seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

Siyah kurdeleli eylem

Aktif Eğitim-Sen Bolu Şube Başkanı Zeki Yıldıran ve çok sayıda sendika üyesi eğitimci, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bulunduğu sokakta toplanarak bir basın açıklaması yaptılar. Yıldıran, yönetici tasfiyelerinden rotasyonlara, özel okullara verilecek teşviklerden eğitimcilerin özlük haklarına kadar birçok probleme değindi. Sendika üyelerinin yakalarındaki siyah kurdele da dikkatlerden kaçmadı.

Siyah kurdeleli eylem

Haber: Kasım ŞAHİN

Yıldıran ve sendika üyesi çok sayıda eğitimci, Milli Eğitim Müdürlüğü binasını önüne alınmadı. Çevik Kuvvet tarafından set kurularak Müdürlük binasına giden yol kapatıldı. Eğitimciler, açıklamayı sokağın başında yapmak zorunda kaldılar.

Yıldıran, açıklamada şu konulara değindi; “2014-215 Eğitim-Öğretim Yılı, Milli Eğitim Bakanlığının yanlış, yanlı ve maksatlı uygulamaları nedeniyle birçok problemle birlikte başladı. Bakanlığın tutumundan öyle anlaşılıyor ki, bu problemler kısa vadede çözülmek şöyle dursun daha da derinleşme, çözümü giderek zorlaşan sorunlar yumağına dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya.

Biz, Aktif Eğitimciler Sendikası olarak ne ülkemizin yarınlarını emanet edeceğimiz çocuklarımızın ne de bugün bu çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitim çalışanlarımızın, iktidarın ve Bakanlığın basiretsiz, hukuksuz ve maksatlı uygulamalarına mahkum edilmesine seyirci kalmayacağız.

SİYASAL, SENDİKAL KADROLAŞMAYA “HAYIR!”

Milli Eğitim Bakanlığı son dönemde eğitimin milli olma özelliğini zedeleyecek uygulamalara imza atmaktadır. Milli eğitim sistemimiz, planlı ve sistematik olarak; toplumdaki tüm kesim, görüş ve anlayışların üzerinde ve tümünü kuşatıp kucaklayan bir anlayıştan uzaklaştırılarak, sadece siyasi iktidarca makbul sayılan tek tipçi bir anlayışla siyasallaştırılmaktadır. Siyasi irade, Bakanlığın tüm kademelerinde ve okullarımızda, partizan bir anlayışla hareket ederek siyasal ve sendikal kadrolaşmaya gitmektedir. Aktif Eğitim-Sen olarak bu yöndeki tüm uygulamalara “HAYIR” diyoruz.

HUKUKSUZ TASFİYELERE “HAYIR!”

Tasfiye amaçlı son dönemde yaşanan hukuksuz uygulamaların en açık örneğini, 4 yılını dolduran okul müdürlerinin yeniden görevlendirilmesinde yaşadık.

Bakanlık önce okul müdürlerimizin sınavla elde ettikleri idarecilik hakkını MEB yasasını değiştirerek hukuksuz bir şekilde ellerinden aldı. Ardından da onları hiçbir objektif kriterin bulunmadığı, siyasi ve ideolojik tercihlerin ön planda olduğu bir değerlendirme sistemine tabi tuttu. Öğrenci, veli ve öğretmen değerlendirmelerinin yandaş sendikanın işaretiyle siyasi iktidar tarafından son anda atanan şube müdürleri ve ilçe milli eğitim müdürleri eliyle by-pass edildiği puanlama sonucunda, binlerce tecrübeli, donanımlı, liyakatli okul müdürü tasfiye edildi.16 bin okul müdüründen sadece 9 bini görevinde kaldı. Bu görevde kalan müdürlerin ise yüzde 81’i yandaş sendikaya mensup. İktidarın boşalan müdürlüklere de, aynı şekilde kendi yandaşlarını müdür olarak görevlendireceğini tahmin etmek herhalde müneccimlik olmayacaktır. Aktif Eğitim-Sen olarak bu tezgaha “HAYIR” diyoruz.

İYİ PLANLANMAMIŞ BİR ROTASYONA “HAYIR!”

Ön hazırlığı ve planlaması iyi yapılmayan bir rotasyon, öğretmenlerimizin ve ailelerinin hayatını alt-üst edecektir. Kaldı ki kendi yandaşları dışında herkese etmediğini bırakmayan bir siyasal anlayışın, rotasyonu ayrımcı politikalarına ve hukuksuz uygulamalarına nasıl bir zemin olarak göreceğini çok iyi biliyoruz. Sayıları binlerle ifade edilen şube müdürü, maarif müfettişi gibi meslek gruplarının rotasyon uygulamalarını bile sağlıklı gerçekleştiremeyen Milli eğitim Bakanlığının yaklaşık 850 bin öğretmenin rotasyonunda başarı olamayacağı aşikârdır. Aktif Eğitim-Sen olarak, mali, teknik ve sosyal açıdan iyi planlanamamış bir rotasyon dayatmasına “HAYIR” diyoruz.

EĞİTİMCİLERİN VE OKULLARIN YOKLUĞA MAHKUM EDİLMESİNE “HAYIR!”

Eğitim sistemimizin 2014-2105 Eğitim-Öğretim yılına ağır yaralı olarak girdiğini söyleyebiliriz.

TEOG’da yerleştirmeleri tamamlayamayan, öğretmen atamalarını vaktinde yapamayan Milli Eğitim Bakanlığı, yaşanan onca kargaşa ve kaosun ötesinde, okullarımızı fiziki imkanlar açısından da adeta yokluğa mahkum etmiştir.

Şaibeli kriterlerle özel okullara teşvikler veren hükümet, devlet okullarının maddi imkansızlıklarıyla, hele hele fiziki eşitliksizlikleriyle neredeyse hiç meşgul olmamaktadır. Şu anda ülkemizin birçok köyünde, kasabasında hatta şehirlerimizde 60-70 kişilik sınıflar, laboratuvarsız, boyası, badanası yenilenememiş, bakımı, onarımı yapılamamış, sırası, masası kırık dökük okullar mevcuttur. Çok sayıda okulumuz, müdürlüklerdeki belirsizlik ve ödenek yetersizliği yüzünden eğitim öğretim dönemine yokluklar içinde girmek zorunda kalmıştır.

Aktif Eğitim-Sen olarak, devletin kaynaklarının, eğitim ortamları ve öğretmenlerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi yerine hayırsever olduğu iddia edilen iş adamlarına peşkeş çekilmesine “HAYIR” diyoruz.

ÖZLÜK HAKLARINDAKİ ADALETSİZLİKLERE “HAYIR”

Asgari ücretin 1000 TL’nin altında olduğu ülkemizde yüz binlerce insan asgari ücretle çalışıp açlık sınırının altında yaşarken, yaklaşık dokuz yüz bin eğitimcinin de içinde bulunduğu kamu çalışanları devlet kaynaklarının yerli yerinde kullanılmaması ve yetkili olduğu iddia edilen meslek kuruluşlarının basiretsizliği nedeniyle düşük ücretle çalıştırılıp yoksulluk sınırında yaşamaya mahkum edilmektedir. Böyle bir zamanda HSYK seçimlerinin hemen öncesinde seçimde oy kullanacak personelin maaşına zam yapılmasını, adı geçen seçimde oy hakkı olmayan adalet çalışanları ve diğer kamu görevlilerinin bu zamdan mahrum bırakılmasını ahlaki bulmuyoruz.

Aktif Eğitim-Sen olarak,  hakim ve savcılarımızın da daha iyi özlük haklarıyla çalışmayı hak ettiklerine inanmakla birlikte, aydınlık yarınlarımızın teminatı gençlerimizi emanet ettiğimiz eğitimcilerimizin bu haktan mahrum bırakılmasına “HAYIR” diyoruz. 

ANGARYA NÖBET GÖREVİNE “HAYIR!”

Okullarımızın imkansızlıklara mahkum edilmesine bağlı olarak yönetici ve öğretmenlerimiz nöbet görevlerinde adeta “okulun güvenlik görevlisi” gibi istihdam edilmektedir.

Mevzuatta öğretmenlerin nöbet görevlerini düzenleyen ortak yasal bir düzenleme mevcut değildir. Hukuk ve mevzuat açısından belirsizlik, uygulamada haksızlıkları da beraberinde getirmektedir. Eğer yıllardır hukuksuz şekilde uygulanan nöbet sistemi devam edecekse, bunun derhal yasal zemine dayandırılması, keyfi ve farklı uygulamaların sonlandırılması gerekmektedir. Önerimiz, nöbet hizmetinin angarya olmaktan çıkarılıp, “ek ders” olarak kabul edilmesi ve 6 saatlik ek ders ücreti ödenmesidir.

Sonuç olarak;

Bakanlık, fişleme, tasfiye, kadrolaşma vb. illegal faaliyetleri biran önce terk etmeli ve asli görevi olan eğitim-öğretime yönelmelidir. Biz çözüm odaklı bir sendika olarak söz konusu bütün konuların aktif ve teyakkuz halinde takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu hususta duyarlılık sahibi herkesi ve kamuoyunu ortak doğrularda ve çözümü hedefleyen yapıcı çalışmalarımızda iş birliği yapmaya davet ediyor ve

Birilerinin yasal sorumluluklarını yerine getirmemelerine inat, Aktif Eğitimciler olarak, devletimize, milletimize, eğitim sistemimize ve öğrencilerimize karşı sorumluluklarımızın gereği olarak aralıksız çalışmaya devam ediyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 23 Eylül 2014, 17:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129