Eren ATV’den Başbakanlığa alınıp istisnai kadrodan memur yapıldıktan sonra TRT Genel Müdür Yardımcılığı görevine getiriliyor.

Cemil Çiçek’in oğlu Ahmet Çağrı Çiçek 2000 yılında TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Müdürlüğünde işe başlıyor. 2005 yılında Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığında başkan danışmanı olarak görev alıyor. 2010 yılında SPK’da Sermaye Piyasaları Daire Başkanı oluyor, daha sonra özelleştirme programında olan Toroslar Elektrik Dağıtım Anonim şirketine yönetim kurulu başkanlığı görevine getiriliyor. Mayıs 2012’de de EPDK üyeliğine getiriliyor.

Ve daha niceleri…

Yasa dışı bir durum yok diyorlar ama esasen bu bir vicdan sorunudur, bu bir ahlak sorunudur.  Siyasetçinin görevi kendi akrabalarını devlet kapısında iş bulmak değildir.  Bütün yurttaşlara eşit davranarak hak edenin ekmek sahibi olmasını sağlamaktır.

Böyle 1100 odalı değil 5500 odalı sarayınız olsa ne olacak?

Hakları verilmediği için 20 genç kara toprakta yatarken, nasıl rahat uyuyacaksınız?

 

 

ŞURA TARTIŞMALARI

 

Eğitim sistemi, AKP iktidarı döneminde pek çok kez değiştirilmiş, yap bozalarla içinden çıkılmaz hale getirilmiştir.

Yakın geçmişte 4+4+4 sistemini uygulamaya koyulmuş; bu sistem ile tek tipçi ve dayatmacı bir yöntem benimsenmiş ve ailelerin kendi çocuklarıyla ilgili karar verme hakkı yok sayılmıştır. Sistemin çocuklar üzerinde ruhsal ve bilişsel gelişim açısından ciddi sorunlar yarattığı görülmüştür.

Eğitimin devasa sorunları dururken AKP, ilkokullara din dersi, Liselere Osmanlıca dersleri gibi konuları öne alarak hala halkın din ve tarih duygularını istismar edecek karalara imza atıyor.

AKP’nin gündeminde, okul öncesi eğitim, eğitimdeki eşitsizliklerin giderilmesi, eğitimin ve öğretmenlerin niteliğinin artırılması, kalabalık sınıflar gibi eğitimin temel sorunlarına çözüm üretmek yoktur. AKP bu eğitim anlayışı ile yurttaşlık bilincinden yoksun ve kendine bilinçsizce itaat eden bir toplum yaratmayı amaçlamaktadır.

CHP, eğitim sistemindeki merkezi, otoriter ve statükocu yapıyı daha da güçlendiren, eğitimin temel sorunlarına çözüm üretmek yerine yeni sorun alanları yaratacak olan eğitim anlayışını kabul etmeyecektir.

 

10-17 ARALIK İNSAN HAKLARI HAFTASI

 

İnsan Hakları Evrensel Bildirge’sinin kabul edilişinin 65. yıl dönümü haftasındayız.

Türkiye 1946 yılından itibaren çok partili hayata geçmiş olmakla birlikte, hiçbir zaman tam anlamıyla demokratik bir ülke olmamıştır. Askeri darbelerle kesintiye uğramış çok partili düzende her toplumsal kesim haksızlığa, ayrımcılığa uğramış, zulüm görmüştür.

 Askeri darbeler solun ve demokratikleşmenin gelişmesini engellenmiştir. ‘İlk Hedefler Beyannamesi’ yönelimi 27 Mayıs darbesi ile, Bülent Ecevit’in ‘Demokratik Sol’ hattı 12 Eylül darbesi ile, SHP döneminin ‘Sosyal Demokrat’ hattı 28 Şubat müdahalesi ile engellenmiştir.

Ancak, 12 yıllık AKP iktidarı askeri darbe dönemlerini aratır duruma gelmiştir. AKP toplumu etnik ve dini kimlikler üzerinden kamplara ayırarak kendi otoriter sistemini kurmak istemektedir.

AKP iktidarının ilk yıllarındaki demokrasi cilası dökülmüş, demokrasi ve özgürlüklerin önündeki en önemli engel olduğu görülmeye başlanmıştır. Farklı kesimlerin haklı toplumsal talepleri ‘iç güvenlik paketleri’ ile karşılanmaktadır. Bütün bu haksızlıklar, ayrımcılıklar, zulümler toplumsal patlamalarla sonuçlanmaktadır.

CHP üç büyük devrime imza atmıştır: Cumhuriyeti kurmak, çok partili düzeni başlatmak ve Sosyal Demokrasi. Bu seçimlerde dördüncü büyük devrime imza atacağız: Herkes için demokrasiyi sağlamak.

İnsan onurunun korunması, insanın eşit ve devredilmez haklarının tanınması özgürlüğün, adaletin ve barışın temelidir.

Siyasi görüşü, dini, dili, ırkı ne olursa olsun, herkesin özgür olması, onuruyla yaşaması ve eşit haklara sahip olmasını sağlayacağız.

Herkes için Özgürlük, Adalet ve Barış!  Herkes için Demokrasi !

Güncelleme Tarihi: 12 Aralık 2014, 00:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129