seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

TSK’nın Zaferi

Ersan Türkoğlu'nun Kaleminden...

 TSK’nın Zaferi

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı.

Yurdu işgal edilmiş, orduları dağıtılmış vatansever bir milletin militanca başlayıp düzenli bir ordu kurarak kazandığı büyük zafer.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları milli mücadele yıllarında sadece düşmanla savaşmıyordu.

Gelecekte kurulacak güçlü bir devletin kurumsal alt yapısını da oluşturuyorlardı.

İşte bu kurumların en önemlilerinden biri hiç şüphesiz ki mazisi şanlı zaferlerle dolu olan Türk Silahlı Kuvvetleridir.

23 Nisan nasıl çocuklara hediye edilmiş ise 30 Ağustos'ta Türk Ordusu’na Büyük Zaferin anısına hediye edilmiş bir bayramdır.

30 Ağustos Zafer Bayramı resmi olarak, 30 Mayıs 1935’den itibaren kutlanmaya başladı.

O günden itibaren 30 Ağustos'ta Genelkurmay Başkanı Türk Ordusu adına tebrikleri kabul eder. İnönü, 1935-1937 yılları arasında Büyük Taaruz’un Batı Cephesi komutanı olarak başbakan hüviyeti ile Genelkurmay Başkanı Mareşal Çakmak'ı ziyarete gitmiştir.

İnönü'nün böyle davranmasının nedeni bu tebriğin kurumsal bir tebrik, ordunun manevi şahsiyeti ile ilgili bir tebrik olmasıdır.

İsmet İnönü’nün başlattığı bu tavır AKP İktidarına kadar devam etti.

30 Ağustos 2011 tarihinde günümüzün Cumhurbaşkanı, o zamanın Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanlığına giderek tebrik için sıraya girmek istemediği haberleri gazetelerde yayınlandı, hatta televizyonlarda gösterildi.

Bunun üzerine 28 Ağustos 2011’de o zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 30 Ağustos’ta Genelkurmay Başkanı Org. Necdet  Özer’in son MGK’da yaptığı teklif üzerine başkomutan sıfatı ile kendisinin tebrikleri kabul edeceğini açıkladı ve Milli Mücadeleye en büyük katı sunmuş isimlerden biri olan İsmet İnönü’nün başlattığı Adnan Menderes’ten Celal Bayar’a, Süleyman Demirel’den, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Necmeddin Erbakan’a kısacası hiçbir Cumhurbaşkanı ve başbakanın bozmadığı bir devlet geleneği bozulmuş oldu.

AKP İktidarı döneminde sadece bu gelenek bozulmadı tabi ki

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan rütbeli subayların, üst düzey komutanların haklarında açılan davaları bazı basın yayın organları, yaptıkları haberlerle TSK’yı karalama,  yıpratma, itibarsızlaştırma harekâtına çevirdiler.

AKP’den güç alan bu basın yayın kuruluşlarının hedefi davaya konu olan kişiler değil kurum olarak TSK’ idi.

Elbette ki genç Cumhuriyetin belirli dönemlerinde TSK’yı yöneten komutanlar ülkemizde büyük yaraların, acıların yaşanmasına sebep olan darbeleri gerçekleştirdi.

Elbette ki bu darbeler ülkemiz demokrasisine çok zarar verdi.

Elbette ki bu darbeler yüzünden yüzlerce gencimiz öldürüldü.

Elbette ki bu darbeler yüzünden sağcısı ile solcusu ile binlerce insanımız fiziksel işkenceye maruz kaldı.

Ebetteler çoğaltılabilir, haklı olarak yaşananlara isyan edebiliriz.

Ama şunu unutmamamız lazım, devletimiz kurumlardan oluşur ve her kurumun görevini yasalarla TBMM belirler.

Kurumları yöneten insanların yaptığı hatalar, yanlışlar kurumların tüzel kişiliğini bağlamaz.

Yöneticilerin, komutanların görev, yetki ve sorumluluklarını aşan eylemleri varsa görevli kurumlar gerekli işlemleri yasalar çerçevesinde yapmalıdır.

Kişiler yüzünden devletimizin hiçbir kurumu hedef alınmamalı, halk olarak bizlerde alınmasına müsaade etmemeliyiz.

Dünyanın her köşesinde yaşanan savaşlar, yanı başımızda yaşanan yüreklerimizi burkan katliamlar, bir şekilde beraber yaşamak durumunda kaldığımız Iraklı, Suriyeli mültecilerin durumunu gördükçe başta ordumuz olmak üzere devletimizin her kurumunun önemini anlamalı ve sahip çıkmalıyız.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarihindeki başarılar ile 30Ağustos Zafer Bayramını fazlası ile hak etmiş bir kurumdur.

Bu duygu ve düşünceler ile hayatımın belli bir bölümünde mensubu da olduğum Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Türk Halkının 30 Ağustos Zafer Bayramını en içten duygularımla kutlarım.

Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2014, 10:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129