banner133

banner120
22 Mayıs 2018 Salı

Son 28 Şubat olsun

Mazlumder Genel Başkanlığı tarafından Bolu, Diyarbakır, Sivas ve Batman F Tipi Cezaevleri önünde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirildi. Bolu F Tipi Cezaevi önünde toplanan 28 Şubat mağdurlarının aileleri ve dernek üyeleri; “Son 28 Şubat olsun”, “Siyasi yargı kararları iptal edilsin” pankartları açtı.

14 Şubat 2018 Çarşamba 14:25
Bu haber 909 kez okundu
Son 28 Şubat olsun
Foto galeriye git  

Haber: Kasım ŞAHİN

İstanbul ve çevre illerden gelen yaklaşık 150, 28 Şubat mağdurlarının aileleri ile Mazlumder

Üyeleri Bolu F Tipi Cezaevi önünde bir araya geldi. Cezaevi çevresinde polis geniş güvenlik önlemleri alındı. İHH Bolu Şubesi eyleme katılanlara sıcak çorba ikram ederken Memur Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak’ta destek verenler arasında yer aldı. Konuşmaların yapıldığı sırada küçük bir kız çocuğunun elindeki; “Son 28 Şubat olsun” pankartıyla gezinmesini büyük ilgi gördü.

YÜZLERCE GENCİMİZ SUÇSUZ YERE HAPİSTE

 

 28 Şubat sanıklarından olan yıllarca cezaevinde yattıktan sonra tahliye edilenler, avukatlar ve gazetecilerin konuşmalarının ardından söz Mazlumder Genel Başkanı Ramazan Beyhan;“İstanbul’dan, Ankara’dan, Sakarya’dan, Bursa’dan ve Bolu’dan bizlere destek vermek için gelen bütün kardeşlerimize, sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum. Bugün eş zamanlı olarak Bolu dışında Batman, Sivas ve Diyarbakır illerinde de cezaevi önlerinde aynı duyarlılıkla bütün camialarımız basın açıklaması yapmaktadır. Bu açıklamalarımızı 28 Şubat Çarşamba gününe kadar genel merkez ve şubelerimizle yapmaya devam edeceğiz. Rabbim bu gayretimizi ve gayretinizi hayırlı sonuçlara vesile kılsın. Bundan 20 yıl önce bu ülkede gerçekleşen darbe ile yüzlerce gencimiz Müslüman kimliklerinden dolayı brifingle talimat alan yargıçlar tarafından müebbet hapis cezasına çarptırılmış, ancak soruşturma, yargılama ve temyiz aşamalarında hukukun ilkeleri yok sayılmıştır. 20 yıldır içerideki kardeşlerimiz Yusuf Aleyhisselam gibi Allaha tevekkül etmişler, bulundukları cezaevlerini medreseye ve okullara dönüştürerek rablerine karşı sorumluluklarını ifa etmeye çalışmışlardır. Bu kardeşlerimizin yakınları ve arkadaşları onları yıllardır ziyaret ederek vefanın en güzel örneğini ortaya koymuşlardır. Başta Mazlumder cezaevi komitesi ve hukukçularıyla birlikte camianın diğer hukukçuları da üzerine düşeni yapmaya çalışmışlardır. Söylenecek söz kalmamıştır. Artık sözde karar da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Hükümetin ve Cumhurbaşkanımızındır. 28 Şubat dönemi Türkiye’sinin gayri meçhullerini, yolsuzluklarını ve emperyalist güçlerin planlarını uygulayan kötü niyetli yöneticiler ihanetlerini örtmek için Müslüman halkın, gençlerin ensesinde boza pişirerek bazılarını siyasetten uzaklaştırmış bazılarını da hayali suçlarla itham ederek zindanlara atmıştır” dedi.

 

 

28 ŞUBAT MAHPUSLARI SERBEST BIRAKILSIN!

Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Ömer’de dernek adına şu açıklamayı yaptı; 28 Şubat mahpuslarının serbest bırakılması talebiyle şubelerimizle eşzamanlı olarak başlattığımız eylem ve basın açıklamaları dizisinin altıncı haftasında BOLU - DİYARBAKIR - BATMAN ve SİVAS Cezaevlerinin önünde toplanmış bulunuyoruz.

Hemen her çevreden "28 Şubat Siyasi Yargı Kararları İptal Edilsin!" talebinin en yüksek sesle dillendirildiği bu günlerde, 28 Şubatçıların oluşturduğu siyasi ortamda brifing aldıktan sonra binlerce insana ağır cezalar yağdıran DGM'lerin kararlarıyla hapsedilen 28 Şubat mahpusları için yıllar, hükümetler, siyasi iktidarlar, güç odakları, yargı mensupları değişse de bir şey değişmediğini gördük.

Aradan geçen 21 yıla rağmen 28 Şubat'ın çaldığı hayatların hesabı hakkıyla sorulamadığı gibi halihazırda 20 yılı aşan sürelerle cezaevlerinde tutulan 600'e yakın mahpus ve bu mahpusların aileleri yönünden söz konusu darbe halen hayat çalmaya devam etmektedir.

Duymayan kulak, görmeyen göz, sızlamayan vicdan kalmasın, hiçbir mazeret ileri sürülenlesin diye buradayız. Bu Şubatın da tarihten kesitler sunularak ya da nostaljik söylemlerle geçiştirilmemesi adına bugün her cenahtan 28 Şubat mahpusunun 20 yılı aşkın sürelerdir tutulduğu cezaevleri önündeyiz.

28 Şubatçılann an itibariyle müebbet hapis talebiyle yargılandığı, brifıngli ya da paralel yargının elemanları olup kritik mahkemelerde görev yapan hâkim ve savcıların ihraç ve tutuklamalara muhatap olduğu bir süreçte 28 Şubat tutsakları 20 yıldan uzun bir süredir içeride olup, bu kişilerin anne, baba, eş ve çocukları ise halen cezaevi yollarında mağdur edilmektedirler...

Beraat etmesi gerekirken aynı torba dosyaya dahil edildikleri için müebbet hapis cezası verilen; en ağır yorumla bile adli nitelikli süreli hapis cezası alması gerekirken siyasi nitelikli müebbet hapis cezası verilen; delil niteliği tartışmalı olup ABD'de deşifre edilmiş dijital kayıtlarla cezalandırılan; avukatsız ve işkenceli sorgulamalarda imzalatılan sahte ifade tutanaklarına dayanılarak gençlikleri ellerinden alınan; toplumsal zemin oluşturmak adına ev ya da işyerlerine yerleştirilen sahte delillere dayanarak aşağılık iftiralarla suçluymuş gibi medyanın önüne atılan 28 Şubat Mahpusları, Darbenin mağdurları olarak halen cezaevlerinde tutuluyorlar.

Unutulmamalıdır ki 12 Eylül'den hesap sorulmamış olması 28 Şubat'ı doğurduğu gibi 28 Şubat'tan hesap sorulmamış olması 15 Temmuz'u doğurmuştur. Darbelerden hesap sormak, bir taraftan darbelerin bütün aktörlerinin hakkettikleri cezalara muhatap olması diğer taraftan darbelerin mağdur ettiği mazlumlar üzerindeki zulmün ortadan kaldırılması ile mümkün olabilecektir.

Af talebinde bulunmayan, vakur ve onurlu bir duruşla haklarını arayan, darbeciler yargılanırken darbe hukukunun kararlarıyla içeride tutulan bu insanların ve bu insanların ailelerinin hak talebinin gereğini yerine getirmek açıktır ki başta Yargı, Hükümet ve TBMM olmak üzere herkes üzerine düşen önemli bir görevdir.MAZLUMDER olarak,Binlerce insanın hayatını karartmış olan 28 Şubat sürecinin her yönüyle aydınlatılmasını ve bu sürecin bütün aktörlerinin açığa çıkartılarak bunlardan hesap sorulmasını;28  Şubat sürecindeki  siyasi  yargı  kararlarının  iptal  edilerek 28  Şubat'ın  brifingisiyasi yargılamalarının yok sayılmasını;28 Şubat mahpuslarının hiçbir bahane ya da erteleme olmaksızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

ANNENİN GÖZYAŞLARI

17 oğlu Salih Baytap’ın 28 Şubat sürecinde İzmir’de yaşayan ağabeyini ziyaret etmeye gittiği gözaltına alındığını ve 22 yıldır da tutuklu bulunduğunu gözyaşları arasında anlatan 73 yaşındaki 5 çocuk 35 torun sahibi Cevahir Baytap; “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a belediye başkanlığından beri hep oy veriyorum. Ama, o bizim evlatlarımız için hiçbir şey yapmadı. Bu hükümetten, suçsuz yere Bolu ve diğer illerde yatan çocuklarımızın yeniden yargılanıp, serbest bırakılmasını istiyorum. Biz analar artık ağlamasın” diyerek 17 yaşında cezaevine giren oğlunun fotoğrafını gösterdi. Konuşmaların ardından eyleme katılan yaklaşık 150 kişi yüzlerini Bolu F Tipi Cezaevi önüne çevirerek; “Müslüm tutsaklara özgürlük”, “Müslüman tutsaklar yalnız değildir”, “Müslüman tutsaklar onurumuzdur” diyerek sloğan attılar.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    banner114
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129

    banner124