seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

Türk Eğitim- Sen İş bırakma eylemi yapıyor

Türk Eğitim-Sen Bolu Şubesi bir günlük iş bırakma eylemini bugün saat 11:00'de İzzet Baysal Anıtının önünde gerçekleştirecek.

 Türk Eğitim- Sen İş bırakma eylemi yapıyor

İş bırakma eylemiyle ilgili bilgi veren Türk Eğitim-Sen Bolu şubesi Başkanı Hüsnü Yaman; " Türk Eğitim-Sen’in yönetici kıyımı ile ilgili mücadelesi aylardır sürdürmektedir. Sözde paralel yapıyı tasfiye etmek için okul müdürlerinden, müdür yardımcılarına ve müdür başyardımcılarına, il milli eğitim müdürlerinden ilçe milli eğitim müdürlerine, il milli eğitim müdür yardımcılarından MEB’de üst düzey yöneticilere kadar MEB’de neredeyse yönetici bırakmadılar.Çalışkan, başarılı, ödüllü, okulunu zirveye taşıyan okul müdürlerine sözde değerlendirmelerde düşük puanlar verilerek, onları görevlerinden aldılar ve küstürdüler. Bu kıyım furyasından süreç içerisinde toplamda 76 bin yönetici doğrudan etkilenecek.  Bu kıyım, okullarda 4 yılını dolduran müdürlerle başladı, müdürlerin kendi ekiplerini oluşturması ile devam ediyor ve ilk defa ve yeniden müdür görevlendirmeleriyle son bulacak. Görev süresi uzatılacak müdürler belirlenirken, okul müdürlerine kendilerini hiç tanımayan görevinde vekâleten bulunan ilçe milli eğitim müdürleri ve sadece 2-3 aydır görevlerinde olan şube müdürleri tarafından düşük puanlar verildi. Mesai arkadaşları tarafından tam puan alan müdürlere, MEB yetkilileri tarafından düşük puanlar verilerek, onların görev süreleri uzatılmadı. MEB yetkilileri bu puanları sipariş listeler aracılığıyla verdi. Kısacası AKP ilçe teşkilatları ile el ele veren malum sendika; torpili, adam kayırmayı layıkıyla yerine getirdi. Üstelik puanlamalarda öyle trajikomik olaylar da yaşandı ki; ölen insanlara 100 puan verdiler, belediye başkan yardımcısına, kurum değiştirenlere, emekli olanlara 75 ve üzerinde puan verdiler, hatta geçici ilçe müdürleri bile kendilerine 100 tam puan verdi" dedi.

 

" YİNE ADAM KAYIRMA"

 

Okullarda ki son durumu değerlendiren ve ilk kez göreve başlıyacak müdürlerle ilgili süreci açıklayan Yaman şunları söyledi; "Bazıları hariç okullarda müdürler hala göreve başlamadı. Okullarda bir başıboşluk, düzensizlik, ne yapılacağını bilememe durumu söz konusu. Müdürlerin kendi ekiplerini oluşturacağı da düşünüldüğünde, müdür başyardımcıları ve müdür yardımcıları diken üstünde. Çoğu müdür kendi istediği kişiyle çalışacak ve müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığı kadrolarında da kayırmalar yaşanacak. İlk kez göreve atanacak müdürler ile ilgili de süreç başlıyor. Burada sözlü sınav belirleyici olacak. Yani yine adam kayırma, siyaset-sendika ilişkileri, kişiye özel muameleler ön planda olacak" diye söyledi.

 

" AİHM'YE TAŞIYACAĞIZ"

 

Yeni müdürlerle ilgili sürecin Anayasa mahkemesinde olduğunu, Anayasa mahkemesi iptal etmezse konuyu AİHM' ye taşıyacaklarını belirten Yaman; " Bilindiği gibi konu Anayasa Mahkemesi’ndedir. Anayasa Mahkemesi’nin bu talan, bu torpil, bu yandaşlığa bir an önce son verecek bir karar vermesi gereklidir. Şayet Anayasa Mahkemesi iptal etmezse, konuyu AİHM’ye kadar taşıyacağız" dedi.

 

" ÇALIŞANLARININ EKONOMİK VE SOSYAL HAKLARI TIRPANLANMAKTA"

 

Eğitimin sorunun sadece kadrolaşma olmadığını, eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarının tırpanladığını söyleyen Yaman; " Öte yandan eğitimin sorunu sadece kadrolaşma değildir.  Eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal hakları tırpanlanmaktadır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyümektedir. Bu yıl ilk kez malum sendikanın masada pazarlık yapmaması nedeniyle çalışanlar enflasyon farkı alamamıştır, memurların aile ve çocuk yardımları, ek ödemeleri artırılmamıştır. 2014 ve 2015 yılları çalışanlar için kaybedilmiş yıllar olarak tarihe geçecektir. Eşit işe eşit ücret uygulamasında mağdur edilen, ücretlerine hiçbir şekilde zam yapılmayan akademisyenlerin mağduriyetleri sürmektedir. Bu ülkede kalkınmanın itici gücü olan akademisyenlerimiz aylardır zam sözünün yerine getirilmesini beklemektedir HSYK seçimleri öncesinde hâkim ve savcılara 1155 TL zam yapılacağı bildirilmektedir. Öğretmenleri, eğitim çalışanlarını, akademisyenleri, üniversite çalışanlarını, diğer memurları, asgari ücretlileri, emeklileri görmeyenlerin, oy devşirmek uğruna hâkim ve savcıları görmesi nasıl bir adalettir? Öğretmenler ve eğitim çalışanlarının sosyal statüsü ve itibari giderek azalmaktadır. Özelleştirme mağduru 23 bin 4/C’li hala iş güvencesinden, özlük haklardan yoksun, düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. 4/C’liler hala kadro beklemektedir. Angarya bir iş olan nöbet uygulamasında 6 saat ek ders talebimize kulak tıkanmıştır. Üniversitelerde anti-demokratik uygulamalar üniversite çalışanlarını ve akademisyenleri bezdirmiştir. Üniversiteler katılımcılıktan uzak bir şekilde yönetilmektedir.  İşte tüm bu nedenlerden dolayı Türk Eğitim-Sen olarak tüm illerimizde 24 Eylül tarihinde bir günlük iş bırakma eylemi yapacağız. 24 Eylül’de ziller çalmayacak, okullar boşalacaktır. Sendikacılığın asgari standartlarına sahip bütün sendikaların destek vereceği bu eyleme tüm eğitim çalışanları sahip çıkacaktır" diye ifade etti. İş bırakma eyleminin demokratik hak olduğunu da belirten Yaman; " iş bırakma eylemi sendikal faaliyetler kapsamında demokratik bir haktır. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası düzenlemeler, yargı kararları doğrultusunda; sendikanın aldığı karar uyarınca iş bırakma eylemine katılan sendika üyesi çalışanlara ceza verilemez. Dolayısıyla meslektaşlarımız korkmadan, çekinmeden, tehditlere boyun eğmeden bu eyleme katılmalıdır" dedi.

 

" VELİLERİMİZE DE ŞU ÇAĞRIYI YAPMAK İSTİYORUZ"

 

Sadece eğitim çalışanlarının değil, çocuklarında geleceğinin tehdit altında olduğunu söyleyen Yaman; " Sadece eğitim çalışanlarının değil, çocuklarımızın da geleceği tehdit altındadır. TEOG yerleştirmelerinde yapılan hatalar, öğretmen ve derslik açığı, ücretli öğretmenlerin derslere girmesi, birleştirilmiş sınıf uygulaması, okullarda ikili eğitim yapılması, eğitimin niteliğinin, kalitesinin azalması, kendi yağıyla kavrulan devlet okullarına ödenek ayrılmamasına rağmen özel okullara teşvik verilmesi; okulların liyakatten, bilgiden, tecrübeden yoksun insanlara teslim edilmesi Türk milli eğitimi için en tehlikeli hususlardır. Şundan emin olunmalıdır ki, biz daha iyi bir eğitim hizmeti verebilmek için sesimizi yükseltiyoruz. Bu nedenle 24 Eylül tarihinde çocuklarınızı okula göndermeyerek, bu eylemimize siz de destek verin. 24 Eylül’de öğretmenlerimizin, okul yöneticilerinin, eğitim çalışanlarının hak arama mücadelesine katkıda bulunun" diye söyledi.

 

" EĞİTİM ÇALIŞANLARININ BİRLİKTELİĞİ ÖNEMLİDİR"

 

Son olarak eyleme herkesin destek vermesini istediklerini söyleyen Yaman; " Eyleme herkesin destek vermesini istiyoruz. Bu noktada eğitim çalışanlarının birlikteliği çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki; eğer bir ve beraber olursak, sesimizi yüksek perdeden duyurursak, kenetlenirsek, sağlam bir irade ortaya koyarsak, o zaman yanlışlıklara, haksızlıklara, adaletsizliklere dur demek mümkün olabilecektir" diye belirtti.  

Güncelleme Tarihi: 23 Eylül 2014, 17:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
değerli başkanım
değerli başkanım - 6 yıl Önce

hak arama mücadelesinde kararlı olmanızdan dolayı sizi kutlarım başarılarınızın devamını dilerim

kimin umurunda
kimin umurunda - 6 yıl Önce

adam kayırma siyaset sendikal ilişkiler kişiye özel muameleler torpil yandaşlık almış başını gidiyor bu eylemleriniz inşaalah ses getirir

Cabbar Candemir
Cabbar Candemir - 6 yıl Önce

adamlar ilk defa alanlara çıkma kararı aldı, ancak eğitim sen de destek vererek greve katılıyor.sadece bunu görmek siyasi körlük.yıllarca uyuyan adamlar ilk defa alanlara inince siz de şaşırdınız galiba.

SIRADAKİ HABER

banner129